ÜST REKLAM

logo

reklam
14 Ağustos 2016

HERKES YEDİĞİ İÇTİĞİ MASANIN HESABİNİ ÖDEYECEK


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

HERKES YEDİĞİ İÇTİĞİ MASANIN HESABİNİ ÖDEYECEK

hasan yava_Borçlanmak sadece bankalardan para almak, arkadaşından eşinden dostundan para alıp vermek değildir. Ya da bakkaldan veresiye almak, faizciden borç almak hele hiç değildir.

Değil mi ki, ‘yaşam, bir yanıyla da borçlanmaktır. Yaşamın, size ait olanı ile hayatınız da sunulan bin bir çeşit maddi değer var, hava su toprak gibi. Ve bunların katkısıyla hayatımızı devam ettirdiğimiz diğer maddi kaynaklar, yiyecek, içecek, ısınacak gibi bizim tükettiklerimiz.

Peki, ya hesap ödeyen var mı? Bu evrenin bize bahşedip sunduklarına.

Kim diyebilir ki, ‘BEN YEMEDİM.’ ‘ O YEDİ’ deyip masadan hesap ödemeden kaçmak.

Buradan bir ironi yapıp ülke gündemine dönelim ne dersiniz?

İçimden haykırmak geliyor!

En çok da, her an aramızdan birinin öldürüldüğü gerçeğini biliyor olmasına rağmen hiçbir şey yok diye duymamazlık edenlere…

Nerdesiniz, nerde?

Bir zamanlar ,’’acının bir başka vatanı Uruguay’da Eduardo Galeano’nun yaptığı bir tanıma bakın! Diyor ki Eduardo,’’Hayırseverlik dikeydir; yukarıdan aşağıya iner. Dayanışma yataydır, ötekine saygı duyar.’’

‘’ yukarıdan aşağıya lütfedilen iyiliğe hayır diyor Galeano. Nasıl kazanıldığı malum bol paralarla icra edilen iyilik lütfünü, başka bir deyişle hayırseverliği reddediyor. Reddediyor çünkü sömürüyle ulaşılmış zenginliğin, vicdan aklamasına itiraz var.’’

Tıpkı 17-25 Aralık soysuzlarının yolsuzluklarında Bakanlara iş adamı Rıza Sarrafın, hayırseverliğin örttüğü suçlar gibi…

Sosyal ve toplumsal mutabakat HAYIRSEVERLİKTEN DEĞİL, DAYANIŞMADAN ÇIKAR.

Bilgilerinize arz olunur efendim.

 

Share
934 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...
  • HUBRİS (KİBİR) SENDROMU HASTALIĞI

    24 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler

    Genelde siyasetçilerde görülen bu hastalık “tanrısal ego” olarak da biliniyor. İlk kez, Psikiyatrist David Owen ve Jonathan Davidson tarafından dile getirilen bu sendrom, 2010 yılında tıp dünyasının önemli dergilerinden biri olan Brain’ de yayınlanmış. David Owen ve Jonathan Davidson’a göre  sendrom bir “güç zehirlenmesi”dir.  Diktatörler, “hubris Sendromu”na özel bir eğilim taşırlar.  Demokratik ülkelerde, tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu hastalığına yakalanma olasılığını arttırıyor. Bu has...