EKOLOJİ ÖRGÜTLERİNDEN ÇEVRE GÜNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

sanal ofisweb tasarım ankaraistanbul travestileri
SON DAKİKA

EKOLOJİ ÖRGÜTLERİNDEN ÇEVRE GÜNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI

Bu haber 08 Haziran 2021 - 9:56 'de eklendi ve 197 kez görüntülendi.

Ekoloji Birliği Gençlik Meclisi, Doğanın Çocukları, Direnişin Renkleri, Liseli Serüvenciler Mor Dayanışma Kadın Derneği, Yarınlar Hareketi, Akader, Halkevleri 5 Haziran Dünya Çevre günü dolayısıyla bir basın açıklamasında bulundular. Çevre Örgütleri adına açıklamayı Selver Büyükkeleş okudu.

Büyükkeleş yaptığı açıklamada; “1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’n da alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. O günden sonra her yıl dünyanın her yerinde kutlanan veya çeşitli eylem /etkinliklerin gerçekleştiği bir gün haline geldi. Bizler için Dünya çevre günü kutlanması gereken bir günden öte, gezegenin tümünde yaşayan çevre sorunlarının nedenleri ile birlikte dile getirildiği, çözüm arayışlarının ortaya koyulduğu bir gün. 5 Haziran tarihinin, uzun yıllara dayanan ekoloji mücadelesinin özneleri açısından böyle bir anlamı var.

Büyümekte olan ekolojik yıkımın çeşitli etkilerini yaşamaya devam ediyoruz. Biyolojik çeşitliliğe karşı yapılan saldırıların bir sonucu olan Korona virüsün etkileri günlük yaşamı felç etmeye devam ediyor. Virüsün dünyanın tamamına yayılmasına neden olan sermaye temsilcileri, halkların vergileri sayesinde üretilen aşıların patentini vermiyor. Hastalığı yaymış olmaları yetmiyormuş gibi, aşının herkese ulaşmasını da engelliyorlar.

Kapitalizmin üretim/ tüketimiliş kilerinin bir sonucu olan iklim krizi, kritik seviyeleri çoktan geçti. Artık dünyanın her noktasındaaşırıiklimolaylarınabağlıbüyükyıkımsüreçlerigerçekleşiyor. Hava kirliliği, su kıtlığı, zehir içeren gıda gibi olgular, günlük yaşamı kuşatarak nüfusun büyük çoğunluğunu yaşayamaz hale getiriyor.

Dünya nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan yoksullar, yıkımın sonuçlarından olumsuz etkilenirken, nüfusun küçük bir kısmını oluşturan zenginler sömürü üzerine inşa ettikleri korunaklı yaşamlarına devam ediyorlar. Yani içinde yaşadığımız çevrenin olumsuz etkileri herkese eşit yansımıyor.

Tüm canlılar için adil /eşit bir yaşamı kurabilmek için ekolojik hassasiyetlere sahip bir toplumsal yaşama ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Uluslar arası güçlerin /devletlerin güncel çevre politikaları doğanın içine girdiği yıkım sürecini durdurabilecek bir kapasiteye sahip değil. Aşılması halinde hukuki hiçbir yaptırımı olmayan emisyon hedefleri ile halkları kandırmak istiyorlar. Ancak biliyoruz ki fosil kaynaklardan, beton /asfalt politikasından, endüstriyel tarım ve hayvancılıktan, denizler ve ormanlar üzerinde kurulan baskıdan vazgeçilmediği sürece ekolojik yıkımı durdurmak mümkün değil.

Bizler dünyanın her noktasında mücadele eden doğa ve yaşam savunucuları olarak, ekolojik bir toplumsal yaşamın mümkün olduğunu biliyoruz.

Ekoloji Örgütleri olarak, tüm doğa ve yaşam savunucularını çevreye duyarlı olmaya çağırıyoruz.” İfadelerine yer verdi.

Haber- Foto: Aslı Sağaltıcı