logo

reklam

HİŞMİ; DÜRÜST OLUN, YOKSA HESAP VERMEK ZORUNDA KALACAKSINIZ”

İlçemizin Makine Mühendislerinden Asaf Hişmi, Belediye yetkililerine seslenerek ‘Doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmamaları gerektiğini aksi takdirde er ya da geç hesap vermek zorunda kalacaklarının altını çizerek bir açıklamada bulundu.

Hişmi açıklamasında; “Kimi insanlar önce düşünür sonra uygular. Kimileri önce uygular sonra düşünür. Birincisi düşünür, ölçer biçer, yapılabilirlik durumunu inceler. Amaç edinilen hedefe hizmet ederse ve toplum yararına sonuç verirse uygulamaya koyar. İkincisi uygular sonra düşünür. Hem kendisi, hem toplum zarar görür. Tıpkı siyasiler gibi. / seçilmiş belediye yetkilileri gibi. Bu tür kişilere akılı kişi demek olanak dâhilinde değildir. Ya da gerçek dışı beyanda bulunuyor demek gerekir. Bunun Türkçesi yalan söylüyor denir. Bu tanım daha kötüdür. Yalancı sayılmak, suçüstü yakalanan insanların çaresizliğini ifade eder.

Fen İşleri Müdürlüğünün bilgisayarında dava konusu parsellerin şehir imar planında park olarak tanımlandığı, güncellenmiş paftalarda yerini aldığı belediye başkanı ve onun fen işlerinden sorumlu başkan yardımcısı tarafından biliniyor. Buna karşın, teftişe gelen Bey Efendiye mahkeme kararıyla iptali yapılmış paftaları veriliyorsa, bunun adını sayın belediye başkanı ve teknik işlerden sorumlu başkan yardımcısı koysun. Başka bir anlatımla haklılığını kanıtlasın.

İmar yasasına ve İmar yönetmeliklerine aykırı hareket etmek, yasaları uygulayan kurum yöneticilerinden kim bekler? Zor bir soru. Zor sorunun, zor yanıtı olur. Bana sorarsanız; midesinden bağlananlar, menfaat şebekeleri, yandaşlar, kısa yoldan zenginleşenler ve sermayeleri tartışmalı olanlardır. Biz bu insanlara; aklını dilinin arkasında tutarak iş yapmaya çalışanlar deriz. Yani önce konuşurlar sonra akıllarını kullanırlar. Onun için sık sık hata yaparlar. Ar /namus sermayelerinden sonra gelir. Tıpkı akıllarını fiillerinden sonra kullanmaları gibi… Bunlar, gelecek kuşakların emanetlerine ihanet edenlerdir. Çevremiz bunların örnekleriyle doludur.

Sabahattin Ali: ‘’Namuslu olmak zor…’’  Diyordu. Bende buna katılıyorum. Bedel ödemeyi gerektirir. Sabahattin Ali’de bedel ödedi. Ama doğru söylemekten hiçbir zaman geri kalmadı.  O bir öğretmendi. Görevi dürüst, namuslu ve çağdaş öğrenci yetiştirmekti. Belediyeye girmedi. Yalan söylemedi. Önce düşünür sonra konuşurdu. Başka bir anlatımla aklını toplum yararına kullanırdı. Onun için unutulmadı. Vefatından sonra yaşadı. Belediyeyi dolandıranlar, yaşayan ölüler gibi toplum yararına bir şey yapmadan göçüp giderler. Yapabilecekleri en iyi iş, belediyede sahte evrak tanzim işlerini organize etmektir. Böylece gelecek kuşakların emanetine ihanet ederler. En iyi başaracakları şey budur.

Ağustos 2018 tarihide Fen İşleri Müdürlüğünün Bilgisayarından dava konusu parsellere ilişkin bir çıktı elime geçti. Elimdeki belgeye bakıyorum birde belediyenin seçilmiş yetkililerine bakıyorum ve kendi kendime:’’ Bunlar, hiç aynaya bakmazlar mı? Ya da evlerinde, iş yerlerinde ayna yok mu? Birer ayna hediye etsem mi?’’ diye düşünüyorum.

Hayırsever vatandaşlarımızdan bir ricam olacak;’’ olanakları nispetinde belediyenin seçilmiş yetkililerine birer ayna bağış yapsınlar.’’ Değerli dostlarımız aynada yansımalarını görsünler. Görsünler ki; ne kadar değiştiklerini anlasınlar!  Acaba olmaz m?  Olmaz. Çünkü dostlarımız ‘’ organize işler’’ nedeniyle aynaya bakmak gibi lüksler olmaz. Görecekleri manzaradan ürkerler. Beklemedikleri kara kendilerini değişmiş görecekler de ondan.

Belediyenin yetkili ve etkili dostlarıma tavsiyem: ‘’ Doğruluktan, dürüstlükte ayrılmasınlar. Er ya da geç hesap vermek zorunda kalırlar. Memleket dürüst, namuslu, çağdaş ve donanımlı insanların omuzları üstünde yükselir.’’ ifadelerine yer verdi.

Haber- Foto: Hasan Dadük

 

 

Share
153 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?