HÜZMELİ, HAMOK SÖZCÜSÜ OLDU - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

HÜZMELİ, HAMOK SÖZCÜSÜ OLDU

Bu haber 23 Ekim 2020 - 12:35 'de eklendi ve 216 kez görüntülendi.

Elektrik Mühendisleri Odası Hatay Şube Başkanı Cem Hüzmeli, Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) Dönem Sözcüsü oldu.
HAMOK Dönem Sözcüsü Hüzmeli Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu adına yaptığı açıklamada; “1993 Yılında 4 odamızın bir araya gelerek kurduğu, Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon kurulu (HAMOK), bu yıl oda sayısını 15’e çıkartarak 27.yılını tamamlamanın onurunu yaşamaktadır.
HAMOK, başta ülkenin ve özelde ilimizin sorunlarını çözüm öneriyle birlikte gündeme taşımayı, halkın ve kamunun çıkarlarını savunmayı kendine ilke edinmiştir.
Kurulun amacı, meslek örgütleri arasında düzenli bir iletişim ortamı oluşturmak, ortak sorunlar ve amaçlar çerçevesinde koordinasyon sağlamak, bu yolla bilimsel ve mesleki platformların gelişmesine, demokratik ve organize bir toplum yapısını oluşturma sürecine katkıda bulunmaktır.
Bilindiği üzere, dönem sözcülüğümüzü iki yıldır Hatay Diş Hekimleri Odası Başkanımız sayın Nebil Seyfettin başarıyla sürdürmüştür. Kendisine ve bugüne kadar bu önemli görevi büyük bir özveriyle yapan tüm arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz. Protokolümüz gereği ve bileşenlerimizin kararıyla bugünden itibaren Yeni Dönem Sözcülüğü, Elektrik Mühendisleri Odası adına şahsıma verilmiştir. Üstlenmiş olduğum sorumluluğun ağırlığını çok iyi biliyor, bu görevi arkadaşlarımla birlikte dayanışma içinde sürdüreceğimi ifade etmek istiyorum.
Konuşmama bilindiği üzere önce 5 Eylül’de Samandağ ve Antakya’da çıkan yangının Hatay ve ülkemiz üzerindeki yıkımı sürerken, bu sefer 9 Ekim’de, Belen ilçemizde orman ve yerleşim alanlarında meydana gelen yangınının bizlerde derin bir üzüntü yarattığını belirterek başlamak isterim. Yangınların çıkış sebebinin araştırılması, varsa sorumluların tespit edilerek en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep ediyoruz. Yanan yerlerin betona dönüştürülmesi, rant amaçlı imara ve maden faaliyetlerine açılmasına asla izin verilmemelidir. En kısa zamanda ve en hızlı şekilde tekrar ağaçlandırılması için gerekli çalışmaların başlatılması gerektiğine inanıyoruz.


Bizleri üzen diğer bir konu Ermenistan yönetiminin Azerbaycan’da sivillere yönelik gerçekleştirmiş olduğu saldırılardır. Bu saldırılar insanlık ve savaş suçudur. Bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Kardeş Azerbaycan halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, haklı davalarında yanlarında olduğumuzu beyan ediyoruz. Meslek odaları gücünü Anayasa’dan ve üyelerinden alan kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Kendi uzmanlık alanlarında insanımızın ve ülkemizin geleceği açısından söz söyleme hakları Anayasal bir haktır. Ülkemizin birçok sorunu çözüm beklerken iktidarın meslek birliklerimizin yapısına ve işleyişine yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirmesini üzücü ve kaygı verici buluyoruz. Barolarla başlayan ve 26 akademik meslek birliğine karşı bu anlayışın uygulanmasını kamuoyunun dikkatine ve takdirine sunuyoruz. Bilinmelidir ki Anayasal bir kuruluş olan kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütleri, demokratik, saydam ve hukuki yapılarıyla verilmeyecek hiçbir hesapları yoktur.
Emek ve meslek örgütlerine yönelik düzenlemeler açık bir şekilde kamu yararını, kamusal üretim, hizmet ve denetim gerekliliklerini, bu yöndeki Anayasal örgütlenmeleri ve toplumsal muhalefeti etkisizleştirme, tasfiye etme ve cezalandırmaya yöneliktir. Ancak bilinmelidir ki ülkemize, Anayasal demokratik kazanımlarımıza, emeğimize, mesleklerimize, meslek alanlarımıza ve meslek örgütlerimize sahip çıkmaya devam edecek, baskılar karşısında boyun eğmeyecek, hukukun üstünlüğü ve ülkemizin mutlu yarınları için mücadeleye devam edeceğiz.


Pandemi sürecinden bu yana kaybettiğimiz yurttaşlarımızı, meslektaşlarımızı ve özellikle bu sürecin kahramanları olan sağlık çalışanlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.
Başladığı ilk günden itibaren Covid-19 salgınının ilk karşılayıcıları, doğaldır ki tüm dünyada olduğu gibi sağlık çalışanlarıdır. Bu nedenledir ki birçok ülkede sağlık çalışanlarının toplumun diğer kesimlerine göre 4-5 kat daha fazla Covid-19 ile hastalanma riski taşıdıkları saptanmıştır. Bunun için “Covid-19, sağlık çalışanları için milenyumun ilk meslek hastalığıdır.” tanımlamaları yapılmıştır. Dünyadaki birçok ülke, Covid-19’u meslek hastalığı olarak kabul ederken maalesef ülkemizde halen resmi olarak Covid-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmemiştir. Covid-19 Hastalığı Sağlık Çalışanları İçin ACİLEN, Meslek Hastalığı Olarak Kabul Edilmelidir!
Sağlıkta şiddeti önleme yasasının kabul edilmesi sevindirici olmakla birlikte, veteriner hekimler, halk sağlığı mücadelesinde doktor, diş hekimi ve eczacılar gibi aktif rol üstlendiklerinden bu yasaya kesinlikle dahil edilmesini istiyoruz. Yasadaki ceza artırımının, şiddeti tek başına engellemeyeceği, sorunun yapısal olduğu da bilinmelidir.
Bizleri rahatsız eden diğer bir konu ise; ilimizde ikamet eden ve sayıları 500.000’nin üstünde olan Suriyeli göçmenlerin sorunları, her yönüyle artarak devam ediyor. Kendilerini hekim, diş hekimi ve veteriner hekim olduklarını iddia eden birçok kişi kırsal kesimde ve merdiven altında denetimsiz çalışarak halkın sağlığını tehdit etmeye devam etmektedir. Bu önemli konu hakkında tüm yetkililerin gereğini yapmasını acilen beklemekteyiz. HAMOK bugüne kadar çok önemli görevler üstlenmiş, bizleri ve toplumu ilgilendiren birçok konuda çalışmalar, görüşmeler ve basın açıklamaları yapmıştır. Bu çalışmalardan biri de, Defne ilçemizde yer alan ve yıllardır birçok mahalleye koku yayan, sağlık, çevre ve şehircilik anlamında çok kötü bir örnek sergileyen ve halkın büyük tepkisini çeken artıma tesisi ile hayvan barınağıdır. Bununla ilgili yürüttüğümüz son çalışmaları sizlere aktarmak isterim.
HAMOK, arıtma tesisinin yaydığı koku ve sağlık açısından yarattığı tehlikenin farkında olup, şehrin ortasında böyle bir tesisin olmaması ve yerinden kaldırılması konularında Büyükşehir Belediye Başkanımız ile defalarca görüşmeler yapılmıştır.
Gelinen son durumda ise Biz HAMOK ve orada yaşayan halk olarak, arıtma tesisinin ve hayvan barınağının oradan kaldırılması ve yerlerinin yeşil alan yapılması konusunda ısrarımız sürerken Büyükşehir Belediyesi hayvan barınağının kaldırılması yönünde karar almış ancak arıtma tesisi ile ilgili ise Büyükşehir Belediyesinin Narlıca ve Hassa’ya kurulan ve koku yarmayan son teknoloji arıtma tesisinin, şu anda mevcut arıtmanın yerinde kurulması yönünde görüş içerisinde olduğunu görüyoruz.
Kangren haline gelen Turunçlu Arıtma Tesisinin bir an evvel çözülmesi gerektiği düşüncesi ile tekrar 31 Ağustos 2020 tarihinde Narlıca Arıtma Tesisinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Lütfü SAVAŞ ile HATSU Genel Müdürü ve daire başkanlarının katılımıyla teknik anlamda bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Bu toplantı sonucunda,Turunçlu Arıtma Tesisinin çözümü noktasında önemli bir adım atmış bulunmaktayız. Toplantı sırasında önerimiz doğrultusunda, bağımsız ve tarafsız bir kuruluş olan Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’den konusunda uzman bir ekibin buraya davet edilmesi ve Turunçlu Arıtma Tesisi ile ilgili teknik, sağlık, çevre ve şehircilik anlamında bir rapor düzenlenmesini talep ettik. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Lütfü SAVAŞ, çıkacak bu rapor doğrultusunda hareket edeceğini açık olarak beyan etmiştir. Bu toplantıdan yaklaşık bir hafta sonra 08 Eylül 2020 tarihinde HATSU Genel Müdürü Sayın M. İkbal POLAT ve ilgili daire başkanlarıyla yeniden teknik bir toplantı yapılarak konu hakkındaki detaylar irdelenmiş ve izlenecek süreç karara bağlanmıştır.
Dolayısıyla, TMMOB uzmanlarının hazırlayacağı raporu, Turunçlu Arıtma Tesisinin çözümü konusunda çok önemli bir adım olarak görüyor ve bu rapor doğrultusunda hareket edilerek en kısa zamanda sorunun çözüleceğini bekliyoruz.
Hatırlanacağı üzere 10 Ağustos 2017 tarihinde Antakya kent merkezinde bulunan Atatürk Stadyumu ile Kapalı Spor Salonu, ardından 26 Şubat 2018 tarihinde ise Antakya Oteli ve Vakıflar İş Hanı ile ilgili olarak, yıkımlarından sonra kent dokusuyla bütünleşen yeşil alanlar ve kent meydanları haline getirilmeleri konusunda görüş ve önerilerimizi sizlerin aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmıştık.
Sayın Valimizin girişimleri ile kamulaştırılan eski Meclis binası ve Adalı Konağı’nın yeni işlevleri ile ilgili süren hızlı çalışmalar için,sayın Valimize teşekkür ediyoruz. Adalı Konağı ile beraber kullanımı söz konusu olan Eski Antakya Oteli yerinin, Valiliğimiz tarafından kamuoyu ile paylaşılan projenin kente olumlu katkısı olacağını düşünüyoruz. Ancak eski otel alanı ile ilgili bu proje dışında eski imarını oluşturmak üzere yapılan plan değişikliğini doğru bulmadığımızı ifade etmek isteriz. Bu plan değişikliğine göre yıkılmadan önceki gibi 7 katlı imarla bina yapılması durumunda, kentin siluetini olumsuz etkileyeceği açıktır.
Vakıf İşhanı binasının mevcut durumu ise, hepimiz açısından risk oluşturmaktadır. Bu binanın bir sorun yaşanmadan önce yıkılması gerekmektedir. Vakıf İşhanı alanının kent merkezine açık ve yeşil alan olarak kullanılması ile ilgili Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Vakıflar Müdürlüğü’nün daha fazla çaba sarf etmesini talep ediyoruz.
Antakya Kapalı Spor Salonunun aynı amaçla kullanımının devamı, kente çok önemli katkılar sağlayacaktır. TOKİ’den alınıp Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesi için çalışmaların yapılmasını bekliyoruz.
Eski Antakya Otogarı, çevresinde oluşacak alanla birlikte tasarlanmalıdır. Bu alanla ilgili yapılacak projenin öncelikle meslek odalarından görüş ve önerilerinin alınması ve kamuoyuyla önceden paylaşılarak hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Ülkemizin ve İlimizin geçtiği bu zor dönemde, Cumhuriyeti, demokrasiyi ve tüm değerlerimizi yaşatmak, ancak bir arada durmak ve birbirimize sarılmakla mümkündür. Şimdi ayrışma değil, kardeşlik ve dayanışma ruhuyla bir arada olma zamanıdır. Bizler bir yandan üyelerimizin hak ve çıkarlarını savunup bu yolda mücadele verirken, diğer yandan, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemiz ve kentimiz için kamu yararını savunacağımızı, mesleki bilgi, beceri ve deneyimlerimizi toplumun hizmetinde kullanacağımızı, bilim ve teknoloji temelinde çağdaş, laik, demokratik hukuk devletini savunacağımızı ifade etmek isteriz.
HAMOK olarak yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen güzel yarınlara olan inancımızı belirtmek isteriz. Kararlı mücadelemiz, umudumuzu asla yitirmeden devam edecektir.
Bizler bu çalışmaları yürütürken bizim sesimizi kamuoyuna duyuran, bizleri toplumla buluşturan siz basın emekçilerine de verdiğiniz katkı ve destekten dolayı HAMOK Bileşeni Odalar adına teşekkür ediyorum.” Dedi.
Haber – Foto: Hasan Dadük