ÜST REKLAM

logo

reklam

İNTİHAR NEDENİ; “PAYLAŞILMIŞ PSİKOZ” MU?

Terapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi Uzmanı Klinik Psikolog Nil Bireyşoğlu Özen, ülke genelinde gerçekleşen intihar vakalarını değerlendirirken, ‘Toplu intiharların tek sebebi maddi yetersizlik midir?’ sorusuna açıklık getirdi. Son birkaç hafta içerisinde medyada maddi yetersizlik kaynaklı toplu intihar haberleri ile sıklıkla karşılaşıldığını hatırlatan Özen, “Maddi problemlerin tek başına intihar nedeni olabileceğine dair verilen alt mesajların yanlış bir yönlendirme ve daha da kötüsü kişilere sunulan bir çözüm önerisi etkisi yaratacağıyla ilgili birçok bilimsel çalışma mevcuttur” uyarısında bulundu.

Terapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi Uzmanı Klinik Psikolog Nil Bireyşoğlu Özen, “ünlülerin intiharlarından sonra özellikle ergenlerin intihara özendiği ile ilgili birçok örnekte olduğu gibi.

Ruhsal olarak sağlıklı bir yapıya sahip kişi, intiharı bir çözüm olarak düşünmek yerine, yeni çözümler bulmakla ilgili içgüdüsel bir eğilim içerisine girer. Majör depresyon, psikotik bozukluklar, ağır kişilik bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu gibi ruhsal problemlere sahip kişilerin yaşadıkları bir sıkıntı ile tetiklenip intihar eylemine başvurmuş olma ihtimalleri çok daha yüksektir.

İstanbul’da birlikte yaşayan dört bekar kardeşin siyanürle intiharı bir klinisyen olarak ele alındığında, bu kişilerin uzun süredir dış dünyayla ilişkilerinin olmaması, geçmiş dönem travmalarının yoğun olması, kendilerine bakamıyor ve çalışamıyor olmaları, ve annelerinin kaybından sonra başkalarıyla ilişkilerinin bozulup kendi içlerinde çaresizlik, boşluk, anlamsızlık duyguları içinde sürüklenip buna bağlı olarak da gerçeklik algılarının zaman içerisinde bozulmuş olmasıyla intihar etmiş oldukları daha büyük bir ihtimaldir. Birlikte intihar kararı vermelerinin nedeninin ise “paylaşılmış psikoz” olma ihtimali en olası ihtimal olarak görülmektedir.

Paylaşılmış Psikotik Bozukluk: Ailede genetik yatkınlığın olduğu bir kişide başlayan sanrıların (tuhaf, gerçekdışı inanç ve duygular), telkine yatkın, özgüveni az, içine dönük diğer kişiyi etkilemesi ile başlayan ve diğer aile üyelerini de etkilemesi ile artıp çoğalması ile tanımlanan ruhsal bozukluk.

Mesela aile üyelerinden biri, artık çaresiz oldukları, bir çukura çekildikleri, ölmüş olan annelerinin onları yanında isteyeceği, birilerinin günahlarını taşıdıkları gibi bir sanrıya kapılmışsa, zaman içerisinde bu sanrıları,  başta sağlıklı olan diğer aile üyeleri de aynı şekilde düşünmeye ve hissetmeye başlayabilir ve bunun sonucunda da intihar kararı toplu bir şekilde verilebilir.

Aynı durum eşi ve çocuklarını ölüme götüren diğer vaka için de geçerlidir. Depresyon, maddi problemler veya kişilik bozukluğu gibi uzun süreli bir sıkıntının ardından ortaya çıkan sanrılar veya evde sürekli gündeme getirilen “intihar edersek biz de çocuklarımız da bu dünyada sıkıntıyla karşılaşmaz”” gibi bir inanç zaman içinde bu kişinin eşinin de aynı şekilde düşünüp hissetmesini sağlamış olabilir. Ve bu durumda da çocuklarını da dahil edecek şekilde intihar eyleminde bulunmuş olabilirler.

Toplu intihar eylemleri tarihte birçok kez tekrar etmiştir. Bunlar bazen dini,politik veya başka amaçlarla birleşmiş grupların dikkat çekmek amaçlı yaptığı eylemlerdir. Bazen de aynı depresif duygular içinde olan kişilerin birlikte karar alarak yaptıkları bir eylemdir. Birbirine çok yakın ve sadece kendi içinde paylaşımlarda bulunan kişilerin gözlenmesi gerekmektedir bu yüzden de. Kendini öldürmenin eylemi geri dönüşü olmayan bir karar olduğu unutulmamalıdır.” dedi.

Devam Edecek…!

Haber – Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

Share
1022 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?