ÜST REKLAM

logo

reklam

HER TARAFTAN İRİN AKIYOR!


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

Ve referandum bitti. Gördük ki ülkemizde Türkiye düşmanları var, sayıca da, toplam nüfusun yarısına yakını.

Evet, yanlış okumadınız, gördüğü zaman sizi öldürecek düşmandan söz ediyorum.

15 yılda bu ülkenin insanlarını birbirine karşı kanlı bıçaklı hale getiren bir iktidar.

Kazandılar mı şimdi?

Yüzde yüz oyları da alsalar, yüzde 45 – 51 de alsalar, KAYBETTİLER…

Derler ya?

Kimi nalına vurur, kimi mıhına !…

Bir konu hakkında olumlu ve olumsuz fikirler vardır. Ancak sonunda herkes, (*)Nalıncı keseri gibi kendine yontar. Bu ülkede kişisel çıkarlar, her zaman sağı solu yıkarak hep nam yapmıştır.

Yok.

Yanlış söyledim.

Ülke, haysiyette, şerefte, hile, hurda ve karşımdakini nasıl ekarte eder, kandırır, oyuna getirmek ile meşhur oldu.

Yorgun olarak evine gelen vatandaş, bir yudum su içmek için mutfağındaki musluktan akıttığı, kimine göre temiz kimine göre kirli su.

Yemeğini yemek için oturduğu sofrasında pişmiş aşı var mı bilemem ama hiç değilse dinlenmek için televizyon kanallarını zıplamaya çalışıyor. O da ne?

Gördükleri diz boyu rezillik. Kimin ne yaptığı belli değil ,aslında bilenler bilir de lafın gelişi benim ki de.

“Çalıyor çırpıyor ama işte yapıyor” diyenlerden, sokak jargonuyla efelenenlerden geçilmez oldu

Biri benim bahçemle, diğeri senin çitinle uğraşıyor.

Ya sen kendi işine bak kardeşim, sana ne benim bahçemin dikenlerine, otları, çalılarına ne olmuş sana ne?

Kör sokaklarda muhteşem evlerinizin büyük büyük salonlarından yaydığınız kokular; değil Samandağ da yaşayanları, dağ keçileri bile onca uzaktan, yaydığınız pis kokular, hayvanlar âleminin demokrasisi bile firar etti.

Öte yandan Cumhuriyetimize çok pahalıya mal olacak bir arayış için Pazar günü referandumda Hayır İle Evet arasına sıkıştırıldık. Referandumda, Çanakkale’de bir öğün, bazen iki somun kuru ekmek üzüm hoşafı ile verilen bağımsızlık mücadelesi tercih edildi. Sonuç mu; yuh olsun bu rezilliğe, bu irin anlayışa evet diyenlere, daha ne denir başka bilemem!

Adaletinin hiç olmazsa milyonda birini hissederek ‘’Hayır’’ diyenlere bir teşekkür borcumuz vardır. Saygıyla, sağlıkla kalın.

Zira bu ortamda beden sağlığından çok ruh sağlığımıza sahip çıkmalıyız..

(*) Hemen her işte kendi çıkarını düşünerek hareket etmek.

Ümit Sağaltıcı

Share
709 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...