ÜST REKLAM

logo

reklam

‘’Göğün yarısı olan kadınlar, kavganın da yarısıdır.’’


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

 

dsc_0013

CLARA ZETKİN

‘’Yaşamın olduğu her yerde savaşmak istiyorum’’ diyen Clara Zetkin, babasının kütüphanesinde Papa’ya karşı ayaklanmaların bir hikâyesini bulur. Yakılmak için odun yığınları üstüne bağlı olduklarında bile inançlarından dönmeyen bu kadın ve erkelerden çok etkilenmiştir.

Yıllar sonra otobiyografisinde yazdığı kitapta  ‘’onlardan, daha çocukken, insanın inancı uğruna ölmeye hazır olması gerektiğini öğrendim,’’ diye anlatır hayatının sonunda.

Köy öğretmeni bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Çocukluğu, babasının geniş kütüphanesindeki klasikleri okuyarak geçti. Gençlik yıllarında, Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin toplantılarına katılmaya başladı.

‘’ Kadının özgürlüğü, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, yalnızca emeğin sermayenin boyunduruğundan kurtulmasıyla gerçekleşecektir.’’ Diyen Clara Zetkin, 1872’de Eissner ailesi Leipzig’e taşınır. Clara öğretmen olmak ister. Gerçekleşmesi kolay olmayan bir arzudur bu. Çünkü devlet o zamanlar kızların yüksek öğrenim görmesi ve kadın öğretmen yetiştirilmesi ile ilgilenmemektedir ve kadınlar kamusal eğitimin henüz her dalında çalışamamaktadır.

Leipzig’deki kurs döneminde Clara, devrimci düşünceleri ve eylemleri yüzünden ülkelerinden sürülen ve şimdi Leipzig’de öğrenim gören bir grup Rus öğrenciyle tanışır. Onlardan Sosyalizm ve komünizmi kavramlarının ortaya çıktığı tartışmaları dinler. Karl Marks ve Friedrich Engels isimlerini ilk kez işitir. Clara sorular sorar ve Marks ile Engels’in yazdıklarını okumaya başlar.

Rus öğrencilerden biri olan Ossip Zetkin, Clara’nın en yakın arkadaşı ve dostu olur. Sık sık kendisini sosyal demokratların toplantısına götürür.

1880’de Ossip Zetkin Leipzig’den sürülür: iki yıl sonra Clara onun ardından Paris’e gider. Evlenirler.1883 ve 1885’te iki oğulları Maksim ve Kostya dünya gelirler. Kısa bir zaman sonra Ossip Zetkin ağır hastalanır. 1889’un Ocak ayı sonunda ölür.

Clara Zetkin yıllar sonra bir kız arkadaşına kocasının ölümünü yazarken, ‘’sanki benim hayatım da durmuştu. ‘’der;’’ o zaman sadece çocuklarım uğruna hayata geri döndüm ve tam adını koyarsak, sosyalist devrim savaşçısı bir kadın olarak verdiğim uğraş sayesinde.’’

1905 yılından itibaren eğitimini tamamlamış olan Clara Zetkin kendisini yürekten istediği bir konuya adar: Pedagojik çalışma.

Bu süreç itibari ile Eşitlik dergisini düzenli olarak iki ek çıkarır. Eklerden biri ‘’Analarımız ve ev kadınlarımız için’’, diğeri de ‘’çocuklarımız için’’ dir.

Kadın hakları ve özgürlükleri, kadın hareketi ile ilgili fikirleriyle tüm dünyayı etkileyen Marksist kadın düşünür Clara Zetkin, 1874’ten itibaren Almanya’daki kadın hareketi ve işçi hareketi içerisinde bulunmaya başladı. 1878’de Almanya sosyalist İşçi Partisi’sine (SAP) katıldı. Bismarck’ın 1878’de sosyalist hareketi yasaklaması üzerine, 1882’de Zürih’e daha sonra Paris’e sürgüne gitti. Clara Zetkin, SPD’den yakın arkadaşı Rosa Luxemburg ile birlikte devrimci radikal solun önde gelen isimleri arasında yer aldı.

Zetkin kadınların oy hakkı ve fırsat eşitliği gibi konularda kadın politikasına da eğildi. Sosyal demokrat kadın hareketini geliştirmeye çalıştı.

1891’den 1917’ye kadar SPD’nin kadın gazetesi Die Gleichheit’in editörlüğünü yaptı. Enternasyonal’de 8 Mart 1857 tarihinde ki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın ‘’Emekçi kadınların mücadele günü’’ olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliği ile kabul edildi.

‘’Göğün yarısı olan kadınlar, kavganında yarısıdır’’ diyen o bilge savaşçının hayatındaki anlam, ezilen kadınlığın mutlak zaferine giden yolda, biteviye (tek düze)  ezberin değil, coşkulu ve devindirici eylemin anlamıdır çünkü.

Kadınsız devrimin devrim olmayacağı, kapitalist egemen yapının en güçlü erk damarı erkeklik aşılmadan, devrimci bir sınıfın sınıf bilincini tamamlayamayacağı fikrine ulaşmak çok zor olmuştur Clara için.

‘’Konuşuyor. Tek başına bir kadın gibi değil, kendisi için bir gerçeği bulmuş bir kadın gibi… Daha çok bir sınıfa ait tüm kadınların ne düşündüğünü ifade etmek için, tüm diğer kadınlar için var olan bir kadın gibi konuşuyor.

Düşünceleri baskı altında tutulan bir sınıfın ortasında, düşüncesi baskıya rağmen gelişmiş bir kadın gibi konuşuyor. Binlerce ve milyonlarca kadın onunla aynı şeyi söyledikleri için, ne söylüyorsa doğru. O, yarınların kadını; ya da ifade etmek yürekliliğini gösterirsek:

O,bugünün kadını.’’

Lair Lois Aragon, böyle anlatıyordu ‘’Kendisi için büyük gerçeği bulmuş’’ kadını

‘. Enternasyonalin 1889 Paris kuruluş kongresinde, konuşmasını bitirip kürsüden indiğinde ‘’sanki kanat takmışım gibi geldi bana’’ diyen o emekçi kadınların tarihsel yolculuğu, Enternasyonal kürsüsünde yaptığı konuşmayla başladı. O konuşma, ezilme tarihlerinin karanlık koridorlarından, ilk kez güneşe çıkan kadınlığın ferahlığını anlatıyordu, Clara’nın sözlerinde.

Adolf Hitler’in Almanya Komünist Partisi’ni Reichstag yangınından sonra yasaklanmasıyla Zetkin ömrünün son zamanlarını Sovyetler Birliğ’nde sürgünde geçirdi. 1933’te Moskova’da kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti ve burada defnedildi.

Son söz: Dünyanın ezilen emekçi kadınlarının, proleter devrimler çağında günümüze ulaşan yakın tarihi onunla başladı.

Clara Zetkin’nin anısına, hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum.

Yararlanılan kaynaklar:

C.Zetkin, seçme yazılar

Gilbert Bedia, Sınırsız feminist Clara

Lois Donnerman, Adanmış Bir Ömür Clara

Bütün Dünya Dergisi

Ümit Sağaltıcı

 

Share
1030 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...
  • YAŞAMIN TEMELİ TOHUM VE TARIM

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türkiye’de bir çok konuda olduğu gibi açlık konusunda da net, güvenilir veriler yok. Ancak yaşanan ekonomik sorunlar, halkın alım gücünün zayıflaması ile tahminen nüfusun yüzde 20’si yoksul kabul ediliyor. Yoksul nüfus oranı kırsal bölgelerde daha yoğun. Yaşamın temeli gıda,gıdanın temeli ise tohum ve tarımdır. Tarımdaki sorunları çözmeden gıda sorununu çözmek mümkün değil. Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli, biyoçeşitliliği ile, dünyada en son açlık ve yoksulluk sorunu yaşayacak ülke konumundadır. Yanlış tarım politikaları ile,...
  • “AİLE İÇİNDE YEMEK SEÇEN, ÇOCUK İÇİN OLUMSUZ MODELDİR”

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Sağlık, Üst Haberler, Yerel

    Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, çocuklarda yemek yeme sorununa değindi. ‘Beslenme bir canlının gelişimi için gerekli olan doğal ihtiyaçlardan bir tanesidir’ diyen ÖNCÜL, yemek yemeyle ilgili problemlerin genellikle ilk çocukluk döneminde başladığı hatırlatmasında bulundu. “Beslenme ortamı” sağlıksız olduğu zaman çocuğun bu durumdan olumsuz bir şekilde etkileceğine işaret eden Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, konuşmasının devamında, “bu doğal ihtiyaç...