ÜST REKLAM

logo

reklam
31 Mayıs 2019

“HATA DEĞİL ÇARE BULUN”

Sınav Süreci Tüm Ailenin Yaşamını Etkiliyor…

İlçemizde faaliyet gösteren Aile Danışmanı Pedagog Psikolog Gizem Kamacı, yaklaşan sınav döneminde çocukların sınav kaygısı ve motivasyon eksikliği yaşadığını ifade ederek anne ve babaların konu üzerine neler yapabileceklerini üzerine bir açıklamada bulundu.

Sınav sürecinin sadece çocuğun değil tüm ailenin yaşamını etkilediğini ifade eden Kamacı; “Sınav olgusu hepimizin yaşamının bir döneminde karşımıza çıkan bir gerçektir. Her yıl milyonlarca aile sınavlara hazırlanan çocuklarının başarısı için elinden gelenin en iyisini yapma arayışı içine girmektedir. Sınav süreci sadece çocuğun değil tüm ailenin yaşamını etkilemektedir. Çocuğumuzun girdiği sınavlarda başarılı olması, sınavlara yeterince hazırlanması kadar bu süreçteki psikolojisi ile de yakından ilgilidir. Sınav kaygısı, özgüven eksikliği, motivasyon azlığı, ergenlik dönemi sorunları, aile içi ilişkilerde sorunlar, Dikkat eksikliği-hiperaktivite, Özgül öğrenme bozukluğu, depresyon, sosyal fobi, takıntılar, öğrenme ve etkili çalışma stratejilerini bilmemeden kaynaklanan sorunlar çocuğun sınav başarısını etkiler. Sınav kaygısı ve motivasyon okul ve eğitim psikolojisinin en önemli konulardan bir tanesidir. Sınav kaygısı, öğrencinin gerçek dışı olumsuz düşüncelerini arttıran, yoğun bedensel uyarımlara yol açarak dikkati bölen, böylelikle verimli çalışmayı, öğrenmeyi ve öğrenilenlerin etkili biçimde kullanılmasını güçleştiren, yoğun bir uyarım durumudur.

Sınav Kaygısı neden oluşur?

Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygının oluşmasında en önemli süreçlerdir. Bunaltıya eğilimli kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, rekabetçi) olanlarda daha sık görülür. Özellikle Aile ve Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da önemli bir etkendir. Aile faktörü gözlemlediğim danışanlarımdan ve çevremden yola çıkarak oldukça yüksek sonucuna vardığım bir faktördür.

Sınava hazırlanan öğrencilerden sık sık işittiğimiz “Sınavı kazanamazsam hayatım biter.”, “Annemi babamı hayal kırıklığına uğratırım”, gibi sözel ifadelerin zaman zaman sınavın önemini gerçek dışı boyutlara ulaştırdığını görmekteyiz. Kaygı bu düzeye ulaştığında da akademik başarının ve sınav performansının düşmesi kaçınılmazdır.

Motivasyon sorununa değinecek olursak ders çalışmaya karşı isteksizlik, eğitimden ve okuldan beklentilerin düşük olması, başladığı çalışmaların doğru dürüst sonunu getirememe, kısa süreli isteklilik artışı olsa da kısa sürede enerjinin yeniden düşmesi, ders çalıştığı anlardan çabuk sıkılma, işlerini yarım bırakma, ödev gibi sorumluluklarına karşı ilgisizlik vb. gibi durumlarla kendini gösterir.

Sınav Kaygısı ve Motivasyon Eksikliğine Neden Olan Faktörler;

*Ailenin ve öğretmenin öğrencileriyle ilgili beklenti düzeyinin yüksek olması,

*Öğrencinin kendi gerçek kapasitesini bilmemesi ve kapasitesinin üstünde bir beklentiye sahip olması,

*Öğrencinin kendisine yeteri düzeyde güvenememesi,

*Kendi sınav başarı düzeyi ile başkalarının sınav başarı düzeyleri arasında kıyaslama yapma alışkanlığının olması,

*Öğrencinin verimli ders çalışma yöntemlerini bilmemesi, Gelecekte iyi bir mesleğe sahip olma konusundaki endişeleri,

*Öğrencinin sınavları ölüm-kalım savaşı haline getirmesi,

*Sınav sonucu başarısız olma durumunda çevresi tarafından (anne-baba, arkadaşları ve akrabaları) olumsuz eleştirilere maruz kalma endişeleridir.

Öğrencinin kaygı ve motivasyon sorunları açısından en kritik noktalarından biri de, ailenin ona destek vermesi durumunda yaptığı hatalardan kaynaklı öğrencinin iyice  içinden çıkılmaz hale gelmesidir.Yetişkinler genelde, çocuğa kızmakta, bir sürü anlamsız nasihatlerde bulunmakta ve kendilerinin geçmişteki başarılarından söz ederek ona model olmaktadırlar. Kimi zaman da aşırı derecede üzülerek çocuğun sorun alanını iyice genişletmektedirler. İşin gerçeği şudur ki, bu tür tepkiler hiçbir zaman bu sorunu çözmekte işe yaramaz. Hatta, kaygıyı azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla yapılan telkin edici konuşmalar çoğu zaman aksi bir etki ile kaygıyı daha da artırabilmektedir. Çünkü bu tür sorunlar, yapılacak birkaç küçük hamle ve konuşma ile çözülebilir nitelikte değildir.

Öncelikle öğrencinin sınav kaygısı ve motivasyon eksikliği için yapması gerekenlere değinelim. Sınav öğrencisi olan danışanlarım gibi her öğrencinin yapması gerekenler;

– Sınavın sonucuna değil sürece odaklanın

– Sınav ve sonuçlarını düşünmek zihinsel enerjinizi ve zamanınızı boşa harcamanıza ve sınav stresi yaşamanıza neden olur. Günlük çalışma planları yapın, nasıl ilerlediğinize kendinizde şaşıracaksınız.

– Olumsuz düşüncelerden uzak durun

– Daima olumlu düşünmeye özen gösterin. Karamsar ve negatif düşüncelerle değerli  vaktinizi boşa  harcamayın. Zihinsel enerjinizi yeni bilgileri öğrenmek ve eski bilgilerinizi tekrar etmek için kullanın.

– Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın

– Herkesin öğrenme ve çalışma stili farklıdır. Sizin bir deneme sınavında başarılı olamamanız, bir sonrakinde de başarısız olacağınız anlamına gelmez. Başkalarının ne yaptığını düşünmek yerine  eksikliklerinizi tamamlamaya çalışmanız daha faydalı olacaktır.

– Planlı hareket edin, doğru ve etkili ders çalışın

– Ders çalışırken kısa dönemli planlar yapmanız çok önemlidir. Tamamlanan her hedef kendinizi daha iyi hissetmenizi ve bir sonraki adımı atmak için daha hevesli olmanızı sağlayacaktır.

–Anlamadığınız kısımları, çok basit bir şey bile olsa öğretenlerinize sormaktan çekinmeyin.

– Kendinizi iyi tanıyın, en iyi ne şekilde öğrendiğinizi tespit edin.

– Ve  mutlaka dinlenmeye zaman ayırın. Önemli olan çok çalışmak değil, etkili çalışmaktır.

– Kendinize güveninizi hiçbir zaman kaybetmeyin. Küçük de olsa eski başarılarınızı sık sık  hatırlayın.

– Ailenizden ve öğretmenlerinizden destek istemekten çekinmeyin

– Moraliniz bozulduğunda, belli bir konuyu öğrenmekte zorluk çektiğinizde, çalışma programınızı oluşturmakta güçlük çektiğinizde yardım istemekten çekinmeyin. Unutmayın her başarılı sporcunun onu başarıya götüren bir antrenörü vardır. Bazen dışarıdan kendi göremediğimiz bazı eksiklerimizin bize söylenmesi çok faydalı olmaktadır.

Sınav Kaygısı ve Motivasyonunda en etkili faktörlerden biri olan Ailenin Tutumları bu süreçte nasıl olmalıdır?

Sınav döneminde anne babalar da en az çocuklar kadar kaygılıdır. Kaygı bulaşıcı bir duygudur. Sıklıkla aileler kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmaktadırlar. Çocuktan yüksek beklentilerinin olması, ayrıntılarla aşırı uğraş sergilemeleri ve sınavı bir araç değil amaç olarak görmeleri sınav kaygısının oluşumunda oldukça önemlidir. Bu nedenle öncelikle aileler kendi kaygılarını azaltmaya çalışmalıdırlar. Çocuğumuzun kaygısını artırmak sadece ona baskı yapmak veya olumsuz sözler söylemekle artmaz. Olumlu cümleler kursak bile, beden dilimiz yüz ifademiz ve ses tonu ile verdiğiniz mesajlar olumsuzsa kaygımız çocuğumuza geçer. Ağızdan çıkan ile bedenlerin söylediği çelişiyorsa öğrenci daha çok beden diline dikkat edecektir. ‘Ben senin başarılı ve mutlu olmanı istiyorum’ derken ‘başarılı ol ki çevreye rezil olmayalım’ diye düşünüyorsanız ona destek olamazsınız. Çok fazla sorumluluk alan kaygılı çocuklarda ‘sana çok güveniyoruz mutlaka başaracağına inanıyoruz’ denmesi bile ‘bana çok güveniyorlar, ailemin güvenini boşa çıkartırsam’ düşüncesine ve kaygıya sebep olabilir. Bu nedenle sonuca değil sürece odaklanmak ve ‘elinden geleni yaptığına inanıyoruz, zaman zaman başarısız olsan bile çalışmaya devam eder ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırsan istediğin hedefe ulaşırsın, senin yanındayız, bunun için biz de elimizden geleni yapmaya hazırız’ denmesi çocuk için rahatlatıcı olacaktır

–Kaygıyı yok etmeye çalışmayın. Amaç kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanan kaygıyı belli bir düzeyde tutmaktır

–Onu ne kadar sevdiğinizi ona her zaman hissettirin. Bir çocuğun başarılı olması için motivasyona ihtiyacı vardır.

–Gereğinden fazla fedakarlıktan kaçının ve bunları hatırlatmayın. Maddi olarak aşırı fedakarlıkta bulunmak, bu fedakarlıkların sürekli hatırlatılması öğrenciyi ders çalışamaz hale getirir

–Negatif motivasyondan uzak durun

–Çocuğunuzu hiçbir zaman başka çocuklarla kıyaslamayın, örnek göstermeyin.

–Çocuğunuzdan beklentilerinizde gerçekçi olmaya çalışın Beklentileriniz ile çocuğunuzun yapabilecekleri birbiriyle uyumlu olursa çocuğunuz daha az kaygı yaşayabilir.

 –Çocuğa, sınavların onun kişiliğini değerlendiren bir ölçü olmadığı, kazanmak kadar kaybetmenin de hayatın bir parçası olduğu, hayatın sonu olmadığı anlatılmalıdır.

–Zaman yönetimi konusunda çocuklara yardımcı olun

–Sonuçtan bağımsız olarak gösterilen çabayı takdir edin

–Sosyal becerilerini destekleyin

“Hata değil çare bulun” sözüyle hem öğrencilere hem ailelere seslenen Kamacı bu süreçte birlik olmanın iletişimin pozitif yönde oluşunun önemini vurgulayarak sınava geçecek olan tüm öğrencilere emeklerinin karşılığı niteliğinde bir süreç olmasını temenni ederek bütün öğrencilere başarılar diledi.

Haber- Foto: Hasan Dadük

Share
45 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?