ÜST REKLAM

logo

reklam

GÜNDEM’E DAİR


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ

Tuz us’tur. Us akıldır. Tuz tüketilmediğinde enerji olmaz. Tuz’da 84 mineral var. 84 minerali almazsak sağlıklı yaşayamayız.

Siz bakmayın ilaç tüccarlarının Vitamin haplarının beyne, vücuda, kafa’ya iyi geldiğini söylemelerine…

O ilaçlar sentetiktir. Ölçü kaçırıldığında, çok uzun kullanıldığında Vücudun metabolizma süreçlerini,  vücudun muhtelif ayarlarını bozar.

84 Minerali almazsak depresyona gireriz.

Serum nedir?

Öz itibarıyla tuz değil mi?

Türkiye’de söz konusu referandumları kabul etmek ve oy kullanmak hem suçtur (ESASTAN) hem de VATANA İHANETTİR.

Öyle, öne  başını yıkanlar, yarın dünden daha güzel olacak. Mademki inandık biz kazanacağız biz.

Kaldırın başınızı!

Tabanındaki depremi duymuyor musun?’’

Samimiyet ölçüleri için de hani kullandığımız bir söz var ya;

Canın çıksın çünkü beyin kodlarında tuz yok.

Düşünün bir beyni?

Bir aklı?

Nasıl diyebilir ‘CANIN ÇIKSIN’ diye?

Yarış Cumhuriyetçilerle Demokratlarla veya Sosyalistlerle yapılmayacak efendiler beyler bayanlar.

Referandum, Cennetle cehennem arasında bir seçim yapmanız için önümüze koyulacak oy sandığı.

O yüzden şimdiye kadar kullandığınız tuz ile yani kapitalizmin dayattığı akılla yaparsak yine kaybederiz.

Kaybedeceğimiz ‘’sadece referandum değil; beraberinde her şeyi.

Aklı, umudu, demokrasiyi, çağdaşlığı, özgürlüğü…

Geleceği.

Ülkenin kaderini iki korkunç kelimenin arasına sabitleyen bir TUZAK!’’

15 yıllık AKP iktidarının ve sarayın, ‘’geçmişleri temiz değil; geleceklerinin temiz olması da bu yüzden olası değil.

Halkı hiç gocunmadan terör tehdidiyle terbiye etmeye çalışıyorlar.

Sahaya inecekler ve yasaları çiğneye çiğneye evet kampanyası yürütecekler.

Önümüzde evet ve hayır arasına kurulmuş jiletten bir köprü…’’

Büyük bir bölümümüz ise, ‘’canından vazgeçmiş cambazlar gibiyiz. Kanayacağımızı umursamadan o köprüye doğru koşuyoruz.

Köprünün jiletten olduğunu unutmamalıyız.

Sonrasında, iyi olan kazandı diyeceğimiz ve tevekkülle evlerimize döneceğimiz bir yarış değil bu.

Kaybedersek artık bir evimiz olmayacak.

Ve yarışı belki de iyi olan değil yine ve yine hile yapan kazanacak.

Hile sadece sandıktan oy çalmakla, sahte seçmen yaratmakla, seçim sonuçlarına müdahaleyle yapılmıyor.

Daha büyük ve tehlikeli bir hile *DEMOKLES’in kılıcı gibi şimdiden tepemizde sallanıyor.

Unutmayın!

Hayır dediğiniz bu ülke…

Artık yasaların uygulanmadığı, laikliği göz göre göre elden giden bir ülke.

Ordusu ele geçirilmiş, üniversiteleri işgal edilmiş, gazetecileri susturulmuş, aydınları korkutulmuş bir ülke

‘’İnsanın insanlaşma, insan yığınlarının sosyalleşme yolunun önün açar. Bazen inançsal farklılıklar olsa da insanlık çadırında buluşmuştur bu topraklar. Halk şiiri, türküsü, masalı, hikâyesi, atasözü, söylencesi hep bu değirmene su taşır. İşin güzel tarafı, bu öğütler ve deneyimler suyu ile dönen değirmen bazen ağırlaşsa da hiç durmamış; kötülüğü, zulmü, haksızlığı, namussuzluğu öğütüp un ufak etmiştir.

Onun içindir ki Anadolu’nun hamuru sağlamdır, kadidimdir, kavidir.

Anadolu halkların insanlaşma yolundaki yürüyüşleri zaman zaman dövüşse de sevişse de hep birbirlerinin ayak izi üzerinde olmuştur. Aynı toprağa basmış, aynı güneşten kavrulmuş, aynı çamura batmış, aynı karda donmuştur onlar. Yoksullukları da ortaktır varsıllıkları da.

Bu tarihsel yürüyüşü izleyenler ise ‘’ ortaklar sofrasını’’nın tılsımı hala çözemediler.’’

————————————–

Donald Trump mesaiye ‘duvar’  ve ‘İşkence kesinlikle işe yarıyor’  sözü ile başladı.

ABD Başkanı sıfatıyla ilk mülakatı ABC kanalına veren Donald Trump, 11 Eylül (dünya ticaret merkezi) saldırılarının ardından Bush Yönetiminin ise kaldırdığı insan hakları bildirisi ve uluslar arası Hukuka aykırı uygulamalara geri dönme sinyalı verdi.

İmzalamaya hazırlandığı Amerikan demokrasisinin temel direklerini yıkabilecek kararnameler çerçevesinde CIA’nın yurtdışındaki gizli hapishanelere terör zanlılarını kaçırıp suda boğulma hissi yaratan ‘’waterboarding’’ dâhil ağır işkencelerden geçirmesini yeniden değerlendirilmesini isteyen Trump, buna dair soruya ‘’işkence kesinlikle işe yarıyor’’ cevabini verdi.

Yeni ABD Başkanı , Meksika sınırına duvar kararını imzalaması, komşuda öfke dalgası dalgası yarattı.

Meksikalı Devlet Başkanı Enrigue Pena Nıeto, Tv’den ulusa hıtabında Trump’ın kararının  ‘’acı verici’’ olduğunu söyleyip ‘’ Meksika duvarlara inanmıyor’’ dedi.

Erdoğan ile önce ters düşmeyecek bir yol izleyecek. Donald Trump’un izleyeceği yol uyuşturucu bir yoldur. Görece Erdoğan’ın çıkarlarına ama, Türkiye’nin zararına bir yol olacak. Asıl hedefi Trupun BOP ‘dır.

Son tahlil de; ‘’Sol düşünce, emek mücadelesinden doğar. Hak ve özgürlükler ve sosyal adalet içinde savaşsız ve sömürüsüz bir dünya kurmayı hedefler. Bu hedef sosyalizmde kendini gerçekleştirir.

Biz sol demek yerine kendimize devrimci ve sosyalist demeyi tercih ederiz.

Bugün,  (gerek emperyalist ABD’nın BOP ile ülkemizi bölmeye çalışması , içten içe ajanları ile , iyice çığrundan çıksın ülke karışsız diye, Başkanlık referandum’unu desteklediği de gizlenemez.) referandum çerçevesinde meseleyi sol ve sağcılık kolaycılığıyla ambalajlama yerine propaganda ve ajitasyonun demokrasi, hak, adalet, özgürlük, gericilik temelinde, iktidarın ve Sarayın tüm hukuksuzlukları ve zorbalığına karşı açık ve net biçimde yürütülmesi görüşündeyiz.’

 

Share
725 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...
  • YAŞAMIN TEMELİ TOHUM VE TARIM

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türkiye’de bir çok konuda olduğu gibi açlık konusunda da net, güvenilir veriler yok. Ancak yaşanan ekonomik sorunlar, halkın alım gücünün zayıflaması ile tahminen nüfusun yüzde 20’si yoksul kabul ediliyor. Yoksul nüfus oranı kırsal bölgelerde daha yoğun. Yaşamın temeli gıda,gıdanın temeli ise tohum ve tarımdır. Tarımdaki sorunları çözmeden gıda sorununu çözmek mümkün değil. Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli, biyoçeşitliliği ile, dünyada en son açlık ve yoksulluk sorunu yaşayacak ülke konumundadır. Yanlış tarım politikaları ile,...
  • “AİLE İÇİNDE YEMEK SEÇEN, ÇOCUK İÇİN OLUMSUZ MODELDİR”

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Sağlık, Üst Haberler, Yerel

    Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, çocuklarda yemek yeme sorununa değindi. ‘Beslenme bir canlının gelişimi için gerekli olan doğal ihtiyaçlardan bir tanesidir’ diyen ÖNCÜL, yemek yemeyle ilgili problemlerin genellikle ilk çocukluk döneminde başladığı hatırlatmasında bulundu. “Beslenme ortamı” sağlıksız olduğu zaman çocuğun bu durumdan olumsuz bir şekilde etkileceğine işaret eden Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, konuşmasının devamında, “bu doğal ihtiyaç...