ÜST REKLAM

logo

reklam

Hüsamettin Kazan SAMANDAĞ SEVDALILARI !!!


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

 

 

Ne çok seveni varmış Samandağ’ın…  Şaşırdım.

“Samandağ Seveni” deyince akla Samandağ’ın insanı-coğrafyası – tarihi- yaşantısı gibi özelliklerini içselleştirmek korumak geliştirmek geliyor. Bu kadar sevenin varmış da neden  “yetim- öksüz”  gibisin?   Eko politik karendeki kırık notları düzelttin mi? Sosyo-politik yaşantında hala keyifsiz misin?  Bak ne kadar çok sevenin varmış…

“Samandağ’ı seviyorum.” “Samandağ sevdalısı” “Samandağ sevgisi”  gibi söylemleri çok duymaya başladım. Ama sadece duyuyorum.  Çağımıza özü yeni bir “sevme tarzı”  oluştu.

Ben buna “dilde sevme” diyorum.  Bol bol sevgi- saygı sözcüklerinin kullanıldığı bir sevme şekli.  Konuşma temelli. Lafta yani.

Biri çıkıyor, çok güzel konuşuyor. Gözlerinizi kapatarak dinleseniz;  kim olduğunu bilmeseniz; sözlerinin etkisinde kalırsınız.  Konuşan kişinin tarihine- icraatlarına baktığınızda ise sadece  ‘’güzel konuştuğunu’’ görüyorsunuz.

‘’Helal olsun çok güzel konuşuyor. Nasıl konuştu ama… Harika bir konuşmaydı.’’

Bu insanlar işte bu nedenle sürekli onları tanımayan yeni insanlara ihtiyaç duyarlar. Eskiler gider yeniler gelir.

Bu insanlar ve bu  durumlar var mı? Var.  İnsanımızın önemli bir kısmı bunun farkında mı? Farkında.  Her ‘’Samandağ’ı seviyorum.’’  diyene inanır mı? İnanmaz. Sözlerinin, konuşmalarının güzelliğine aldanır mı?  Aldanmaz.

Neden?  Önce söze, sonra söylenenin tutarlılığına bakar. Söyleyenin geçmişini- tarihini merak eder. Anlıyoruz. Ve bakıyoruz. Kişinin geçmişine- icraatlarına- tarihine bakıyoruz.. Böyle olunca çelişkileri veya tutarsızlıkları görüyoruz. Böylece tarihin bir daha kötü olaylar ile tekerrür etmemesini sağlıyoruz.

Suphi (Sürmeli) Bey’i geçen haftalarda yazdım.  ‘’Samandağ’ı seviyorum.’’ türünde söylevlerini ben pek duymadım. Yoksa ‘’Samandağ’ı sevmiyor muydu?’’

Suphi Bey’in geçmişine-icraatlarına bakınca ilçesini  yürekten sevdiğini anlıyoruz.

Sevgi  türlü türlü: bir türü sadece  dilde, bir türü sadece gönülde bir  türü hem gönülde hem dilde… Peki hangi türde olduğunu nasıl anlarsınız? Çok basit; bir söze bakarsınız bir söyleyene bir de söyleyenin amellerine…

İlçemizi dili ile sevenlerin; sevgilerinin gönüllerine sirayet etmesini diliyorum. Yüreği ile sevenlerin ise yüreklerini korumalarını…

 

 

 

Share
678 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...
  • KENT MERKEZİNE İLİŞKİN BİLİRKİŞİ RAPORU

    11 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    AsafHişmi Dava Konusu Parseller için, Adana 2. İdare Mahkemesi: ‘’ Uyuşmazlığın çözümü teknik yönden yerinde keşif ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden mahkememizin 1997 / 201 sayılı dosyasına kaydan açılan ilgili dava dosyasında 3.7.1997 gününde yerinde yapılan keşif esnasında kayıtlı dava dosyasında ( Prof. Dr. Çınar Atay Bilirkişi, Doç. Dr. Sezal Göksu Bilirkişi, Mustafa Ekşi Bilirkişi olmak üzere uzmanlardan oluşan bilirkişi kurulu; 2.10.1997 tarihinde tanzim ettiği ) mevcut raporunda özetle; ‘’Dava dosyasını oluşturan bilgi, ...