ÜST REKLAM

logo

reklam
27 Mart 2017

Hüsamettin Kazan TARİHTEN BİR  SES; AKLINI SAKİNLEŞTİR…


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

 

‘’YAVAŞLA…! Aklını sakinleştir; kalbini dinlendir. Zamanın sonsuzluğunu gör,  ‘’telaşlı hızını’’ dengele. Günün karmaşasının dışında, sonsuza kadar yaşayan tepelerin ‘’sükûnetini’’ gör.
Sinirlerindeki ve kaslarındaki ‘’gerginliği’’, belleğinde yaşayan akarsuların melodisiyle ‘’gevşet’’. Uykunun iyileştirici gücü ile güç topla. Anı yaşayabilme sanatını geliştir; bir çiçeğe bakmak için yavaşla,  bir kitaptan birkaç satır oku,  derin düşüncelere ve hülyalara dal.
Her gün; ‘’kaplumbağa ve tavşanın masalını’’ hatırla. Hatırla ki,  ‘’kararlı adımlar’’ atasın. ‘’Kararlı olmak’’; ’’ hızlı olmaktan’’ daha iyidir. Meşe ağacının güçlü ve büyük olmasının nedeninin; köklerini toprağın derinlerine salmasında; yavaş ve iyi büyümesine bağlı olduğunu bil.
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi, ‘’yaşam toprağının kalıcı değerlerine’’ doğru göndermeme yardım et.
Yardim et ki, ‘’kaderimin yıldızlarına doğru’’  daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.

…………’’
Yukarıda yazılanlar Anadolu’da kurulan ilk medeniyet olan Hititlere ait. Günümüzden yaklaşık 4000 yıl önce tarih sahnesine çıkan Hititler yüksek bir uygarlığa sahipti.

Yazıda, ‘’insanın doğasına’’ uygun olan özelliklere göre yaşamak nasihat edilmekte ve bunun için dua edilmekte.

Tarihin her safhasında insan doğasının tahrip edildiğini görüyoruz. Günümüzde de hayat ritmi, insan doğasına uygun değil.

DOĞAL DENGEMİZ nasıl bozulmasın?  Ülkemizde ve dünyamızda kısa zaman içinde olanlar;  insanları telaşa, kaygıya ve korkuya sürüklüyor.  Aslında dünyada olan hiçbir olay kısa sürede olmaz. Mutlaka aşama aşama gerçekleşir. Gözden kaçan bu durumdan dolayı olayların kısa sürede gerçekleştiği hissi oluşur. Ve telaşla bir şeyler yapmak istenir ki; telaşla yapılan işlerin çoğu da beyhude bir çabanın ötesine gitmez.

Bu nedenle dünyamız ‘’dün ekilenlerin’’ ; ‘’ bugün meyvesini’’ alıyor. Zamanımız mahsulünden memnun değilsek: (ki değiliz) üzülmek, acele etmek, karamsar olmak ne işe yarar… Hiçbir işe yaramaz. Ne yapmalıyız?  Tarihten dersler alıp, bu gün ekelim ki; geleceğe umutla bakalım.

‘’Bugün’’; hem dünün ‘’mahsulünü alma’’;  hem de gelecek için ‘’ekim’’ zamanıdır.

Ne ekelim? Kardeşlik ekelim. Mezhepçiliği, ırkçılığı, etnik ayrımları…, geçmişte ekenler; istediklerini almadılar. Alamayacaklar.  Çünkü bu toprakların doğal bitki örtüsü; kardeşliktir.

Ne ekelim? Saygı ekelim, sevgi ekelim, dayanışma ekelim. Kadını; erkeğiyle mücadele ettiren, genci ile yaşlısı arasında mesafeler olmasını isteyenler de amacına ulaşamayacaklar. Çünkü bu topraklarda kendiliğinden, doğal olarak;  sevgi, saygı, dayanışma yetişti. Yetişiyor. Yetişecek.

Aslında coğrafyamızda bu değerlerin ekilmesine de gerek yok. Zaten kendiliğinden var olmaya devam edecekler… Bağırıp çağırarak; baskıyla, karamsarlık ekenler;  zorlukları daha fazla zorlaştırmak dışında bir şey yapmıyorlar.  Davranışlarının sonuçlarını bilerek bunları yapıyorlarsa da, karanlığa hizmet ediyorlar demektir.

Bölgemizin  doğasında olan kardeşliği bozmak için milyarlarca dolar akıtan kurum ve kuruluşlar var mı?  VAR .  Planlı, sistematik olarak; amaçlarına uygun olan her durumu finanse ettikleri de bilinmekte.

Neden? Yukarda yazdığım coğrafyamızın doğal duyusal ürünleri olan kardeşliği, sevgiyi, saygıyı, dayanışmayı yok etmek için. Edebilirler mi?  Edemezler. Coğrafya bilimine göre; ‘’doğal bitkisi örtüsü’’, iklime göre kendiliğinden yetişen bitkiler, demektir. Bu bitkilerin ekime bakıma ihtiyacı olmaz. Ne kadar yok edilirse edilsin;  ilk fırsatta tekrar yeşermeye başlarlar.

Bu hafta; ‘’ABD ile Avrupa biriliği arasında bir çekişme (MERKEL -TRUMP görüşmesi) ‘’  ‘’ABD içinde çekişme; ( CIA-FBI – PENTAGON çekişmesi)’’ ‘’Rusya ile Batı arasında( NATO) çekişme (Ukrayna-Kırım sorunu) ‘’ ‘’Türkiye- AB  İlişkileri’’   ‘’Batının  iç sorunları ’’  ‘’son gelişmeler (Hollanda- Almanya)’’  ‘’Türkiye’nin  Doğu Bloğuna  yakınlaşması durumu’’   ‘’Türkiye’nin  Suriye politikasındaki son değişikliler’’, ‘’Referandum’’….    gibi yazılabilecek bir çok konu başlığı var iken;  TARİHTEN GELEN SESE KULAK VERİYORUM;

YAVAŞLA … YAVAŞLA…!  Aklını sakinleştir; kalbini dinlendir. Zamanın sonsuzluğunu gör,  ‘’telaşlı hızını’’ dengele….

 

 

 

Share
606 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...