logo

reklam

“ERKEN YAŞTA EVLİLİKLER ARTIK SON BULMALI”

Ülkemizin genel anlamda büyük bir problemi olan Erken Yaşta ve Zorla Evlilikler konusu İlçemizde ele alındı. Geçtiğimiz hafta Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkilileri İlçemiz Kültür Merkezinde İlçemiz mahalle muhtarlarına Erken Yaşta Ve Zorla Evliliklere yönelik bir eğitim semineri düzenledi. Gerçekleşen seminerde erken yaşta evliliklerin nedenleri, sonuçları ve erken yaşta evliliği önlemek için yapılan çalışmalar konuşuldu.

Mahalle muhtarlarının bu konuya önem vermeleri ve Erken Yaşta evliliklerin son bulması gerektiğini belirten yetkililer eğitim seminerinde;  “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre evlenme sözleşmesi ancak evlenenlerin özgür ve tam iradesi ile yapılır.

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’ne göre çocukların evlenmesi yasal sayılmayacak, asgari evlilik yaşı belirlenecek ve evlilikler kayıt altında tutulacaktır.

Kimler Evlenebilir?

Türk Medeni Kanunu ve İlgili Mevzuata Göre;

*18 yaşını dolduran kadın ve erkek başka bir kimsenin rızası veya iznine bağlı olmaksızın evlenebilirler.

*On yedi yaşını tamamlayan erkek ve kadın anne ve babasının ya da yasal vasisinin izni ile evlenebilir.

*On altı yaşını dolduran kadın ve erkek olağan üstü durumlarda hâkimin izni ile evlenebilir.

Türk Medeni Kanununda Eken Yaşta ve Zorla Evlilikler

Türk Medeni Kanununa göre zorla evlenme iptale tabiidir.  Madde 149/1: Evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği halde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa, eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir.

*Madde 151: Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

Madde 103: Çocuğun Cinsel İstismarı

(1)Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan az olamaz.

(2)Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

Madde 104: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki

(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, on beş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişki de bulunan kişi, şikâyet üzerine iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Dünyada erken yaşta evliliklerin yaygınlığına ilişkin veriler, tüm ülkelerde ortak bir soru formu ile gerçekleştirilen Nüfus ve Sağlık Araştırmalarından elde edilmektedir. Ortak soru formu kullanılması verilerin karşılaştırılmasına olanak sağlamaktadır.

Bu araştırma ülkemizde Hacettepe Üniversitesi, Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmektedir. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA)-2013’e göre 20-49 yaş aralığındaki kadınların %20,8’i 18 yaşından önce, yüzde 3.3’ü 15 yaşından önce evlenmiştir.

Bu oranlar, 2008 yılı araştırmasında %22,2 ve%4,4, 2003 yılı araştırmalarında %27 ve %5, 1998 yılı araştırmasında %32,1 ve %7,6 olarak gerçekleşmiştir.

Erken Yaşta Evliliklerin Nedenleri

Yoksulluk; Erken Yaşta evliliğin en temel sebebi yoksulluktur. Kız çocuklarının ekonomik bir yük olarak görülmesi, başlık parası gibi geleneklerin bazı toplumlarda halen sürmesi, Ailelerin evlilik yoluyla kız çocuklarının daha iyi bir hayat yaşam sürmesini istemesi.

Eşitsizlik; Tüm dünyada ailelerin kız çocuklarına ve erkeke çocuklarına farklı davranması,

Geleneksel toplumlarda kadınların ve kız çocuklarının kendi hayatları ile ilgili karar alma hakkı olmaması.

Ailelerin erkek çocukların hayatları ve geleceklerine daha fazla yatırım yapma eğilimleri.

Eğitim Olanaklarından Yoksun Olması; Okulda geçirilen süre ve erken yaş evlilik arasında güçlü bir ilişki vardır.

Ekonomik kaynakları az olan ailelerin tercihlerini erkek çocuklarını okutmaktan yana kullanması,

Anne- babaların kız çocuklarının hakları, hukuk kuralları, erken yaşta evliliğin yaratacağı sağlık orunları konusunda yeteri kadar bilgi sahibi olmaması,

Ergenlik dönemine giren kız çocuklarının okuldan alınması,

Kız Çocuklarının Korunma İsteği; Geleneksel toplumlarda ebeveynlerin evliliği, kız çocuklarını yabancıların tecavüz, saldırı ve istismarından koruyacak bir yol olarak görmesi,

İç karışıklıklar, şiddet, terör gibi güvensiz ortamın hakim olduğu bölgelerde kız çocuklarına yönelik kaçma, kaçırılma, cinsel istismar tehlikesinin artması sonucunda ailelerin kız çocuklarını erken evlendirmeye yönlendirilmesi.

Gelenekler, Adetler; Erken yaşta evliliğin bazı toplumlarda kuşaklarca süren bir gelenek olması.

Berdel, kan bedeli evliliği, başlık parası, beşik kertmesi geleneğinin bazı toplumlarda sürmesi.

Atasözleri, deyimler ve halk türküleri aracılığı ile bu geleneğin yaşaması.

“Evde Kalırsın” gibi toplumsal baskılar.

Erken Yaşta Evliliklerin Sonuçları;

Eğitim Hayatının Sonlanması; Erken yaşta evlilik kız çocuklarının eğitim hayatlarını sonlanması demektir.

Sağlık Sorunları; Erken evlilik, kız çocukları için erken cinsel ilişki ve erken gebelik demektir.

Her yıl 2 milyonu 15 yaşın altındaki kız çocukları olmak üzere 7.3 milyon kız çocuğu 18 yaşın altında hamile kalmakta ve bu gebeliklerin onda dokuzu evlilik ya da benzeri birliktelik içinde gerçekleşmektedir. Adölasan gebeliklerde anne ve bebek ölüm oranları daha yüksek. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 14 olan anne ölüm oranının yüzde 11’ini 15-19 yaş arasındaki kız çocukları oluşturmaktadır.  Bu oran yıllık 50 bin kız çocuğuna karşılık gelmektedir. Erken yaşta evlilikler, anne sağlığı kadar çocuk sağlığını da olumsuz yönde etkilemektedir.

Adölasan annelerin bebeklerinde ölü doğum ve yeni doğan ölümü vakası görülme riski, 20-29 yaş arasındaki annelerin bebeklerine göre yüzde 50 daha fazladır.

Yoksullaşma; Eğitim olanaklarından yeteri kadar yararlanamamış çocuklar, ekonomik değer yaratamamakta, evlendiklerinde ekonomik özgürlükten yoksun, formel eğitim almamış bireyler olarak kalmakta, bu durum onları da daha da yoksullaştırmaktadır.

Şiddet; Kendilerini koruyamayacak kadar küçük yaşta evlendirilen kız çocukları fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete karşı daha savunmasızdır.

Şiddetin kaynağı yalnızca eşi değil, kaynana, kayınbaba, görümce vb. de olabilmektedir.

Erken yaşta yapılan evliliklerde boşanma oranı daha yüksektir.

Erken Yaşta Evliliği Önlemek İçin Yapılan Çalışmalar;

Mart 2009’da kurulan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) bünyesinde, Nisan 2009’da Erken Yaşta Evlilikleri incelemek üzere bir alt komisyon kuruldu. Komisyon Erken Yaşta Evlilik Hakkında İnceleme yapılmasına dair komisyon raporu yayınladı.

Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Ulusal Çocuk Hakları strateji belgesi ve Eylem Planı’nda erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesine yönelik hedef ve stratejilere yer verilmiştir.  Erken evliliklerle ilgili bilimsel araştırmalar yapma, Nüfus kayıtlarını düzenleme, Kız çocuklarının eğitilmesi, Erken yaşta evlenerek doğum yapan kızların bildirimi, Tüm kesimlere yönelik eğitimler, Müfredatı gözden geçirme, Görsel ve yazılı medyaya ilişkin önlemler, Mevsimlik tarım işçisi çocukların eğitimine ilişkin tedbirler.

Birçok üniversite (özellikle Kadın Çalışmaları bölümleri) sivil toplum kuruluşu, belediyeler, erken yaşta evliliklerin önlenmesine yönelik farkındalık arttırma ve bilinçlendirme çalışmaları düzenlenmektedir.

Erken Yaşta Evlilik Sorunu Nasıl Çözülür?

Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele tüm tarafların işbirliği, sorumluluk alması ve birlikte hareket etmesi ile mümkündür.

Kurumların iş birliği geliştirilmeli ve eylem planı, strateji belgesi vb. ulusal politikalar oluşturulmalıdır.

Erken yaşta evlilikle mücadele yoksulla mücadeledir. Yoksulluk sorunu ile mücadele edilmelidir.

Kız çocuklarının okulda kalma sürelerini artıracak çalışmalar yapılmalıdır.

Kız çocuklarını güçlendirecek, ailede ve toplumda kız çocuklarının gücünü arttıracak çalışmalar yapılmalıdır. Erken yaşta evliliklerin tespiti ve kayıt altına alınmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Kanaat önderleri, din adamları ve dini liderlerle çalışmalar gerçekleştirilmelidir.

Sorunun çözümüne erkeklerin katılımı sağlanmalı, ailedeki erkek bireylerin eğitimine yönelik programlar geliştirilmelidir.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

 

 

Share
424 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?