ÜST REKLAM

logo

reklam

Eğitimci Hüsamettin Kazan REFERANDUM


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

 

 

‘’Referandum;  süreci -sonucu ve etkilerini’’ ‘’çemberlerin dışına çıkarak’’ (objektif olarak)   tahlil etmeye çalışacağım.

‘’Süreç’’  ile başlayalım.

1982 Anayasası’nın 18 maddesinde değişiklik yapılmak istendi. Ancak, anayasa maddelerinin değişmesi diğer kanunlardan farklıydı.  Anayasa değişikliği, mecliste ‘’367’’ oy ile kabul edilmezse ‘’halkoylaması’’nın yani ‘’referandum’’un yapılması gerekiyordu. Meclisteki oylamada ‘’367’’ bulmayınca da  halka sormak icabetti. Referandum (halkoylaması ) için 16 Nisan 2017 Pazar günü için tarih belirlendi.

Referandum çalışmalarına başlandı. ‘’Evet’’ cephesinde de ‘’Hayır’’ cephesinde de ‘’ittifaklar’’ kuruldu. Ana argümanlarla beraber, bölgesel (yan) argümanlar da süreç içinde şekillendi.

‘’Hayır’’ çalışmasının ana argümanları: ‘’Tek Adam- Diktatör’’

‘’Evet’’  çalışmasının ana argümanları: ‘’Güçlü Türkiye’’- ‘’Sevdamız Millet’’

Evet – hayır  çalışmasının bir de yan  (bölgeden bölgeye değişen) argümanları var.  Evet – hayır  çalışmasının yan argümanları şu şekilde oldu.

Hayır cephesini;  ‘’Türkiye Suriye olacak’’ söylemine karşı ;  Evet cephesi: ‘’Güçlü Türkiye’’

Hayır, cephesinin; ‘’Esad anayasası’’  ‘’Baas rejimi’’ eleştirilerine karşı; Evet cephesi ‘’Türk tipi başkanlık sistemi’’

Hayır cephesinin;  ‘’Türkiye bölünüyor.’’ ‘’Eyalet sistemi’’ eleştirilerine karşı: Evet cephesi ‘’Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Dil’’

Hayır cephesinin; ‘’Ekonomik Kriz’’ söylemlerine karşı: evet cephesi‘’kriz ekonomide değil’’, ekonomin önünü tıkayan siyasi sistemde’’

Hayır cephesinin;  ‘’terör örgütleri de başkanlık sistemi istiyor.’’söylemine karşı: Evet cephesi; ‘’terör örgütleri hayır cephesine de destek verdiğini söylüyor. ‘’

Hayır cephesinin; ‘’Rejim değişiyor. Cumhuriyet elden gidiyor’’.söylemine karşı: Evet cephesi cevabı;  ‘’Rejim tartışmaları 1923’te bitmiştir. Rejim değil hükümeti kurma yöntemi değişiyor.’’

Hayır cephesinin ‘’Atatürk-  Mustafa Kemal ve İzmir’in dağları’’ sembollerine karşı; Evet cephesi; ”İzmir’in dağları” herkes tarafından  sevilen bir marş, askeriye ve okullarda öğretilen ve sıkça söylenen bu marşın propaganda aracı olarak kullanılmasını doğru bulmadılar.  Ayrıca Mustafa Kemal ile beraber  ‘’Osmanlıyı’’  da bir değer olarak kabul ettiklerini de belirttiler.

Referandum sürecinin gelişimi genel hatları ile böyle iken sonucu (tartışmalı olarak) şu şekilde oldu.

Yüzde 48,59 ‘’hayır’’ oyuna karşı;  yüzde 51.41 ‘’evet’’ ile 18 maddelik anayasa teklifinin kabulü yönünde oldu.

İlçemizde ise seçim sonucu  yüzde 92.27 ‘’ hayır’’ –   %7,63 ‘’ evet’’ şeklinde oldu.

Referandumun Türkiye’deki ve dünyadaki etkilerini yazmayı zamana bırakıyorum. Sonuçların ‘’ilçemize  etkileri’’ üzerinde durmaya çalışacağım.

Referandum sonrasında ilçemizi   korku ve karamsarlık havası kapladı. Günyüzü görmeyen insanımızı her zaman korkutan ve karamsarlığa sürükleyen bir şeyler var. Referandumun sonrasında ilçemizde  oluşan  korku ve karamsarlığın  nedeni  Samandağ’ında etkin olan ”fısıltı siyasetinde” söylenenler. Birileri sistematik olarak İnsanımızı ‘’ ‘’Evet’’ çıkarsa sizi kesip denize atacaklar!’’  diye korkutmuşlar. Bu söylemler ile  Türkiye geneli referandum sonuçlarını gören insanımızın kendilerini  nasıl hissetmelerini bekliyorsunuz.

Daha önce de:  Suriye savaşının ilk yıllarında insanımıza bol bol kafa kesme görüntüsü gösterip; ‘’İŞİD  sizi kesecek.’’ diyorlardı. Diyen de bu yörenin insanları. Neden söylediklerini yazmayı da zamana bırakıyorum.

Bana bu söylentiler  ulaştığı zaman da  şu yorumlarda bulunmuştum. Varsayalım ki IŞID Reyhanlı sınırından geçti. Reyhanlı- Samandağ arası üç ilçe var.  Bunlardan biri de merkez Antakya ilçe.  Hiç bir engel ile  karşılaşmayacak mı?  Onlara , devlet, polis,  asker  müdahale etmeyecek mi? Diyelim ki ; devletin ve güvenlik güçlerinin, şu veya bu nedenle müdahaleleri yetersiz kalacak.  Defne -Samandağ ve Antakya ve Arsuz’un toplam nüfusu yarım milyonun çok üzerinde.  Bir örgütün kaç adamı olması lazım ki  toplamda bir buçuk milyonun yaşadığı alanı işgal edebilsin.

Onu da geçtik. Bir buçuk milyonluk bir alana müdahale olacak  ülkedeki ve dünyadaki güçler sessiz kalacak. Büyütülen korkuyu çok da olası görmedim. Zamanla böyle bir korkunun yersiz olduğunu anladık

Zaman geçti.  ISID  gündemden düştü.

Şimdi referandum geçti. İnsanımız ‘’ denize dökülme korkusu” yaşıyor. ‘’Gerçi bu denize dökmeyi başka bir siyasiden daha duymuştuk; ‘’ Hayır’’ çıkarsa düşmanı denize dökmüş gibi sevineceğiz.’’

Siyasi dil, korku- korkutma üzerine  oldukça böyle durumlar ile karşılaşmaya devam edeceğiz.

Bizler ”insan” eksenli anlayışa sahibiz. Küfür- aşağılama – düşman gösterme -tehdit etme- hakir görmeyi  kim yaparsa yapsın doğru bulamayız.

 

 

 

 

Share
743 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...