Eğitimci Sami ASLAN Hazırladı… “HASTALIK VE İLAÇ LOBİSİ”NİN AYAK OYUNLARI - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

Eğitimci Sami ASLAN Hazırladı… “HASTALIK VE İLAÇ LOBİSİ”NİN AYAK OYUNLARI

Bu haber 18 Mart 2020 - 9:17 'de eklendi ve 1.385 kez görüntülendi.

Ne zaman doğruları haykıran aykırı bir düşünce ortaya çıksa, çıkar ve rant lobisi hemen ezmeye kalkıyor. Bilim, medya ve meslek kuruluşları yoluyla aykırı düşünceleri baskıyla sindirmek ve tasfiye etmek. Halkın kafasını karıştırıyor diye Galileo’yu mahkemelerde süründüren Engizisyon anlayışı kol geziyor. Bilim, meslek odaları ve medya üzerinde hakimiyet kuran küresel oligarşinin uzantıları, kendi imparatorluğunu tehdit eden herkesi engizisyon anlayışı ile yargılıyor ve mahkum ediyor.

Sebep; hastalık lobisinin satışlarındaki ciddi azalma. Sebep;Hastalık imparatorluğunun çökme riski. Küresel plana göre toplumu hasta eden, sağlığa zararlı kola, fastfood, GDO mısır şekeri… gibi zararlı maddeleri ifşa eden ve halkı uyaranlar susturulacak. Bu kuruluşlar, sanki hastalık lobisinin (uluslararası ilaç ve gıda şirketlerinin) yılmaz neferleri. Bundan böyle, hastalık lobisinin neferleri tarafından sağlığa zararlı olan gıdalar konusunda halkı uyaran, tavuk, fastfood, kola, katkı maddeleri… Hakkında konuşan insanlar susturularak etkisiz hale getirilecek.

Hastalıktan beslenen rant ve çıkar cephesi “kurban” istiyor. Nedeni çok basit: Yüzlerce milyar dolarlık pazarın sağlık ve doğal beslenme adına küresel sektörlerden köylünün cebine gitme riskinin artması. Herkes evinde yoğurt peynir yaparsa, doğal gıda için marketler yerine köylere giderse, sağlığa zararlı içki, sigara, fastfood, kola ve diğer paketlenmiş zehirli gıdalardan kaçarsa, milyarlarca dolar halkın cebinde kalır.

Sağlıklı bir toplumun hastalık harcamalarının azalması da hastalık lobisini çökertir. İşte kopartılan fırtınanın nedeni bu. Yıllardır kurdukları medyada gece gündüz yapılan bilim dışı şarlatan reklamlara ses çıkarmayan ve göz yumanlar, halk sağlığı için çırpınan bilim insanlarına tahammül edemiyor.

1990 yılında şeker hastası sayısı 1 milyondu. Bugün ise 12 milyon. Bu durum resmen milli felaket. Yarın askere alacak sağlam insan kalmayacak, uyanın. Artan hastalıklar milli güvenlik için en büyük tehdit. McKinsey Global Institute’ ın bir raporuna göre obezitenin küresel faturası sigara, savaş ve terörizmin faturası kadar, yani 2 trilyon dolar.

Patlama yapan ve yıllık maliyeti 10 milyar doları bulan şeker hastalığının en önemli nedeni olan GDO’lu mısır şekerini satanları mahkemeye vermek yerine, hastalıkları önlemek için çırpınan Karatay Hocayı mahkemeye vermek, balans ayarı çekmek, sindirmek, susturmak kimin işine yarıyor? Bizi hasta eden yaşam tarzının mimarları, karşı çıkanları böylece tasfiye ediyor.

Şeker ilaçlarına kaç milyar dolar harcıyoruz haberiniz var mı? Şeker hastalığı dev bir sektör oluşturdu. Gizli şekeri teşhis edeceklermiş. Siz önce patlama yapan şeker hastalığını önleyin. Mahkemeye verecekseniz, öncelikle bizi şeker hastalığına mahkûm edenleri verin.

Şeker hastalığının önlenmesinde, mısır şekerinin yasaklanmasında Canan Hoca kadar, Yavuz Dizdar Hoca kadar, Ahmet Rasim Hoca kadar halkı aydınlatan oldu da biz mi görmedik?

Bilim adamları keşfettiği ile gündeme gelir, sağlık felaketlerinde halkı uyarmasıyla tanınır. Bilim dünyamız şimdiye kadar neyi keşfetti, ülkeye ne kazandırdı ve bunları kim tanıyor? Bilim ve aydın dünyamız, akıllı telefonlarla caka satmaktan başka ne yapıyor?

Başkalarının yaptığı araştırmaları sanki kendi yapmış gibi ballandıra ballandıra anlatmak, başkasının keşfettiği ilaç, aşı ve teknolojiyi sanki kendi keşfetmiş gibi fiyaka yapmak kime ne kazandırıyor?

Gizlenen acı gerçek şu: Bu Engizisyon anlayışı yüzünden 60 yıldır penisilin ve insülin üretmekten aciz durumdayız.

Kendine güvenen bilim adamları, mahkemelerde değil kongrelerde konuşur. Halkı aydınlatmak  çıkar TV’lerde tartışır. Yabancı bilim derneklerine sığınarak, onların rehberlerine güvenerek bilim ilerlemez. Dün “yumurta, tereyağı zararlı” diyorlardı, bugün ‘helal olsun yiyin’ diyorlar.

Bu millet, canını ve her şeyini riske atarak halkı uyaran,  hastalıkları önlemek için cansiperane çırpınan evlatlarına sahip çıkacaktır. Çünkü bu yaşam savaşında kör ve sağır bırakılan toplumu, bu fedakâr bilim insanları koruyacaktır.

Bilimde aykırı fikirleri engizisyon kafasıyla susturmaya çalışanlara, bilimi mahkemede arayanlara, 4600 yıl önce yazılan tıbbın ilk yazılı metnini bir kere daha hatırlatalım: “Süper doktorlar hastalıkları önler, vasat doktorlar erken teşhis ve tedavi eder, adi doktorlar ise hastalıktan çıkar sağlar.”Herkes grubunu ve cephesini belirlesin!

Kaynak: Doç. Dr. Kemal Yeşilçimen

Sami Aslan
Sami Arslandeneme@deneme.hotmail.com