ÜST REKLAM

logo

reklam
23 Kasım 2016

EĞİTİM SEN: SON SÖZÜ DİRENENLER SÖYLER!

”Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce alınan kararlarda da belirtildiği üzere “Kanunen, sendikasının aldığı karara uyan bir öğretmene ceza verilemez. Bu, Uluslararası Çalışma Örgütü(İLO) sözleşmesinde de yazılıdır, anayasal bir haktır, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de kararı bu yöndedir. Bu, bakanlığın kendi yazışmalarına da ters bir durum. O zaman neden bu İLO sözleşmelerini imzaladınız? Biz öğretmenler olarak bu sözleşmelere ve kararlara uyarak, sendikamızın aldığı bir kararı uyguladık. Kanuni haklarımızı kullanıp gerekli davaları açacağız” dediler.

15146803_1540283019319065_255175221_o

Açığa alınmalar ile ilgili açıklama yapan Eğitim ve Bilim Emekçileri şöyle devam ettiler ”Haklarında açılmış adli ya da idari soruşturma dahi olmayanlar, hiçbir somut ve hukuki delil ileri sürülmeden, tamamen hükümetin siyasi tasarrufuyla işten atıldı.

Daha önce yayınlanan 675 sayılı KHK ile kamudan 10 bin 131 kişi daha haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edildi. Milli Eğitim bünyesinden 2 bin 219, yüksek öğretim alanından ise 1267 kişi daha ihraç edildi. İhraç torbasının içerisinde yaşamı boyunca emek, demokrasi ve barış mücadelesinde en ön safta yer almış şube başkanlarımız ve üyelerimiz de yer aldı.  Üniversitelerde 50/d’ye karşı yürütülen mücadelenin neferleri olan, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” diyerek barış talep eden, hükümetlerin makbul gördüğünü değil, doğruyu, gerçeği ifade eden akademisyenlerimiz ihraç edildi. Okul sıralarında öğrencilerine dürüst, demokrat, ayrımcı olmayan insanlar olmayı telkin eden, onlara onurlu gelecek bırakacağı sözünden asla geri adım atmayan öğretmenlerimiz ihraç edildi.”

Eğitim Sen: bunun adı darbedir, faşizmdir!

Eğitim ve Bilim Emekçileri, yaşanan gelişmelerinin tamamen keyfi olduğunu ve bu sürecin adının tam olarak darbe ve faşizm olduğunu belirttiler. Alanda 71 gündür keyfiliğe ve hukuksuzluğa karşı direnen Eğitim ve Bilim Emekçileri son olarak ”AKP kararlı ve ısrarcı şekilde herkese bir mesaj vererek, “Türkiye’de hukuk yok, demokrasi yok, can güvenliği yok, barış yok, adalet yok, iş güvencesi yok!” dedi. Özgür basına yönelik darbe daha ileri bir boyuta taşındı. Haber ajansları, dergiler, gazeteler kapatıldı. Basın yayın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğüne kilit vuruldu; 676 sayılı KHK ile yandaş sendikanın önerisi hayata geçirildi. Hali hazırda zaten demokratik olmayan rektörlük seçimleri kaldırıldı, doğrudan atama sistemi getirildi. Milli İrade üniversitelerde de tecelli bulmuş oldu!

Avukatlara sınırlama, hakimlere tutuklama kolaylığı getirildi.  Kamuda liyakat değil, mülakat; kadrolu değil, sözleşmeli istihdama geçildi. Devlet memurluğundan çıkarma hükümleri esnetildi, muğlaklaştırıldı. Kısaca AKP, savcı oldu, hakim oldu, rektör oldu, polis oldu!

Yani devlet parti bütünleşmesi tamamlanmış oldu!

Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki, bunun adı tek kelimeyle darbedir, bunun adı faşizmdir! Herkes bilmelidir ki bizler bu sendikaları kapılarına vurulan mühürleri söküp atarak kurduk. Bugün de tüm üyelerimizle el ele vererek, birbirimize kenetlenerek yarınlarımıza vurulmak istenen mühürleri söküp atacağımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır!

Bizler bu topraklarda emeğin hakları, barış ve demokrasi için mücadele etmenin zor, bedelinin ağır olduğunu ne kadar iyi biliyorsak, son sözü söyleyenlerin de mücadele edenler olduğunu o kadar iyi biliyoruz.  Onursuzca yaşamayı tercih edeceğimizi sananların yüzüne bu gerçek tokat gibi çarpacaktır.

Son sözü biz söyleyeceğiz! Direne Direne Kazanacağız!” ifadelerini kullandılar.

 

 

 

Share
611 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?