ÜST REKLAM

logo

reklam
03 Mayıs 2017

HER GÜN Turgut Koçak AKIL HOCALARI


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

Bazı çevreler harekete geçti. Halkoylaması sonuçlarını sineye çekmiş ve bir güzel de yenilgiyi kabul etmiş olarak akıl üstüne akıl veriyorlar. Neymiş efendim Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına öyle bir kuvvetli adayla çıkmalıymışız ki ancak o adayla yarışabilirmişiz Recep Tayyip Erdoğan’la. Bu gibi kimseler aslında bu sözlerle ortaya çıktıklarında bile Recep Tayyip Erdoğan’ın değirmenine su taşıdıklarının farkında bile değiller. Karşımıza öyle bir Erdoğan dikiyorlar ki kimse onun ne karıyerinde ne de onu yenebilecek güce sahipler. Bu yüzden de geçmişler karşımıza abidik gübüdik isimler önerip duruyorlar. Bunlardan birisi de kuşkusuz Deniz Baykal. Çünkü daha ortalık bile durulmamışken koşmuş televizyona kimin aday gösterileceğinden dem vurup duruyor. Eğer Kılıçdaroğlu aday olacaksaymış çıkıp aday olacağını açıklamalı, aday olmayacaksa partiyi kongreye götürmeli, kim aday gösterilecekse partinin başına da o geçmeliymiş.

Her şey olağan gözüküyor ancak yine de işin içinde düşündürücü şeyler var. Düşündürücü şeyler var; çünkü CHP halkoylaması sonuçlarını tanımadığını ilan etmiş ve yasal olarak denenecek ne varsa denemeye karar vermiş. Bu kararın içinde AİHM’e gitmekte var. Bunların hiçbiri önemli değilmiş gibi gösterilerek oldubittiye getirilen Recep Tayyip Erdoğan’ın konumu olağanlaştırılmak isteniyor. Daha da önemlisi CHP parti içinde bu sonuçları ayrıntılarıyla tartışmamışken daha bazıları baskın basanındır hesabı anlayışlarla kendini ortaya atıveriyorlar. Baksanıza Fikri Sağlar bile ağzında bir şeyler gevelemeye başladı. Saygısızlık öyle boyutlara çıkmış ki ‘HAYIR’ oylarının bu denli yüksek çıkmasında en büyük pay sahibi olan Kılıçdaroğlu bir kalemde geçiliveriyor. Bir önemli nokta daha var. O da Deniz Baykal’ın Abdullah Gül’ü onaylar tarzda konuşması. Gerçekten ‘HAYIR’ diyenlerin karşısına Abdullah Gül’ün çıkarılması demek bu blokta yer alanlara çok ama çok büyük saygısızlık olur. Bu yüzden de Deniz Baykal’ın böylesi savlar ileri sürmesi sessiz sedasız oluşmuş olan HAYIR Bloğu’nun paramparça olması anlamına gelir ki umarız CHP’liler bu akla hizmet edip böyle bir öneri ile toplumun karşısına çıkmayı düşünmezler.

Biz sosyalistler CHP’nin kongresini ya da iç işleyişini dizayan edecek değiliz. Kongre yaparlar, kimi getirirlerse toplumun karşısına da o adaylar çıkarlar. Ancak bu halkoyamasında CHP’ye önemli sayabileceğimiz artılar getiren bir Kılıçdaroğlu varken CHP boşu boşuna iç hesaplaşmaya girmemeli, HAYIR Bloğu’nda yer alanlarla ilişkisini ise ‘HAYIR’ oylamasında yer alan bloğun bileşenlerinin nitel ve nicel güçlerini dikkate alan ve ona göre bir anlayışla ortaya çıkmalıdır. Örneğin Kılıçdaroğlu pekâlâ cumhurbaşkanı adayı olabilir ve cumhurbaşkanı yardımcılarını da HAYIR Bloğu içinde yer alanların güçleri dikkate alınarak topluma deklare edilir. İşte o zaman HAYIR Bloğu dağıtılmadan ama hakkaniyet ölçüsünde 2019 Kasımında yapılacağı düşünülen seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan’ı ve partisi AKP’yi yenilgiye uğratacak bir güce her zaman için erişmek bir yanan ezip geçebilir de.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak CHP’nin HAYIR Bloğu içinde yer alan güçlerle başlatmak istediği görüşmeler önemlidir. Bu görüşmeler süreç içinde güç dengelerini de ortaya çıkaracağı için kim ya da kimlerin cumhurbaşkanı yardımcısı olacağını na herkesin içine sinecek denli şekillenmesine kaçırılmaması gereken bir fıstatı sunmuş olur ki, ileride oluşturulacak bakanların içinde kimlerin yer alacağına kadar işleri programlamak olasıdır.

Bugünlerde bilinçli olarak çeşitli çevrelerden akıl hocalığına soyunanlar var. Bunların hiç kuşku yok ki en tehlikesi de CHP içinden pompalanan gereksiz çıkışlardır. Bu nedenle eğer HAYIR Bloğu ciddiye alınıyorsa ki alınmalıdır, CHP başta olmak üzere gerçeklere dayanan bir hakkaniyet üzerinden yürünmelidir. Böyle düşününce de Kılıçdaroğlu üzerinden çalışmaları örgütlemek yerinde bir davranış olur. Yoksa kimsenin içine sinmeyeceği bir adayı zorlamalarla ortaya çıkarıp HAYIR Bloğu’na dayatılmaya kalkışılırsa daha bizler daha çok Recep Tayyip Erdoğan’ı efsaneleştirmek isteyenlerin palavralarıyla oyalanır dururuz. Bugünlük bu konuda söyleyeceklerim bu kadardır. Gelişmelere göre TSİP olarak düşüncelerimizi her fırsatta ortaya koymaya devam edecek ve dinci, gerici, faşist Bloğun yenilgisine zemin hazırlayacak çalışmaların içinde yer almaya devam edeceğiz. Bakalım göreceğiz, yolsuzluğu, hırsızlığı, her türlü alavere dalaveriyi mübah sayanlar mı kazanır yoksa bizler mi?

Bilinsin isteriz…

 

 

 

 

Share
457 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...