ÜST REKLAM

logo

reklam

İNSAN OLAN YERLERİMİZ ÇOOK AĞRIYOR ÇOK


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ

hasan-yavas

Milyonlarca insan yeni yıl mesajlarında, birbirlerine dileklerinde, kendi düşüncelerini dillendirilen tanıdık, tanımadık, kadın erkek, genç, yaşlı,köylü, kentli herkes sosyal paylaşımlarda;  Bitsin bu ölümler, zalimler, katiller, sömürenler, çocuk ve kadın istismarcılar gitsin dediler. Her arzularını, her isteklerini ve dileklerini 2017 yılında gördüler. Umut ettiler, yüz binler milyonlar… Çünkü 2016 yılında toplumda çoğunluk,

‘Bir adam leşini taşıyorsa ağa’dır diyecek kadar kendini güvende hissetmiyordu.

‘Ortadoğu Osmanlı Coğrafyasıdır, Osmanlı yıkılalı 100 yıl oldu. Bu coğrafyanın en modern en çağdaş kazanımı tüm eksiklerine rağmen Türkiye Cumhuriyeti’dir. Küresel Finans- Kapital coğrafyaya ilk önce Türkiye kapısından 100 yıl önce girmiştir. Türkiye’nin Kapitalistleşme ve modernleşme zaman farklılığı en yakın ülke ile elli yıllıktır.

Türkiye Cumhuriyeti bölgenin demokrasi ve modernleşme örneğidir. Doğu gericiliğinin kaynağı tefeci bezirgân sermaye dini en gerici haliyle kendini maske yapar. Dünkü saltanat ve hilafet yanlıları bugün Cumhuriyetin düşmanı Küresel Sermayenin yedek gücüdür. Doğu gericiliği ile Batı Gericiliğinin kapışma alanından çıkan çıkış Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratikleşmesidir. Laik demokratik cumhuriyeti savunmaktır.

İstanbul da kanlı bir ocak günü yaşananlar 39 insanın alçakça öldürülmeleri sonrası,

Sosyal paylaşım sitelerinde ve atılan twitlere ne buyrulur?

Ey AKP ve saray, laiklerin peşine düşeceğine katillerin peşine düşsen nasıl olur ha nasıl olur?

‘’Kim bu Alperenler?

Efe kıyafeti giymişler temsili Noel Baba’ya dayak atıyorlar.

Efe kim siz kim?

Efeler Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda işgalcilere direnç gösterdi, dinciler ise İngiliz direnişi kırmak için bildiri dağıtıyorlardı.

Ama bunlardan daha da önemlisi,

Diyanet’in 30 Aralık günü Cuma hutbesinde okunmak için yazdığı yazıyı bulup okuyun, o zaman terör iklimi yaratmak nasılmış görürsünüz.

Dinci, gerici, şeriatçı kesimlerin salya sümük insanlık dışı açıklamaları bilelim ki teröre kimsenin düşünemeyeceği kadar fazla bir iklim ortamı yaratıyor.

Bu yüzden ne Akit gazetesinde yazılıp çizilenler, ne Diyanet’in Cuma hutbesi, ne Alperenlerin temsili Noel Baba dövmeleri, ne yılbaşı kutlamaları ile ilgili atılan twitler ne de yılbaşı gecesi Reina’ya yapılan silah saldırıdan sonra kin ve nefret kusan mesajlar es geçilemez.’’

Hatırlarsanız Recep Tayyip Erdoğan, Fransa da C.Hebdo baskını sonrası ‘’EY FRANSA ISTIHBARATIN UYUYOR MU’’ diye atan HAFIZIN Yeni Türkiye’sinde 1 yılda 33 bomba, 750 şehit, 500 sivil kayıp BRAVO!

Bu mu sizin yönettiğiniz ülke?

Terörün hedefi Türkiye’nin demokratikleşmesini engellemek, laik Cumhuriyeti ve kazanımları yıkmak, Mustafa Kemal’ın, ülkemize kazanımlarını kazıyıp memleketi gerici batakçı tek adam zihniyetine teslim etmek.

O zaman ne yapacağız?

Vazgeçilmezlerimize sahip çıkacağız.

Cumhuriyet, demokrasi, laiklik ve özgürlüklerden vazgeçmeyiz.

Sömürü ve zulmünüze karşı duracağız.

 

 

 

 

 

Share
637 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...
  • YAŞAMIN TEMELİ TOHUM VE TARIM

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türkiye’de bir çok konuda olduğu gibi açlık konusunda da net, güvenilir veriler yok. Ancak yaşanan ekonomik sorunlar, halkın alım gücünün zayıflaması ile tahminen nüfusun yüzde 20’si yoksul kabul ediliyor. Yoksul nüfus oranı kırsal bölgelerde daha yoğun. Yaşamın temeli gıda,gıdanın temeli ise tohum ve tarımdır. Tarımdaki sorunları çözmeden gıda sorununu çözmek mümkün değil. Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli, biyoçeşitliliği ile, dünyada en son açlık ve yoksulluk sorunu yaşayacak ülke konumundadır. Yanlış tarım politikaları ile,...
  • “AİLE İÇİNDE YEMEK SEÇEN, ÇOCUK İÇİN OLUMSUZ MODELDİR”

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Sağlık, Üst Haberler, Yerel

    Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, çocuklarda yemek yeme sorununa değindi. ‘Beslenme bir canlının gelişimi için gerekli olan doğal ihtiyaçlardan bir tanesidir’ diyen ÖNCÜL, yemek yemeyle ilgili problemlerin genellikle ilk çocukluk döneminde başladığı hatırlatmasında bulundu. “Beslenme ortamı” sağlıksız olduğu zaman çocuğun bu durumdan olumsuz bir şekilde etkileceğine işaret eden Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, konuşmasının devamında, “bu doğal ihtiyaç...