ÜST REKLAM

logo

reklam

Editörden Ümit Sağaltıcı


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

 

“Yüzyıllık yalnızlık’’ kitabinin yazarı”

GABRİEL GARCİA MARQUEZ

‘’Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım.’’

Belden aşağısı bedenin aşkı, belden yukarısı ruhun. İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa o adam o toprağın insanı değildir.’’ (Yüzyıllık Yalnızlık Kitabından)

‘Yüzyıllık Yalnızlık’ kitabının konusu: Yakın akraba evliliği yüzünden yüz yıl sonra soylarının tükenmesiyle bitecek olan Yüzyıllık yalnızlıkla lanetlenmiş bir soyun Macondo adlı düşsel bir nehir kasabasındaki içsel yalnızlığın eserin konusudur.

‘’… Çünkü erkeklerin en büyük özelliği, doyduktan sonra açlığı inkar etmeleriydi… Anneme söyleyin, insan öleceği zaman değil ölebileceği zaman ölür…’’ (Yüzyıllık Yalnızlık kitabından)

Gabriel Garcia Marquez 1927 yılında Kolombiya’nın Aracataca kentinde doğdu. Büyükbabası ve büyükannesinin evinde teyzelerinin yanında büyüdü. Kolombiya’nın başkenti BOGOT O’DAKİ Kolombiya Ulusal Üniversitesi’nde başladığı hukuk ve gazetecilik eğitimini yarıda bıraktı.

1940’lı yıllardan başlayarak uzun yıllar gazetecilik yaptı. Öykü yazmaya ise1940’lı yılının sonlarında başladı. Yayınlanan ilk önemli eseri, ‘’Yaprak Fırtınası’’ dır.

Yazar, 1961 yılında yayınlanan “Albaya Mektup Yazan Kimse Yok” adlı romanını, 1962’de “Hanım Ana’nın Cenaze Töreni” romanını yazmıştır. Gabriel Garcia Marquez, tanınmış en büyük romanı “Yüzyıllık Yalnızlık” kitabını, 1967 yılında gittiği Meksika’da yazmıştır.

Yazar daha sonra sırası ile 1972’de “Mavi Bir Köpeğin Gözleri”, 1975’de “Başkan Babamızın Sonbaharı”, 1981’de “Kırmızı Pazartesi”, 1985’de “Kolera Günlerinde Aşk”, 1989’da “Labirentindeki General”  adlı eserlerini yayınladı. Yazarın Türkiye’de yayımlanan diğer kitapları arasında “Bir Kayıp Denizci”, Sevgiden Öte Sürekli Ölüm’’, ‘’Aşk ve Öbür Cinler’’, ‘’Şili de Gizlice’’, ‘’On iki Gezici Öykü’’ ve ‘’Bir Kaçırılma öykü’’ adlı eserleri de vardır.

Yazar, 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür. Edebiyatta ‘’Büyülü Gerçekçilik’’ akımının öncülerinden sayılır. Gabriel Garcia Marquez, 1958 yılında Mersedes Barcha ile evlenmiştir ve iki çocuk babasıdır.

Gabriel Garcia Marquez veda mektubunda ‘’  Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır.

Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benetti şiirleri okur serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim.

Ey insanlar!

Sizlerden ne kadar çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?’’

Garciel Garcia Marquez, Meksiko’daki evinde 87 yaşında, 17 Nisan 2014 Perşembe günü saat 23: 29 Hayatını kaybetti.

 

Kaynak: Edebi Yad ve Sanat Akademisi

Share
596 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...