ÜST REKLAM

logo

reklam
06 Nisan 2017

DOĞANIN BU SESSİZ ÇIĞLIĞINA, SES VERİN !

 

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üye Mevlüd Oruç, dün basın büromuza konuştu. İlimiz yetkililerine seslendiği konuşmasında Oruç, ilimizin reslere teslim edilmemesi gerektiğini savunda ve ‘ Hatay ilimizde Endemik alanlara Rüzgâr Enerji Santrallerinin kurulumunu durdurun. RES’lerle “Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan oluyoruz” ama hala farkında değiliz. Böyle devam ederse EXPO 2021’de tanıtacağımız endemik bitkilerimiz yok olacak’ dedi.

‘Vahşi Res Endemik İklime-Tarihe Ve Geleceğe Darbedir’ Oruç açıklamasında, “Türkiye, tüm Avrupa’dan daha fazla endemik bitki türüne sahiptir. Ülkemizde yetişen endemik bitkilerin %10 u Hatay’da yetişmektedir. Samandağ ve Defne ilçelerimiz Endemik alanların ve çeşitliliğin çok yoğun olduğu bir bölgedir. Defne- Samandağ- Yayladağı ilçelerimizin Aknehir- Gözene- Sebenoba mıntıkası endemik alandır. En nadide bitkilerin yetişme alanı olan bu bölgeye Rüzgâr Enerji santralleri (RES) belasını musallat etmek çok büyük bir yanlış olmuştur. Yanlıştan geri dönmek erdemliliktir. Defne ve Samandağ ilçelerimizde kurulu bulunan kirli RES’ler en büyük zararı “Tıbbi ve Aromatik Bitkilere” yapmaktadır. Kapasite Artırımı adı altında Samandağ ve Defne ilçelerimizde kurulu bulunan RES’lerin yeni Türbinler dikmelerine kesinlikle müsaade edilmemelidir” dedi.

Haşişit El 3arabi’ye dikkat çeken konuşmasında Oruç, “onlarca bitki türü dünyada sadece Hatay ilinde ve sadece belirli alanlarda yetişmektedir. Fakat maalesef vahşi RES’ler bitkilerin yok olmasına ve bir anlamda yeryüzünde ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Haşişit El 3arabi ( El Arabî Otu) Sadece ST Simon Manastırı ile El 3arabi Türbesi arasındaki alanda yetişebilen endemik bir bitkidir. Sadece buğday zamanı çıkar ve sonra yok olur. Efsaneye göre El Arabî’nin geldiği yol boyunca sadece adım atığı, bastığı yerlerde, her yıl bahar aylarında hoş kokulu bir ot adım başı biter. O otun kokusu, ot koparılıp solduktan sonra çıkar. Kapalı bir yerde tutulursa, örneğin; çekmecede, giysi dolabında yıl boyunca giysiler hoş kokar. İşte bu Otun adı Haşişit El Arabî’dir. El Arabî mıntıkası bu otun Endemik alanıdır.  Vahşi RES Türbinleri ile El Arabî ot’un  ( Haşiş el Arabî) kökünü kurutmaya hakkımız yok. Allahın, doğanın ve tarihin bahşettiği güzellikleri hangi hakla yok ediyoruz”dedi.

EXPO 2021 hayal kırıklığı mı olacak diyen konuşmasında Oruç, “Hatay Büyük Şehir Belediyesinin Organizasyonu ile EXPO 2021 ilimizde yapılıyor olması çok olumludur. EXPO 2021 kapsamında Medeniyetler Bahçesi teması ile Şehrimiz de bulunan doğal güzellikleri, bitki potansiyelini en iyi şekilde tanıtmalıyız”dedi.

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üye Mevlüd Oruç, “Hatay Valiliğinin Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Müzesi; Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesinin açılmış olması (2013) çok olumlu bir adımdır. Kurtuluş Caddesinde bulunan bu müzeyi hala ziyaret etmediyseniz tesviye ederim. “Hatay İl’i Doğal Bitkilerin Ekonomik Potansiyeli” isimli konferansın (30 Mart 2017) yapılmış olması çok olumludur. Doğal güzellikler Milli Servetimizdir ve bunları ekonomik olarak değerlendirebiliriz. Bu tür organizasyonların var oluş nedeni olan Hatay da Tıbbi ve Aromatik bitki zengini olmamızdır. İlimizin geleceğinin de tıbbi ve aromatik bitkilerin öneminin farkındayız. Endemik bitkilerimizle haklı olarak öğünüyor ve müze ile tanıtımına emek ve masraf yapıyoruz. Fakat diğer yandan sahip olduğumuz Tıbbi ve Aromatik bitkileri Vahşi RES’ler ile yeryüzünden silmek pek akıllı işi değildir. Ülke olarak en avantajlı olduğumuz alanı tahrip ederek RES dikmek yanlışlığından bir an önce dönmeliyiz. Haşişit EL Arabî (EL Arabî Ot’u), Zahter, Zahter Halil, Defne, Kantaron, Hartlap, Çakşır Kökü, Meyan Kökü, vb gibi yüzlerce çeşit Hatay’a özgü endemik bitki vahşi RES canavarı yüzünden tehlike altındadır.

TOZLANMA, ÜREMEYE VE İKLİME ZARAR

Vahşi RES’ler bitkilerin tozlaşmasını, üremesini, yayılmasını, oluşmasını sağlayan temel koşulları yok ediyor. RES’ler çevrelerindeki uçan böceklere, arılara vb zarar veriyor, yok ediyor.  Rüzgâr akımlarının önüne geçiyor ve dağıtıyor. Rüzgâr, su, arı ve diğer böceklerle gelen polenlerin gitmesi gereken alanların önüne RES’ler girdiğinden tozlaşmayı ve bitki oluşumunu zorlaştırmaktadır. Bulunduğu bölgede rüzgârı kestiğinden ve farklı alanlara dağıttığından, mekanik etkilere neden olur ve birkaç derecelik sıcaklık değişimleri yaratarak doğallığı bozmaktadır. İklim değişikliğine neden olmaktadır. Türbinler dikildikten sonra bölgemizde alıştığımız iklim artık yok.”  Dünyanın en nadide çiçeklerine, otlarına sahibiz. Nadide otlar çok hassas koşularda iklim koşullarında yetişir. Hatay endemik bir iklime sahip iken bozduk.

DOMATES- BİBER- PATICAN

Samandağ ve Defne ilçelerimiz sahip olduğu iklimi nedeniyle tarımsal ürün çeşitliliğinin dünyada en çok olduğu bölgelerden biridir. Samandağ ve Defne ilçelerimiz  (SERA) örtü altı yetiştiriciliği için ülkemizde en uygun (SERA İKLİMİ) ekolojik iklim koşullarına sahip ender yerlerdendir. Samandağ Biberi, Domatesi, Eriği, Mandalinası, Narenciyesi, Maydanozu vb sebze ve meyve ve ot üretiminin oluşmasını sağlayan belirli ısı, toprak, rüzgâr vb koşullar bu bölge ikliminde var. Bir bitkinin gelişmesi için gerekli gün süresi, Işık, Isı, Su, Bitki besini vb. koşulların oluşması gerekir. Bölgemizde Maydanoz, yılın her mevsimi yetiştirilebiliyor. Samandağ ülkemizin maydanoz üretim merkezidir. Samandağ ülkemizin narenciye üretim merkezinden biridir. Samandağ en iyi ipek, en iyi ney kamışı vb yetişme yeri. Biberi, domatesi, Kamışı, ipeği vb Samandağ biberi, Samandağ domatesi, Samandağ kamışı, Samandağ ipeği vb yapan koşullar RES ile bozuluyor. Rüzgâr Enerji Santrallerinin en büyük zararı “Doğal İklime” olumsuz etkisidir. Bölgenin sahip olduğu endemik ve tarımsal bitki ve meyvelerin “Doğal Habitat’larını”  vahşi RES’ lerle tahrip etmeye hiçbir şirketin hakkı yoktur.

İŞSİZLİK VE YOKSULLUK

Ey Samandağ Biberi, Samandağ Domates, Samandağ Ney Kamışı, Samandağ İpeği, maydanozu, narenciye vb üreticileri, çiftçileri, Tıbbı ve Aromatik bitki toplayıcısı, tarım ürünü tüccarları, İhracatçıları, aracıları, nakliyecileri, ziraat mühendisleri, Hatay ve Türkiye’nin bütün Hal esnafı, komisyoncusu, manavları, hamalı, muhasebecisi vb vahşi RES’lere karşı durun. Çünkü RES’ler hepinizi işsiz bırakabilir. Ey ülkemizin dış ticaret bütçe açığını hesap eden ülkemiz yöneticileri vahşi RES’ler ülkemizin İhracata giden tarım ürünlerinin üretimini baltalıyor. Haberiniz olsun. Karşı durun ve durdurun. Ey bölgemizin Turizmine bel bağlayanlar, iklimde çok ufak değişiklik Turizmi çok büyük vurur. Haberiniz olsun. Vahşi RES’LER sizi de işsiz bırakabilir.

“BİR KUŞUMUZ BİLE YOK ANLIYORMUSUN”

Topraklarından bereket fışkıran Hatay İlimiz aynı zamanda Göçmen Kuşların Dünyada üç önemli Göç yollarından biridir. Samandağ ve Defne ilçelerimiz “Göçmen Kuşların Göç Yolu” üzerindedir. Samandağ ve Defne ilçelerimizde Şimdi RES yapılan bölgede Kuş Göç günlerinde leylekler dinlenmek için konduğunda kar yağmış gibi ortalık bembeyaz olurdu. RES kurulduğundan beri bir tek kuş sürüsü bile görmez olduk. Yazık günah değil mi?

“EVDEKİ BULGURDA OLMAK”

Sayın Hatay Valimiz, Sayın Hatay Büyük Şehir Belediye Başkanımız, Sayın Kaymakamlarımız, Sayın İlçe Belediye Başkanlarımız, Sayın Mustafa Kemal Üniversitesi, Sayın Sivil Toplum Kuruluşları Lütfen Dikkat. Hatay ilimizde Endemik alanlara Rüzgâr Enerji Santrallerinin kurulumunu durdurun. RES’lerle “Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan oluyoruz” ama hala farkında değiliz. Böyle devam ederse EXPO 2021’de tanıtacağımız endemik bitkilerimiz yok olacak. Yabancı finansmanlı birkaç enerji şirketi birkaç kuruşluk enerji kar edecek diye Milli servetimizi heba ediyoruz. Enerji için her şey mubah olamaz.  Vatan: Endemik bitkiler, bitki örtüsü, çiçeği, böceği, kuşu, ağacı, güneşi, insanı, Tarihi Eseri, denizi, nehir’i, balığı, kelebeği vb hepsi ile birlikte vatandır. Ülkemiz ve ilimiz bundan dolayı çok şanslıdır. Vatanımızı; Yabancı finansmanlı, yabancı Kredili,  yabancı ortaklı, yabancı mühendisli, yabancı hâkimiyetinde olan Elektrik Santrali haline gelmiş kuru toprak parçası haline getiremeyiz. Karar verirken emperyalizmin güdümündeki sermayenin çıkarlarını ve güzellemelerini düşünmeyiniz.

“Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı,

…………………………

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı” dedi.

 

 Haber-Foto:Nazlı Hüzmeli

Share
573 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?