ÜST REKLAM

logo

reklam

“ENGELLİLERİN SORUNLARI İNSAN HAKLARI SORUNLARIDIR”

İnsan Hakları Derneği Hatay Şubesi Eş Başkan Servet Üstün Akbaba, engellilerin sorununun insan hakları sorunu olduğunu ifade ederek Hatay Down Sendromu Engelliler Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Deniz Doğan ile dernek üyesi İkan Alkan ile Hatay da yaşayan engellilerin kent yaşamında karşılaştığı erişim sorunları üzerine görüşme gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Konu üzerine Eş Başkan Akbaba yaptığı açıklamada; “Sizin gözleriniz var gökyüzünü gören, benim yüreğim var gökkuşağının renklerini bilen” Unutmayalım ki engellilerin sorunu insan hakları sorunudur. Bu ülkede hep yaptığımız gibi 3 Aralık Uluslararası Engelliler Günü, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası geldiğinde takvime haksızlık yapmamak adına yaptığımız birkaç konuşma ile yâd ettiğimiz engelliler gününde yine bir konuşma yapacağız. Bu tür törensel gösteriler yerine engellilerin gerçek sorunlarının tartışıldığı çözüme ulaşıldığı günler, haftalar olmalı. Hatay Down Sendromu Engelliler Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Deniz Doğan ile dernek üyesi İkan Alkan ile Hatay da yaşayan engellilerin kent yaşamında karşılaştığı erişim sorunları üzerine görüşme gerçekleştirdik. Engelli bireylerin kullanabilmesi için hala Hatay ilinde özel denize erişim tesisleri oluşturulmadı. Erişim sorunları olmayan insanlara göre planlanıyor ve tasarlanıyor. Engellilerin denize erişimini sağlayacak bir tesis ve ona bağlı yürüyüş platformu, özel şezlonglar ve özel soyunma kabinleri yok. Yaz mevsiminin başlangıcındayız. Deniz mevsimi engelliler için özellikle önem taşıyor, zira suda yapılan egzersizler engelliler için çok faydalı. Deniz suyunun kaldırma kuvveti tatlı sudan daha fazla olduğu için denizde hareket kabiliyeti artıyor ve egzersizlerin bir kısmının aktif olarak yapılmasını olanaklı kılıyor Samandağ, Arsuz, İskenderun sahili sınırları içinde denize engelsiz erişilebilecek yerlere engelliler için denizle buluşmasını sağlayacak tesisin kurulması insani bir haktır . Ülkemizde imar yönetmelikleri yeşil alanlar, spor ve oyun alanları, sosyal ve kültürel tesis alanları, ibadet yerleri gibi sosyal ve kültürel altyapı alanlarında yapılacak tüm yapı, tesis ve açık alan düzenlemelerinin, engellilerin de ulaşmasını ve kullanmasını sağlayacak şekilde Türk Standardları Enstitüsü standartlarına uygun olarak yapılmasını zorunlu kılıyor. Plajların da bu alanlardan olduğu yadsınamaz. Bir çok ilde erişebilir plajlar olmakla birlikte,Hatay ilimizde bu düzeyde erişilebilir plajlar açısından hâlâ bir çalışma yürütülmemekte . Tesislerin erişebilirliği ne yazık ki halen sadece binaların rampaları ve tuvaletler açısından ölçülüyor.Hatay da tek kolay erişebilinir yer Uluslararası Hava Limanı. Engelli bireylerin denize girebilmesi için kumda ve denizde kullanılabilen engelli şezlongu, denizin içine kadar iniş rampası, kıyıdan denize engelli iniş asansörü gibi düzenlemeler yapılabilinir. Sahil şeridinde uygun olan yerde engelliler için şezlong ve şemsiye ayrılması, engelli araçları için otopark ve bu olanakları gösteren yönlendirme işaretleri yapılması kentimize ayrı demokratik öz katacaktık .Engelli insanlarımızın önündeki tüm engelleri kaldıracak sosyal projeler geliştirmelidir yerel yöneticiler . Braille alfabesi ile fatura göndererek engelliler adına çok büyük bir özveride bulunduğunu düşünen yetkililer, kaldırımlar, otobüsler, yollar, trenler, sokaklar… Hala engel tüm engellilerin önünde. Farkında mısınız? Kentsel dönüşüm nedeniyle bir çok cadde ve sokakta yıkılan binaların önündeki kaldırımlar engelliler dışında diğer vatandaşlar için engel haline gelmektedir .Bu alanlar denetlenmeli yurttaşların yaşamını engelleyen ve tehlike oluşturan sorumlular uyarılmalı. Evlerine, kan bağı ile bağlı olduğu aile bireyleri arasına hapsolmuş engellilerin yaşam alanlarının bu ülkede ne kadar olduğunu bir düşünelim önce ve sonra da toplumun tüm bireyleri olarak bu sorunu ne kadar sahiplendiğimizi… Acımak bir insana yapılabilecek en büyük haksızlıkken bir sosyal sorumluluk gibi herkeste aynı davranış ve aynı tepki. Oysa engel dediğimiz şey hepimiz için pusuda bekleyen tehdittir. Acıyarak, yok sayarak, gözlerimizi başka tarafa çevirerek engeli aşamayız. Bilinmelidir ki, insanlar sadece 3 Aralıkta engelli değil. İnsanın görmemesi, duymaması, yürüyememesi dışarıya çıkmasına ve hepimiz gibi yaşamasına neden engel olsun ki. Sonuçta insan yürekle ve bilinçle insandır. Gözle, kulakla, ayakla değil. Unutmayalım ki, bulutların şeklini bilemeyebilirler ama aynı yağmurda ıslanıyoruz. Aynı gözyaşlarıyla ıslanıyoruz birimiz koşamasak da. Toplumun engelliler ve yaşadıkları sorunlar konusunda duyarlılığını arttırmak, bilgi ve farkındalıklarını geliştirmek hepimizin sosyal sorumluluğudur” ifadelerine yer verdi.

Haber – Foto: Aslı Sağaltıcı 

Share
132 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?