EMEKLİLER MİLLİ GELİRDEN DAHA FAZLA PAY İSTİYOR - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

şişli escort

Ahmet Kaya

SON DAKİKA
AfrodizyakBahis Siteleri

EMEKLİLER MİLLİ GELİRDEN DAHA FAZLA PAY İSTİYOR

Bu haber 03 Temmuz 2018 - 8:27 'de eklendi ve 220 kez görüntülendi.

    

Türkiye’de, 28 Haziran 4 Temmuz tarihlerin arasındaki hafta emekliler haftası olarak kutlanmaktadır. Bu hafta içinde, ülke yönetiminde söz sahibi kim olursa olsun, mikrofon uzatıp, emeklilerle ilgili soru sorduğunuz yetkililer, emeklilerin bu ülkenin kalkınmasına büyük emek verdiklerini, bu emeklerinin karşılığını fazlasıyla almaları gerektiği cevabını vereceklerdir. Yine aynı yetkili şahıslar, emekliler çok daha fazlasını hak ediyorlar, ancak devletimizin olanakları sınırlı olduğu için daha fazlasını yapamıyoruz diyecek ve kaynak olmamasının suçlusu olarak da, geçmiş iktidarlar ile bürokratları göstereceklerdir

Emekliler Sorunlarının Çözümü İçin Şu Taleplerinin Karşılanmasını İstiyor;

  • Emekli aylıklarının alt sınırı Türkiye’nin yaşam koşullarına uyumlu hale gerilmelidir.
  • Aynı koşullarda emekli olanların aynı emekli aylığı alması sağlanmalıdır
  • Emekli aylıklarının artışında sadece enflasyon değil, milli gelir artışı da hesaba katılmalıdır.
  • Emekli aylıkları iyileştirilmeli, aylık bağlama oranları eski düzeye çekilmeli, güncelleme katsayısında milli gelir artışının tümü dikkate alınmalıdır.
  • Emeklilerin sendikal haklarını kullanmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  • Emeklilerden alınan sağlık katkı paylarına son verilmelidir.
  • Emeklilere seçim rüşvet niteliğinde 1000’er lira değil, brüt asgari ücret miktarında, iki ikramiye ile kış aylarında yakıt yardımı verilmelidir.
  • Yerel yönetimler emeklilere hizmet verecek, tesisleri kurmalı, emeklilerin dinlenebilecekleri, sosyal etkinliklerde bulunabilecekleri emekli evleri mutlaka hayata geçirilmelidir.
  • Hasta ve yaşlı insanların evde bakımı için, gerekli birimler oluşturulmalı bu alanda hizmet verecek uzman kişiler görevlendirilmelidir.
  • Emeklilik dönemine hazırlık için psikolojik destek ile yaşlılıkta karşılaşılan sağlık sorunları hakkında bilgilendirme yapacak birimler oluşturulmalı, Tıp Fakültelerinin Geriatri bölümleri bu hizmetleri vermek üzere devlet tarafından desteklenmelidir.

Emekli bankacı, emekli tarım işçisi, emekli demir ve çelik işçisi emekli haftası ile ilgili şunların söylediler.

Banka emeklisi Ahmet Seçkin “Emekliler enflasyon oranında zam alamamaktadır. Diğer taraftan Türkiye’nin büyüme oranı maaşlara yansımamaktadır. Emekliler aldıkları ücretlerin düşüklüğünden ötürü yaşadıkları semtlere hapis olmaktadırlar. Emeklilerin daha iyi bir yaşam alanı için yaşadıkları mahallere sosyal aktiviteleri artıracak alanların yapılması gerekmektedir.” Bünyamin Bayra ise Demir ve Çelik sektöründen emekli olmuş Türkiye’de iki tür emekli olduğuna dikkat çekiyor. “Türkiye’de tek tür emekli yoktur. Türkiye’de İşçi ve Memur emeklileri vardır. Emeklilerin büyük bölümü ben yüzde doksan diyorum, bankalardan kredi çekmişlerdir. Emekliler borçlarını ödeyemiyor ve içine kapanmışlardır. Birinci husus budur ve düşünülmesi gerekir. İkinci husus İntibak yasasının çıkması gerekir, 2000 öncesi emekliler çıktı, sonrakilere çıkmadı, ha çıktı, ha çıkacak diye bekletildi. Bu yalanlara artık inanmıyoruz. Üçüncüsü ise memur emekliler toplu görüşmeler yapılıyor, biraz yüksek tutulması gerekiyor, işçi emeklileri ise enflasyona göre değerlendiriliyor. Enflasyon dışında milli gelirden pay alması gerekir” dedi.

Hasan Yılmaz, demir çelik fabrikalarından emekli olmuş ve emeklilerin ülkenin kalkınmasında büyük emeklerinin olduğunu söylemektedir. “Ülkemiz ve dünya ölçeğinde kalkınmanın ise emeklilerin emeği ile olduğunu belirteyim. Emeklilerin ülkenin kalkınmasında önemli rolü var, o zaman ülkenin gelirlerinden aylıklarına yansıması gerekmektedir. Emekli maaşları günün koşullarına göre düzenlenmelidir. Asgari ücretten az emekli maaşı olmamalıdır. Yani emeklilerin yaşam koşullarının düzeltilmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir.” Tarımdan emekli Şaban Gözcü ise bir tek isteklerinin olduğunu onun da emekli aylıklarının artırılması ve insan gibi yaşayacakları bir maaş almaları olduğunu belirtmektedir.

Süleyman Çelik, emekliliğin tadını bir türlü alamadıklarından yakınmaktadır. “Ömrümüz gelip, geçti ama bir türlü emekliliğin tadını alamadık. Emekli olunca rahat ederiz diye emekli olmuştuk. Ben ikibin yılında emekli oldum, intibak yasasından yararlanamadık, çok mağdur olduk. Gelen enflasyon, zamlar hep emekliyi vurmaktadır. Gelen zamlar nasıl bir güneşin karı erittiği gibi bizim emekli aylıklarını gelen zamlar eritmiştir. Elektrik, su, gaz gibi girdilere aylığımız yetişmiyor, artık geçinemez hale geldik. Emekli zamlarından çok para alan çok, az para alan az almaktadır. Bizim önerimiz ise maaşları az olanlara biraz daha fazla zam yapılması doğrultusunda olmalıdır. Ülkenin ve milletin huzuru elbette önemlidir, ama emeklinin de huzurlu ve mutlu olması hakkı değil midir? Avrupa’nın emekli ülkemizin her yerini geziyor, eğleniyor ama biz bir yere çıkamadığımız gibi bir arkadaşımıza bir yemek bile ısmarlayamıyoruz. Devlet bütçelerinden bize de yansıması olsa daha iyi olur. Köylümüz, çiftçimiz elbette perişan ama biz daha perişanız.” Diyor.

Emeklilerle ilgili disk’in araştırma raporu ne diyor?

DİSK Araştırma Dairesi (DİSK-AR) tarafından hazırlanan Türkiye’de Emeklilerin Durumu başlıklı raporu, emeklilerin durumunu ve demografik yapısını, emekli aylıklarının büyüme oranları ile asgari ücret karşısındaki durumunu, emeklilerin yaşadıkları ekonomik sıkıntıları ve çalışan emeklilerle ilgili detaylı bilgiler içermekte olup, söylenenlerin gerçekleri yansıtmadığını açıklıkla ortaya koymaktadır.

İşte DİSK-AR’ın bahsi geçen raporundan önemli başlıklar.

“• Ülkemizdeki emeklilerin yüzde 71’i 56 ve daha yukarı yaştadır. Bu durum Türkiye’nin genç emekliler ülkesi olduğu yönünde yapılan propagandanın temelsiz olduğunu göstermektedir. Emeklilik yaşının yükseltilmiş olması nedeniyle emeklilerin yaş ortalaması önümüzdeki yıllarda daha da yükselecektir.

  • Emeklilik yaşının yükselmesi, yıl ve prim gün sayısını tamamlayanların yaş koşuluna takılması nedeniyle büyük mağduriyetler ortaya çıkmaktadır. Bu durumda olan emekliler kıdem tazminatlarını alıp işten ayrılmakta veya çıkarılmaktadır. Emeklilikte yaşa takılanlar emekliliğe kadar daha güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmaktadır. Emeklilikte yaşa takılanlar sorununun çözülmesi ve bu mağduriyetin giderilmesi gerekiyor.
  • Çalışan ve iş arayan emekli sayısı hızla tırmanmaktadır. 2003 yılında 1,5 milyon olan çalışan ve iş arayan emekli sayısı 2017 itibariyle 4 milyonu aşmıştır. Çalışan ve iş arayan emeklilerin sayısının giderek artmasının temel nedeni emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek seviyede olmaması ve giderek düşmesidir.
  • Emeklilerin yaşadığı bir diğer önemli sorun aynı koşulları yerine getirerek emekli olanların sırf farklı dönemlerde emekli olmaları nedeniyle emekli aylıklarındaki büyük farklılıklardır. Aynı hizmet yılı ve prim gün sayısı ile emekli olanlar arasında emekli aylıkları açısından büyük uçurum söz konusudur.
  • 5510 sayılı yasa ile emekli aylıklarının hesaplanma ve artırılma yönteminin değiştirilmesi nedeniyle emekli aylıkları giderek düşmektedir. Bilindiği gibi 5510 sayılı yasa ile emekli aylıkları güncelleme katsayısı değiştirildi ve daha önce milli gelir artışının yüzde 100’ü hesaba katılırken artık yüzde 30’u dikkate alınmaya başlandı.
  • Emekli aylıklarının güncellenmesinde milli gelirin tamamını hesaba katılmasından vazgeçilmesi ve sadece yüzde 30’unun hesaba katılması nedeniyle emekli aylıkları milli gelire göre yüzde 34 geriledi. Emekliler bu ülkenin vatandaşı değilmiş gibi Örneğin ekonomi 2017’de yüzde 7,4 büyüdü diye açıklandı. Bunun emeklilerin ilk aylık hesaplamasına yansıması 2,2 olacak. Böyle adaletsizlik olur mu?
  • Emekli aylıklarının ilk hesaplanmasında milli gelirin sadece yüzde 30’u hesaba katılırken, artırılması sırasında hiç dikkate alınmıyor. Örneğin 2017’deki 7,4’lük büyüme emekli aylık artışlarına yansımayacak. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.

Emekli aylıklarının bir diğer önemli unsuru olan aylık bağlama oranları da değiştirildi. Emekli aylıklarının alt sınırı ortalama aylık kazancın yüzde 35 ile 40’ı olarak saptandı. Bu durum ortalama emekli aylıklarının asgari ücretin yüzde 35-40’ına kadar gerileyeceği anlamına geliyor. Nitekim ortama emekli aylıkları asgari ücrete göre önemli gerilemeler kaydetti. 2002 yılında ortalama emekli aylıkları asgari cüretin yüzde 32 üstünde iken 2017’de asgari ücretin yüzde 6 altına geriledi. Emekli aylıkları asgari ücret karşısında yüzde 28 geriledi.

  • Emeklilerin hak sahiplerine bağlanan aylıkların alt sınırları içler acısı durumdadır. Raporda da görüleceği üzere hak sahiplerine bağlanacak aylıkların alt sınırı 2018 için 225 TL’ye kadar gerilemektedir.”
  • Haber – Foto: Ümit Sağaltıcı
Rize araç kiralamaRize evden eve nakliyat Uşak evden eve nakliyatSiirt evden eve nakliyatSakarya evden eve nakliyatKahramanmaraş evden eve nakliyatNevşehir evden eve nakliyat