DÜŞ HIRSIZI - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

SON DAKİKA

DÜŞ HIRSIZI

Bu haber 31 Ekim 2016 - 13:56 'de eklendi ve 228 kez görüntülendi.

bulent-c

DÜŞ HIRSIZI

Yüzünü denize vermiş, sırtını yüce dağlara dayamış, yeşille mavinin her tonunun birbiriyle kucaklaştığı şirin bir ülke burası. Atlaslarda farklı geçse de adı elimde olsa Huzur Ülkesi koyardım adını. Zira nereye giderseniz gidiniz, hangi adımı atarsanız atınız çektiğiniz her nefeste oksijenle birlikte huzur da çekersiniz içinize. Biraz kulak kabartsanız siz de duyardınız sizi sizden alan suyun o melodik sesini. Biraz daha dikkatinizi verseniz siz de mest olurdunuz bu melodik sese farklı anlam yükleyen yaprakların hışırtısına. Hele hele çok sesli bir koro gibi kuşların o billur sesleri eklenince doğal orkestraya ne sıkıntınız varsa uçar giderdi gökyüzüne doğru.

Bu güzelliğe uymayan tek şey ülkenin kralıydı ne yazık ki… Yeni tahta geçmişti. Bin bir dalavereyle alt ederek kardeşlerini kurulmuştu tahta. Bütün krallar mı böyle bilinmez ama Huzur Ülkesi’nin Kralı güvenmezdi halkına. Elinden gelse her hanede ne konuşulduğunu kendisine bildirecek dev kulaklar yerleştirecek sarayına. Bizi mi duydu, ne?

“Neden olmasın?” dedi birden.

Emir saldı yardımcılarına:

“Bana hemen ülkenin en ileri gelen mucitlerini çağırın!” dedi.

Ülkenin her köşesinden alelacele getirildi nam salmış mucitler. Altın kaplamalı, gösterişli toplantı salonuna hep birlikte geçtiler. Upuzun koridorda gölgesi belirince kralın, ayağa kalktılar, eğilebildikleri kadar önlerine eğildiler. Ağır ağır ilerleyip tahtına geçti kral. Kral yerini alınca, mucitler doğrulup yerlerine geçtiler.

“Ülkenin kralı olarak, ülkemde neler olup bittiğini duymak istiyorum. Uçan kuştan, esen yelden haberdar olmak istiyorum. Bunun için sizlerden dev kulaklar yapmanızı emrediyorum. Bunu başarabilen, hayalinde bile göremeyeceği kadar altınla ödüllendirilecektir.” dedi kral.

Bu çağda ve bu teknolojide bunun imkânsız olduğunu anlattılar söz alan mucitler. Hoşnut olmadı duyduklarından, sıktı dişlerini kral. Bu kötüye işaretti. Dişlerini sıktı mı mutlaka kötü emirler yağdırırdı zalimliğiyle ünlü kral. Tam ağzını açmış, kelimeler ağzından çıkacakken, söz aldı mucitlerden biri:

“Efendim, ben dev kulaklar yapamam ama istediğinizi sağlayabilirim.” dedi.

Mucidin ağzından dökülen sözler gevşetti sıkılan dişleri.

“Hele yaklaş sen bana.” dedi. “Nasıl yapacaksın sen bunu bi anlat bakayım.”

“Aslı dururken kopyasına ne gerek var? Var olan kulakları kullanacağım.” dedi mucit. “Her mahallede, her sokakta hatta her evde konuşulanları size aktaracak insanlar istihdam edeceğiz.” deyince mucit, açıldı dudakları kralın. Bir kese altın fırlattı mucide ve böylece kuruldu geniş istihbarat ağı. Her yerden, Yürüyen Kulaklar saraya gelip, raporunu sunuyordu krala. Her şey kralın istediği gibi gidiyordu. Bütün baskılara, ağır vergilere ve katlanılması güç yasaklara rağmen hiç kimse şikayet etmiyordu. Kulağına fısıldayan her Yürüyen Kulak, içini rahatlatıyordu. Ta ki son duyduklarına kadar…

“Büyükler seslerini çıkarmıyordu lakin çocuklar…” diyordu son gelen Kulak.

“Ne olmuş çocuklara?” diye gürledi kral.

“Kısa vadede tahtınız tehlikede değil lakin uzun vade için aynı şeyi söyleyemem.” deyince Yürüyen Kulak;

“Daha açık konuş.” diye haykırdı kral.

“Yönetim şeklinizi beğenmiyorlar. Çok fazla kitap okuyor, gelecekle ilgili güzel düşler kuruyorlar. Kimsenin kimseyi ezmediği, savaşın, şiddetin ve krallıkların olmadığı, sevgiyle örülmüş özgür bir dünya düşlüyorlar. ”dedi Kulak.

Bu duydukları huzurunu kaçırdı kralın, sıktı dişlerini. Çağırdı hemen yardımcılarını. Düş kurmayı nasıl yasaklayabileceğini sordu onlara. Bunun imkânsız olduğunu söylediler krala.

“Benim ülkemde imkânsızlık diye bir şey yok!” diye gürledi onlara. “Hemen bana Bilim Kurulunu toplayın.” dedi.

Ülkenin ileri gelen bilim adamları çıkarıldı kralın huzuruna. Aynı soruyu onlara da sordu. “Düş kurmayı engellemek imkansız. Çok çok kurulan düşleri dillendirmeyi yasaklayabilirsiniz.” dediler ona. Tam toplantı bitecekken söz aldı en sonlarda oturanlardan biri.

“Düş kurmayı belki yasaklayamazsınız ama düşlerini çalıp onları düşsüz bırakabilirsiniz.” dedi.

“Nasıl olacak bu?” diye sorunca kral, adam devam etti konuşmasına.

“Zihinlerini başka şeylerle oyalarsak kitap okumalarını da düş kurmalarını da engellemiş oluruz.” dedi. Adama bir kese altın fırlattı kral:

“En kısa sürede senden bunu bekliyorum.” dedi.

Birkaç güne kalmaz elinde küçük bir aletle çıkageldi adam.

“Bu ne?” diye sordu kral.

“Düş hırsızı.” diye yanıtladı adam.

“Nasıl çalışır bu, hele bi anlat.” deyince kral.

“Efendim, bunun içinde savaşı, şiddetti, adaletsizliği, baskıları yani günümüz dünyasını çocukların beynine sinsice sokacak eğlenceli oyunlar mevcut. Çocuklar bu oyunlara bayılacaklar. Çocuklar, bunlara daldıkça kitap okumayı ve düş kurmayı bırakacaklar. Çünkü düş kuracak zamanları olmayacak.” dedi.

Tez elden ulaştırıldı oyun konsolları çocuklara ve gerçekten de ellerinden düşürmez oldular düş hırsızını çocuklar. Kitap okumamaya, düş kurmamaya başladılar. Kral tahtını koruyarak mutlu oldu belki ama gezegen kan ağladı. Tek umudu çocuklardı çünkü gezegenin. Kurdukları düşlerdi insanlığı kurtaracak olan. Lakin onları da düş hırsızına çaldırmışlardı. (Çocuk Öyküsü)

Bülent CAN