ÜST REKLAM

logo

reklam

Evgin Dağ YİNE KÜRESEL MEDYA, YİNE KİMYASAL YALANI!


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

 

 

 

Suriye savaşının yedinci yılına girdik.

Yedinci yılda da Hollywood sahnelerini aratmayan setler çekilmeye devam ediliyor.

Bu sahne İdlip’in Han Şeyhun beldesi.

*     *     *     *

Küresel havuz medyası yalanda sınır tanımıyor.

”Katil Esed, Esed rejimi sivilleri vurdu” gibi yalanları yedi yıldır kesintisiz duymaya devam ediyoruz, duymaktan da gına geldi.

İngiltere’nin başkenti Londra’da kurulan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi(SOHR) İngilizler tarafından fonlanan Beyaz Miğferliler, küresel havuz medyası, paramiliter çete hesapları, Türkiye medyası vs. hepsi koro halinde yine aynı yalanı servis etmeye başladılar.

Servis ettikleri haberlerde İdlip’in Han Şeyhun bölgesinde Suriye Halk Ordusunun kimyasal silah kullandığı ve yüzlerce sivilin öldüğü yalanı yer alıyor.

Oysa ki işin aslı bu değil.

İşin aslı, Rus savaş uçaklarının önceki gün yaptığı hava saldırısında Türkiye sınırına yakın bir bölgede bulunan ve paramiliter çetelere ait olan kimyasal depoların imha edilmesi idi.

Depolar imha edilince deponun içinde bulunan kimyasal gaz, etrafa yayılarak bölgede bulunan çete unsurlarını etkiledi.

Her sahnede hemen beliren ”Beyaz Miğferliler” yine bu sahnede de belirdiler ve nasıl bir iman gücü ise elleri çıplak, normal bir toz maskesi kullanarak yaralılara(!) müdahale ettiler.

Neyse…

Bu depolarda sarin gazı bulunuyor.

Sarin gazı 2013 yılında Halep’in Han El Asel bölgesinde, Lazkiye’nin Banyas bölgesinde, Şam’a bağlı Guta’da çetelerin sivillere yönelik kullandıkları bir gaz.

*     *     *     *

TÜİK verilerine göre, 2013 yılında Türkiye’den Suriye’ye toplam 16.026 ton izopropil alkol satılmış.

En fazla satış ise Guta’daki kimyasal saldırının olduğu dönemde gerçekleşiyor.

Bu verileri ben değil, Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) veriyor.

Yani sarin gazının nereden kime gittiği bu verilerden anlaşılabiliyor.

“Peki bu maddeler, Suriye’de rejimin kontrolündeki bölgelere resmi ticaret kapsamında satılmış olabilir mi?” sorusunu akıllara getirse de Suriye ile Türkiye arasında gerçekleştirilen resmi bir satış sözkonusu değil.

Bu soruya Suriyeli yetkililer “Bu mümkün değil.” yanıtı veriyorlar ve gerekçesini de şöyle açıklıyorlar: “Çünkü Türkiye’nin Suriye Devleti ile hiçbir ticari ilişkisi yok.” Suriye yönetiminden yetkililer “Türkiye’den bize en ufak bir malzeme satılmamaktadır” diye kesin bir dille ifade etmişlerdi. Aydınlık, Gazetesi de konuyu Ankara’da araştırmış, Ekonomi Bakanlığı’ndan bir yetkili ile görüşmüştü. Ekonomi Bakanlığındaki yetkili; “Suriye devleti ile ticaretimiz teorik olarak var, ama pratik olarak yok. Suriye ile ticaret sınır kapılarının olduğu tampon bölgelerde yapılıyor” diye yanıt vermişti. Haberde; ”Bu ticaretin yapıldığı sınır kapılarındaki tampon bölgeler, IŞİD, El Nusra ve ÖSO arasında paylaşılmış durumda. Yani, TÜİK verilerinde Suriye’ye ihracat olarak gösterilen Suriye ile yapılan bütün ticaret bu terörist grupların denetiminde yapılıyor.” deniliyor.

*     *     *     *

Durum böyle iken, bu gaz paramiliter çetelerin kontrolündeki bölgelere gidiyor iken, özellikle İdlip’te bu çetelerin onlarca kimyasal veya normal silah deposu bulunuyor iken, ”Esed rejimi sivilleri kimyasal ile vurdu” yalanını servis etmenin tek bir izahı var: Suriye Halk Ordusu çeteleri sıkıştırdığı her vakit, küresel havuz medyası dünyanın dikkatini bu yalana odaklayarak kamuoyu oluşturup paramiliter çeteleri rahatlatmak istiyor.

Yedinci yılına giren Suriye savaşında küresel havuz medyasının bu yalanları tutmuyor artık. Tükendiler, tükendikçe de yalan üretmeye devam ediyorlar!

Share
1073 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...