Dünya Çocuk Hakları Gününde “ÇOCUKLARIMIZIN MEDYADAKİ TEMSİLİNİ DE KONUŞMAMIZ GEREKİYOR’’ - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

Dünya Çocuk Hakları Gününde “ÇOCUKLARIMIZIN MEDYADAKİ TEMSİLİNİ DE KONUŞMAMIZ GEREKİYOR’’

Bu haber 20 Kasım 2020 - 12:58 'de eklendi ve 149 kez görüntülendi.

 

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde çocuklar ve hakları ciddi tehditlerle karşı karşıya

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları gününün önemi kat be kat artarken birçok boyutta ortaya çıkan, kitlelere aktarılırken doğru bilinen yanlışlara sebep olabilen ve medya tarafından işlenirken oluşturduğu toplumsal algıyla kamuoyunun en güncel tartışma konuları arasında yer alan çocuk hakları ve çocuk istismarı konusunu tüm detaylarıyla değerlendirmemiz gerekir.

‘’Medya bir aracı rolünden çıkıp toplumu şekillendiren bir baş aktöre dönüşebilir. Bu sebeple çocuk hakları konusunda en az değinilen konulardan biri olan çocukların medyada temsilini konuşmamız gerekiyor. Ebeveynlerin sosyal medyada yaptıkları paylaşımlardan, çocukların rol aldığı dizi, film ve reklamlara, çocuk oyuncuların ailelerinin bu çocuklara dair tasarruflarına kadar pek çok konu da mercek altına alınmalı.’’

 ‘’Medya Kullanıcısının Hayata Bakışını Şekillendiriyor’’

Toplumsal aktörlerden biri olan kitle iletişim araçları, hemen her konuda sonsuz bir akışla mesajlar aktarır. Andy Warhol’un da dediği gibi herkes medyanın öznesi haline gelebilir. Çünkü medyanın yetiştirme fonksiyonu, kullanıcının hayata bakışını şekillendirip ona bir yörünge kazandırır. Medya yaşamın sınırlarını çizip, kişinin gerçek hayatta neye nasıl bakacağını dikte etmeye başlarsa; bir aracı rolünden çıkıp toplumu şekillendiren bir baş aktöre dönüşmüş olur. Tam da bu noktada; çocuk hakları konusunda en az değinilen konulardan biri olan çocukların medyadaki temsilini konuşmamız gerekiyor.

‘’Çocukların Yetişkin Dünyasında Herhangi Bir Şeye Alet Edilmesi İstismara Girer’’

Çocuk hakları temelde iki ana başlık altında şekilleniyor. Bunlar; çocukların, yetişkin bireyler gibi haklara sahip oldukları gerçeği ve çocukların geniş kitlelere ulaşan medyada doğru bir şekilde temsil edilmesi gerekliliği. Medyanın istismar ve şiddet vakalarını nasıl aktaracağı üzerine bilgi vermeden önce şu konuyu tekrar netleştirmemiz gerekiyor: Çocuklar da bireydir ve haklara sahiptir. İstismarın; çocuğa fiziksel veya psikolojik olarak kötü davranma, ihmal, cinsel istismar ve ticari çıkarlar için çocuğu kullanmak gibi geniş bir kapsamı vardır. Aslında, çocuğun yetişkin dünyasında herhangi bir şeye alet edilmesi de istismara girer. Bu noktada ebeveynlerin sosyal medyada yaptıkları paylaşımlardan, çocukların rol aldığı dizi film ve reklamlara, çocuk oyuncuların ailelerinin bu çocuklara dair tasarruflarına kadar pek çok konu da mercek altına alınmalıdır. Özellikle ebeveynler, sosyal medya paylaşımlarında ikilemde kaldıklarında kendilerine şu soruyu sorabilirler: “Bu paylaşım benim için mi, çocuğum için mi?” Bu sorunun cevabı paylaşımın niteliği konusunda kendilerine fikir verecektir.

Bir diğer önemli konu da medyada kullanılan görseller. Haberde fail yerine istismar edilene odaklanan görsellerden kaçınılmalıdır. Bunlar; dramatik görseller, dur işareti yapan çocuk, oyuncağını tutan çocuk, kınalı eller, korkan, ağlayan, utanan çocuk tasviri, gelinlikli çocuk gibi sıralanabilir. Son olarak kurban, mağdur gibi kelimeler, kurbanın iddiası gibi ifadeler mümkün olduğunca kullanılmamalıdır.

Sadece kız çocukları tacize uğrayacağı, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan bireylerin istismara eğilimli olacağı düşüncesi, istismarcıların pis ve hasta olduğu, istismarın sıklıkla bireyin tanımadığı kişiler tarafından gerçekleştirildiği ve istismarcının güç kullandığı yargıları yanlıştır. Erkek çocuklar da sıklıkla istismar ve şiddet vakalarına konu olmaktadır. İstismarcıların sosyo-ekonomik düzeyleri değişkendir ve toplum içerisinde doğrudan ayırt edilebilecek belirgin özellikleri yoktur. Çoğu vakada istismarcı çocuğun tanıdığı bir kimsedir ve bazı vakalarda bu durumun çocukla istismarcı arasında bir sır/oyun haline getirildiği, çocuğun yaşadıklarının bilincinde olmadığı bilinmektedir.

“Çocuk “Hayır” Demeyi Bilmeli”

Son olarak, yapılan araştırmalara göre şiddet gören ya da şiddet eylemlerine tanık olan bireylerin, yetişkinlikte şiddet uygulama eğilimlerinin sekiz kat fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Bu da medya, eğitmenler ve yakın çevre kadar, ailenin rolünün de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.

Çocuğun bedenine önce aile içerisinde saygı duyulmalı, çocuğun kıyafetleri, çamaşırları ya da bezi kamusal alanda değiştirilmemelidir. Çocuk hem “Hayır” demeyi hem de kendisine “Hayır” dendiğinde bunun ne anlama geldiğini bilmelidir. Çocuğun internet kullanımı takip edilmelidir. Her yetişkin, istismar olabileceğini düşündüğü olayları ihbar etmelidir.

Samandağ Ayna Gazetesi yayın ailesi olarak çocuk hakları alanında yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, dünyada ve Türkiye’de yaşayan tüm çocukların ‘Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutluyoruz.

Haber – Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı