logo

reklam

ENFLASYON NEDİR? PARA NE İŞE YARAR?


Sabah Aslan
deneme@hotmail.com

Bugün Türkiye’nin iç gündemi nedir? Enflasyon zamlar, faizler döviz dalgalanmaları konkordato ilan eden yüzlerce büyük firma, kepenk kapatan on binlerce esnaf, boşalan AVM’ler, ağlayan köylüler, hayvancılıkla uğraşanlar özelleştirmeden mağdur olan işçiler, emekçiler iş bulamayanlar, çalıştıkları halde evini geçindiremeyenler gibi ekonomik problemler işçilerin, emekçilerin günlük hayatta hayat pahalı lığı dediğimiz şeyin ekonomideki adıdır enflasyon. Kısaca özetlemek gerekirse paranın değerinin düşmesi alım gücünün azalmasıdır. Kapitalist sistemde enflasyon, zenginin daha zengin yoksulun daha yoksul hale getirilmesinin yoludur. Zenginin enflasyonu ile yoksulun enflasyonu her zaman farklıdır. Temel tüketim malları sürekli zamlanır. Faturalar ekmek, peynir pazardaki meyve, sebze. Bizler gelirimizin çoğunu bu kalemlere harcarız, henüz krizin ucu görünürken iğneden ipliğe her şeye zam bindirildi. Okullar açıldı masraf büyüdü önümüz kış ayları faturaların can yakacağı kesindir. Evet enflasyon bu politikaların bir sonucudur. Zamların sonucu da doğal olarak enflasyondur. Para bir işlemcidir. Emeği ile tüketimi ortaya devreye koyan bir tahrik unsurudur. Para emeğin devreye konulması sonucu elde edilen mal ve hedefin karşılığıdır. Para bir mübadele unsurudur. Para üretim ve emek karşılığıdır. Pratikte para almadığında gıda, giyim, barınma, güvenlik, sağlık gibi ihtiyaçlar karşılanamayacağı gibi yer altı ve yer üstü kaynakların ortaya çıkaracak emeği de devreye koymak mümkün olmaz. Dolayısıyla üretim ve tüketim faaliyetleri yapılamaz para harekete geçirdiği emeğin ürettiği mal ve hizmetlerin karşılığıdır. Üretimi devreye koyacak paranın başlangıçta karşılığı olmayabilir. Para üretimle birlikte kendi karşılığını ve hatta daha fazlasını oluşturma kabiliyetine sahiptir. Paranın bu özelliği de tıpkı paranın tahrik unsuru olması özelliği gibi. Gerçekler çok acıdır. Türkiye de enflasyon sürekli artış gösteriyor. Ama açıklanan resmi rakamların inandırıcı olmadığını hepimiz biliyoruz. Mutfağın enflasyonu, sokağın enflasyonu, pazarın enflasyonu açıklanandan kat be kat fazla. Halkın nazarında enflasyon yüzde yüzü aşmış durumda. Ama TÜİK olduğu için mecburen bu kurumun rakamlarına itibar ediliyor. Vatandaşta, siyasetçilerde çok iyi biliyorlar ki enflasyon rakamları reel değil körler sağırlar birbirini ağırlar misali, yüzde 200 artmış tavuk fiyatlarının yüzde 150 artmış Salça fiyatlarının yüzde 100 artmış un fiyatlarının yüzde 300 artmış susam fiyatlarının gölgesinde enflasyonun yüzde 25 olduğu yönündeki resmi Ninnilerle avunup gidiyoruz. Büyük propagandalarla ilan edilen bir çok üründe ve firmada yüzde 10’luk indirim kampanyasının da enflasyon inmesinde sıfır etkisi olma gerçeği de ortaya çıkmış oldu. Asıl korkmamız gereken enflasyonun artması değil iflasların artmasıdır. Maliyetler düşmeden enflasyon düşmez. Enflasyonsuz bir hayat görmek dileğiyle.

Sabah Arslan

Share
156 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • PROBİYOTİKLER VE SAĞLIKLI YAŞAM

    30 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    “Probiyotikler “ son dönemde sağlık alanında en çok konuşulan ve tartışılan bir konu olmuştur.” Probiyotik” ne anlama gelmektedir? Aşırı kazanç ve aşırı tüketime dayanan kapitalist üretim düzeninin dayattığı “hazır gıdalarla beslendiğimiz günümüzde, bağırsaklarımızdaki probiyotikler (dost bakteriler) azalarak hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Probiyotikler, sindirim sistemindeki dengeyle birlikte sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmamızı sağlayan dost bakterilerdir. Sağlıklı bir sindirim ve bağışıklık sistemi için vücuda mutla...
  • ABD EMPERYALİZMİNİN KATLİAMLARI

    23 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    ABD, büyük zulümlerle kendisini var etti. Daha kuruluş aşamasında milyonlarca Kızılderiliyi aileleriyle birlikte katletti. İlk aşamada “size huzur, barış ve medeniyet getireceğiz” vaadiyle işe koyulan ABD, sürgüne gönderdiği milyonlarca Kızılderiliye dağıttığı battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırdı. Afrika’dan getirdiği siyahileri köle olarak en ağır işlerde çalıştırıp,yüzbinlerce siyahi köleyi yok etti. Takvimler 6 Ağustos 1945’i gösterdiğinde ise ABD’nin demokrat başkanı Truman’ın emriyle Hiroşima’ya atom bombası atıldı. Bomba sabah sa...
  • ABD EMPERYALİZMİ’NİN SAVAŞ FATURALARI

    16 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Savaş Politikasının ABD'ye Faturası 6 Trilyon Dolar… Bir an durup bu Rakamın Türkiye gibi Kaç Ülkenin Milli Gelirinin Toplamından çok daha Fazla Olduğunu ve ne denli Korkunç Sonuçlar için HARCANDIĞINI kafanızda CANLANDIRMAYI deneyin… Habere göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) 11 Eylül saldırılarından bu yana "Teröre Karşı Savaş" kapsamında 1,5 Trilyon Dolar harcadığını iddia etse de George W. Bush'un başlattığı teröre karşı savaş politikasının Amerikan hükümetine 2019 itibariyle neredeyse 6 Trilyon Dolara Mal Olacağı belirtiliyor… P...
  • KUZU POSTUNA BÜRÜNMÜŞ KURT

    11 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    "Modern çağda İşçi Sınıfının benimsediği akım Sosyalizm’dir. İşveren Sınıfı Antika egemen sınıflar gibi, halkın benimsediği akımı, yani Sosyalizmi ele geçirmenin yollarını aradı ve buldu. İslam Tarihinde Tefeci-Bezirgânlar nasıl Hazreti Muhammed’in fakir fukara ile ve kölelerle kurmuş olduğu Müslümanlığı savunuyormuş gibi görünerek baltaladılarsa, tıpkı öyle, Modern Tarihin sömürücü İşveren Sınıfı ile Büyük Toprak ve Mülk Sahipleri Sınıfı, fakir fukaranın dört elle sarıldığı son umudu Sosyalizmi savunuyormuş gibi görünerek baltalamanın yoll...