ÜST REKLAM

logo

reklam
11 Kasım 2016

“GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR…”

1276951_377881935681351_8732569_o

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç’tan eğitimcilere destek. Oruç Dün basın büromuza açıklamada bulundu. Yaptığı açıklamada Oruç, açığa alınan öğretmenlerin yanında olduğunu belirterek, son iki ay içinde öğretmen yokluğu veya iki- üç öğretmen değişikliği yaşayan tüm öğrencilerin eğitim ve öğretim sürecinin olumsuz etkilendiğine işaret etti.

 Öğretmenlerimizi İstiyoruz

Oruç, açıklama-sının devamında, “KHK ile görevden uzaklaştırılan ve suçsuz olduklarına inandığımız öğretmenlerimizin bir an önce görevlerine iade edilmelerini talep ediyoruz. Son iki ay içinde öğretmen yokluğu veya iki- üç öğretmen değişikliği yaşayan tüm öğrencilerin eğitim ve öğretim kalitesi olumsuz etkilenmiştir. Toplumun geleceği olan çocukların eğitim ve öğretim sürecinde yaşanan sarsıntı ve eğitim kalitelerindeki düşmenin faturası kısa süre içinde toplumun karşısına başarısız ve sorunlu çocuklar olarak çıkacaktır.  Son aylarda eğitimde ve öğretimde yaşanan tahribatın çocuklarımıza yönelik olumsuz faturasını en aza düşürmek için sürecin hızlandırılmasını talep ediyoruz. Herhangi bir suç işlemiş öğretmen varsa hemen yargıya teslim edilsin, yargılansın ve yargı cezasını versin. Yoksa öğretmenlerimiz vakit geçirmeden görevlerine iade edilsin. Geçici bir durum olan işten uzaklaştırma fiili ceza haline gelmesin. Kendi meslek örgütlenmesinin çağrısına uyma dışında bir her hangi bir faaliyeti olmayan öğretmenleri hemen görevlerinin başına iade edelim.  Dünyanın her tarafında bütün meslek mensupları kendi meslek örgütünün çağrısına uyum sağlar ve bu uyum hiçbir suç teşkil etmez. Aksine bu uyum meslek kuruluşunun meslek mensubuna yüklediği görev ve sorumluluklar arasındadır.

Bu insanların çoğunu tanıyoruz…

Görevden uzaklaştırılan öğretmenlerin çoğunu tanıyoruz. Kardeşimiz, büyüğümüz, okul veya mahalle arkadaşımız, akranımız, akrabamız, komşumuz, vb. Bu insanların herhangi bir yasadışı veya gayri meşru örgütlenme veya faaliyet içinde olabileceklerini sanmıyoruz. Hepimiz dar gelirli ailelerin çocuklarıyız. Bin bir zorlukla okuduk ve yine bin bir zorlukla çocuklarımızı okutuyoruz. Bütün zor koşullara rağmen çok çeşitli gayri meşru yapılanmaların bursuna, dershanesine, okuluna, etüdüne, yardımına, yurduna, üniversitesine, torpiline tenezzül etmedik. Çeşitli gayri meşru yapıların okul ve işe yerleştirme vb iltimaslarına tenezzül etmedik. Üniversite ve KPSS sınavlarında dönen hilelere tenezzül etmedik.  Annelerimiz, babalarımız, ailemiz tarlada, bahçede ter dökerek veya amik ovasında, Adana, Mersin, Antalya vb yurt içinde iş imkânı bularak çocuklarını okutmaya çalışmıştır. Ailelerimiz Arabistan veya Afrika çöllerinde on yıllarını harcayarak çocuklarını okutmaya çalışmıştır. Aynı şekilde bizlerde alın terimizle çocuklarımızı büyütmeye ve okutmaya çalışıyoruz. Her birisi kendi hakkı ile, emeği ile, yeteneği ve başarısı ile öğretmenliğe hak kazanan ve işini en iyi bir şekilde yapmaya çalışan bu insanlara haksız yere azap çektirmenin herhangi makul bir gerekçesinin yoktur.

 “Geç gelen adalet, adalet değildir…”

Yetkililerin soruşturma, inceleme, araştırma veya yargılama sürecini hızlandırmalarını, bu süreci bir an önce bitirmelerini ve öğretmenlerimizin okullarına, sınıflarına, öğrencilerine bir an önce kavuşmasını bekliyoruz. Öğretmenlerimizin görevden uzaklaştırılması üzerinden 2 ay’ı aşan bir süre geçmiştir. Öğretmenler için yapılacak soruşturma, araştırma, inceleme vb süreçler için 2. Ay’ı aşan bir süre yeterli bir süredir. Süreç uzadıkça “görevden uzaklaştırmalar” cezalandırma, yargısız infaz haline geliyor ve yani mağdurlar yaratılıyor. Hiçbir suçu olmadığı halde görevinde uzaklaştırılan öğretmenlerimizin uğradığı maddi ve manevi tahribatı telafi etmek imkânsızdır. Kimse unutmasın ki işten uzaklaştırdığınız öğretmenler robot değil sizin gibi insandır. Geçindirmek zorunda olduğu, bakmakla yükümlü olduğu insanlar var. Çocukları, ailesi, özürlüsü, yaşlısı vb var.  Ev almış, araba almış, beyaz eşya almış, taksiti var, kirada oturmuş kirası var vb. en önemlisi de işten uzaklaştırma alan öğretmenlerimizin geçirdiği manevi sarsıntı var. On yıllarca yemeden, içmeden biriktirip okuttuğumuz ve bin bir sınav ve aşamayı başararak öğretmen olmayı hak eden öğretmenlerimize bu yaşatılanı kabul etmiyoruz.

Siyasilerin Vitrinlik İlgi Ve Duyarlılıkları…

Bazı sorunlar partiler üstüdür. Öğretmenlerimizin sorunlarını çözmek partiler üstü ve hatta siyaset üstü bir konudur. Bu konuda sağ-sol, iktidar- muhalefet bütün parti teşkilatları, belediye yönetimleri ve milletvekillerinin tarafgir bakış açısının yarattığı körlüğü aşmalarını bekliyoruz. Bazı Siyasilerin “ Dostlar alışverişte görsün” misali göstermelik ilgi ve söylemleri yanıltıcı olmaya başladı. Bazı siyasilerin yapamayacağı veya yapmak istemedikleri işler konusun da atıp tutmaları, sahte çözüm vaatleri vermeleri hayal kırıklıklarına neden olmaktadır. Bütün siyasilerin her türlü mağduriyeti ve öğretmen mağduriyetlerini siyasi rant için hammadde yapmadan çözüme odaklanmalarını öneriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının, odalarımızın ve diğer meslek örgütlerimizin, yerel yönetimlerin ve başkanlarının ve mülki amirlerin bu konuda acil ve yapıcı müdahalelerini bekliyoruz. Kaymakamlıklarımızın ve Hatay Valimizin bu konuda çözüm üretmesini bekliyoruz.

Öğretmen Geleceği İnşa Eder

Öğretmenlik mesleğini diğer mesleklerden ayıran en önemli özellik geleceği şekillendirmesidir. Güzel bir gelecek için ciddi hedefi olan toplumlar öğretmenlerine karşı özenli ve saygılı olan toplumlardır. Öğretmene saygı ve gelişmişlik düzeyi biri birini destekler. Bir ülkenin geleceğini güvence altına almada en önemlisi öğrencilerin eğitimidir.  Öğrenci eğitim kalitesi de öğretmenlerimize bağlıdır.  Gelişmiş ülkelerin en önemli özelliklerinden biriside öğretmenine gerekli özen ve saygıyı göstermesidir. Gelişmiş ülkelerde en zeki, başarılı, duyarlı, hassas öğrenciler öğretmen olmaya özendirilir. Ülkemizde ise öğretmeni öğretmen olduğuna bin pişman ediyoruz. Öğretmen olmayı düşünen gençlerin heveslerini ve umutlarını kırıyoruz. İşten uzaklaştırarak, sanki sadaka verir gibi verdiğimiz birkaç kuruş yetersiz maaşı da demoklesin kılıcı gibi başlarında sallandırarak, devamlı işten atılma tehdidi yaşatarak öğretmenlerimizi ve eğitim sistemimizi kalitesizliğe mahkûm bırakıyoruz. Öğretmenlerimiz ülkemizin gelecek ufkunu inşa ediyor. Ülke olarak kafamıza sıkmaktan vazgeçelim. Öğretmenlerden suçlu olan varsa hemen yargıya teslim edin. Yoksa hemen işine iade edin. Bu olumsuz sürecin uzaması sadece olumsuzluğu ve tahribatı büyütür.  Kim neyi, niçin bekliyor?”dedi.

 

Share
840 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?