ÜST REKLAM

logo

reklam

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE OYALAR…

 

Oyalar geleneksel el sanatlarımızda çok önemli bir yer sahibi. “Genellikle ipek ibrişim kullanarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılan ince dantel.” Şeklinde bir sözlük tanımı bulunuyor. Oya tekniği örgü olan bir dantel türüdür demek yanlış olmaz. Örücülük sanatı ne zaman başladı sorusuna net bir cevabımız yok ancak bir fikir yürütmek gerekirse insanların örtünmeye başladığı zamanlarda ortaya çıktığını söyleyebiliriz. İlçemizde Çeyiz & Nakış İşleri sektörü üzerine faaliyet gösteren Gamze Çeyiz Sahibi Nursel Bolat ile kültürümüzün bir rengi olan İğne Oyacılığı üzerine sohbet ettik.

Mütevazi dükkanında kapılarını samimiyetle bize açan Nursel Hanım, bu sektörde 18 yılını harcadığını ve büyük emeklerle el işi göz nuru oyaların hazırlandığını açıkladı.

Nursel Hanım, okul önlüklerinin yakaları ve mendiller üzerinde yapılmaya başlanan oyaların; son zamanlarda yatak örtüleri, oda takımı, salon takımı, mevlüt örtüleriyle daha da geniş bir yelpazeye yayıldığına dikkat çekti.

İlçemizde son zamanlarda hazır ürünlere bir yönelim olduğuna dikkat çeken Bolat konuşmasında, ürünleri nasıl aldıkları ve nelere dikkat ettiklerini anlatırken “eski modellerle şimdiki modeller hemen hemen birbirine yakın. İlçemizde bu mesleği yapan bir kaç kişi var. İğne oyası alınırken el işinin düzgünlüğüne, modeline ve kullanılışına dikkat ediyoruz. Üreticiler satış için kendileri işletme yerlerine geliyorlar, en çok sipariş edilen modeller sineklik ve kelebek modeli oluyor” dedi.

İlçemizde ipek şallara kadar uygulamaya konulan İğne oyası tarihi üzerine;

Geleneksel kültürümüzün ve el sanatlarımızın en önemli örneklerinden birisi oyalardır. Oya; çiçekle örgü sanatının birleşmesinden doğmuş süslemek, süslenmek amacıyla yapılan ve ayrıca taşıdıkları mesajlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılan ve tekniği örgü olan bir dantel türüdür.

 

Örücülük sanatının, ilk kez nerede, nasıl ve kimler tarafından başlatıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, insanların örtünme ihtiyacını hissettiği zamanla başladığı zevk, beğeni ve yaratıcılık yeteneklerinin artmasıyla gelişme gösterdiği düşünülebilir.

Osmanlı imparatorluğunun her döneminde saray içi, dışı ve Anadolu’da yapılan geleneksel örgü ve oyalara çok önem verilmişti. Cumhuriyet döneminde ise yeteri kadar ilgi görmemekle birlikte, oyalar günümüze kadar geleneksel yollarla gelebilmiştir.

İğne oyaları Osmanlı döneminde olduğu gibi günümüzde de aynı temel teknikleriyle (zürafa, üçgen ilmek, kare ilmek, piko (fiskil), çirtik) işlenmektedir. Türkiye’de geleneksel yaşam biçiminin değişikliğe uğramasıyla birlikte oyacılık önemini yitirmiştir.

İğne oyasının yapımında genellikle ipek kullanılırken günümüzde ipeğin yerini alan pamuk iplikler oya yapımında da beğenilerek kullanılmaktadır.

Eskiden yapılmış oyalar antikacıların ilgi alanına girmiştir. Bazı yörelerde oya pazara yönelik olarak üretilmekte ancak bunlar, geleneksel oya malzemesi olan ipekle değil, ucuzluğu nedeniyle tercih edilen naylon iplikle yapılmaktadır. Günümüzde iğne oyasının yapımında kullanılan malzeme ve estetik yönden çok büyük yozlaşma olduğu, yapılan örneklerden anlaşılmaktadır.

Haber-Foto:

Ümi Sağaltıcı

Share
608 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?