EGEMEN EMPERYALİST GÜÇLERİN YENİ PLANLARI - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

EGEMEN EMPERYALİST GÜÇLERİN YENİ PLANLARI

Bu haber 10 Eylül 2020 - 18:42 'de eklendi ve 421 kez görüntülendi.

Hazırlayan: Sami Aslan

Günümüz kapitalist dünyanın önemsediği şey artık iletişim değil, metaya dönüştürülebilir iletişim, veri ve bilgi ticareti.

Tek mesele bu da değil tabi. Gözetim toplumunu ya da tekno-faşist devleti geliştirmek. Bu anlamda insan teknolojisi, özellikle de şimdilerde e-ticaretinden evden çalışmaya ve uzaktan eğitime, yasaklı sokakları drone’larla gözetlemeden işçilere takılması planlanan elektronik prangalara, ortaya çıkarılan robot polislere ve çiplere kadar sayısız pek çok alanda hız verilen dijitalleşme ve dijital teknolojiler, hem dünyanın ekolojik yıkım sürecine ayrılmaz şekilde bağlı, hem de kapitalizmin ve egemenlerinin bundan faydalanma yolunu gösteriyor. Kapitalizm, toplumları salgından korunmak, sadece nefes alacak kadar yaşayabilme, karnını doyurabilme ve derme çatma da olsa sığınacak bir mekana sahip olma noktasına geri götürmek için, tek bir küresel merkezi yönetim kararıyla gerektiğinde hiçbir dirençle karşılaşmadan bütün hak ve özgürlükleri kaldırabilmek için salgını kullanarak yeni bir baskı sisteminin küçük tohumlarını serpiştiriyor. Kapitalizm, daha keskin ve şiddetlenmesi kaçınılmaz sınıfsal çelişkilerin su yüzüne çıktığı bir dünyada, zenginler için kurtarılmış bölgeler ve özel şehirler yaratırken, geri kalan ve yoksullaşan nüfus için de dev gettolar yaratıp, güçlü bir içgüdü olan ölüm korkusunu da yaygınlaştırıp kullanarak, işine yaramayan kalabalıkları bu açık hava hapishanelerinde hapsedip, yiyecek bir şeyler veya ilaç için kölelik koşullarında çalıştırma hedefine kilitlenmiş durumda. Amaç kapitalist üretimi ve sermaye birikimini kesintisiz sürdürmek, bağımlısı olduğu meta fetişizmini ”nesnelerin interneti”yle yoğunlaştırmak ve sermaye için seferber kılmak, bunu yaparken insanlığı daha kolay kontrol edilebilir bir duruma getirip, yaşamsal ihtiyaçlarının içine hapsetmek.

Ölüm korkusu sadece tek tek insanlarda yok, kapitalist sistemin üzerinde de var çünkü. Doğadan kaynaklanan virüs durduk yere çıkmadı. Vahşi yaşamın her noktasına burnunu sokup tüm canlı yaşamı birikim sürecine bağlayan kapitalizmin ölüm korkusuyla beraber elindeki kaynağa, doğaya (dolayısıyla emeğe) yönelik saldırılarının artarak devam edeceğini söylemek gerek. Doğa, kapitalizm için sadece ve sadece bir hammadde deposudur. Birtakım insanların iyi niyetli çabalarıyla, sosyal sorumluluk projeleriyle, farkındalık çalışmalarıyla, ”salgın sürecinde sevgi-barış-kardeşlik vb değerlerin önemini anlayan insanlara” dair romantik ütopist görüşlerle vs bunun tersine döndürülmesi imkansızdır. Tarihin gidişatını değiştirecek tek şey sosyalist devrim için örgütlenmek ve bu devrimin mücadele bayrağını yükseltmektir. Toplumsal kölelik için yeni bir çağ başlıyorsa, toplumsal özgürlük için de yeni bir çağ başlamalı. Her şey zıddıyla var olmak zorunda.

Kaynak: sendika.org

Sami Aslan
Sami Arslandeneme@deneme.hotmail.com