ÜST REKLAM

logo

reklam
01 Haziran 2017

“DOĞAMIZI RAHAT BIRAKIN!”

 

 

Yaşam Alanlarına Sahip Çık Platformu Üyeleri, dün HGC’de basın açıklaması düzenlediler.  Platform adına Ahmet Deli, Samandağ ve Defne İlçeleri Aknehir, Değirmenbaşı, Uzunbağ, Yeşilköy, Yeşilyazı, Koyunoğlu mıntıkasında ikamet eden vatandaşlar olarak, RES’lere karşı olduklarını belirtti.

Deli açıklamasında; “ziyaret Rüzgâr Enerji Santrali Türbinleri Yaşam ve geçim alanlarımızı tahrip etmektedir. RES türbinlerinin yarattığı ses ve gürültü kirliliğinden rahatsız oluyoruz. 1.Derece Turizm Sit alanını, Endemik bitkilerin yayılma alanını, Kutsal mekânımız olan El Arabî Ziyaretini, Dünyanın en önemli üç ana Kuş Ana Göç yolundan birin ve Tarım alanlarını tahrip etmektedir. Biyo çeşitliliği, Florası, Yer altı ve Yer üstü zenginlikleri, Tarihi eseri, Tarım alanları vb hepsi ile birlikte bu memleket bizim ve her türlü saldırı ve tahribata karşı korumak hepimizin görevidir. Tarih, inanç ve tarım alanlarını Enerji alanına çevirmek, ülkemizi “Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan etmektir.” Ülkemiz bu bilinçsizliği, programsızlığı veya kirli emelleri aşacak kapasiteye sahiptir. Tarım alanında tarım, Turizm alanında turizm, Endemik alanda endemik bitki üretimi vb yapacağız.

Ziyaret RES Şirketi 1. Derece Turizm Sit alanı ve Kesin Korunma altında olan ST Simon Manastırının içini, bitişiğini ve çok yakın çevresini kırıp, çukur açmış, beton dökmüş, çatı, kulübe, türbin vb ucubeler dikmiştir. St. Simon Manastırı Unesco Dünya Miras geçici listesinde yer alıyor. Geçmişi yaklaşık 1500 yıl öncesine dayanan Kültürel ve Tarihi Miras olan ST Simon Manastırı tahrip olmuştur.

Bugün ST Simon Manastırında tamamen yıkılmış kiliseler, Genç Simon’un üzerinde kırk yıl boyunca yaşadığı mermer sütunun kalıntıları yanına atılmış çöp yığınları ile karşılaşırsınız. RES türbinlerin çıkardığı onlarca savaş uçağı sesi gibi ses kirliliği ve görüntü kirliliği ile karşılaşırsınız. Peki, siz sayın atanmış ve seçilmiş yetkililer bu durumu onaylayabilir misiniz? Erken Hıristiyanlık döneminde Simon Manastır Kompleksi bölgenin önemli bir Hac Merkezi olmuştur. Yüzyıllara meydan okumuş bu çok değerli Manastır kalıntılarında baktığınız her yönde, çektiğiniz her fotoğraf karesine Türbinler giriyorlar. Doğu Akdeniz’in tarihi ve turizmi için çok önemli bir manastır kompleksinin tepesine rüzgâr türbinleri dikme hoyratlığını anlamak mümkün değil”. ST Simon Manastırı Türbin, Çatı, Kulübe vb ucubelerden kurtarılmalı, onarılmalı, aslına uygun tadilattan geçirilmelidir. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığını ve Müdürlüklerini göreve davet ediyoruz.

  1. Simon Manastırının yakınında bulunan ve kutsal mekân olan El Arabî Hazretleri Türbegahı’nın bitişiğine dikilen onlarca RES Türbini biz inananları ve inanç turizmi ziyaretçilerini rahatsız etmektedir. Kutsal mekânımızda duamızı ederken, namazımızı kılarken, Kuran-ı Kerim okurken beynimizde ve kulaklarımızda onlarca savaş uçağı sesi gibi RES Türbinleri sesi yankılanmaktadır. İnançlı insanlara karşı bu hoyratlık yanlış ve günahtır. İnancımız için Kutsal Mekân ve İnanç Turizmi için önemli olan El Arabî Hazretlerinin yakın çevresindeki Türbinler kaldırılmalıdır.

Hatay ilimiz Endemik bitkilerde dünyanın en zengin bölgelerindendir. Ziyaret RES Şirketinin kurulduğu bölge Tıbbi ve Aromatik bitkilerin yayılma alanıdır. Doğal güzellikler Milli Servetimizdir ve bunları ekonomik olarak değerlendirebiliriz. EXPO 2021 organizasyonunun ilimizde yapılıyor olması çok olumludur. EXPO 2021 kapsamında Medeniyetler Bahçesi teması ile Şehrimiz de bulunan doğal güzellikleri, bitki potansiyelini en iyi şekilde tanıtmalıyız. Hatay Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesinin açılmış olması çok olumlu bir adımdır. RES’ler, Endemik bitkilerin yok olması ve yeryüzünden tamamen silinmesi anlamına gelmektedir. Bu mıntıkadaki RES Türbinleri ile endemik otları yeryüzünden silmeye hakkımız yok. Böyle devam ederse Hatay da yapılacak EXPO 2021’de tanıtacağımız endemik bitkilerimiz yok olacak. Bölgedeki endemik bitkilerin tespiti, kaydı ve tanıtımı yapılmalı ve ekonomiye kazandırılmalıdır. Hatay İlimiz aynı zamanda Göçmen Kuşların Dünyada üç önemli Ana Göç yollarından biridir. RES’ler Kuş katilidir ve birçok kuş türünün neslinin yok olmasına neden oluyor. Kuş ana göç yolu üzerinde kurulan RES’ler kaldırılmalıdır. Bu konularda Doğal Hayatı Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nü göreve davet ediyoruz.

Defne ve Samandağ ilçeleri dört mevsim ürün alınabilen ender rastlanan doğal ılıman bir iklime sahiptir. RES santralleri doğal iklimde değişim yaratabilmektedir. Ayrıca RES şirketlerinin kullanımına binlerce dönüm arazi’yi vermek ülkemizin önemli besin kaynaklarından birini tahrip etmektir. Bu bölgede Mera’lara yapılan RES türbinleri hayvancılığa darbe vurmuştur.

Yabancı Teknoloji, Yabancı Krediler, Yabancı Mühendisler ve çok uluslu ortaklıklar vb ile RES şirketlerinin elde ettikleri kapitülasyonlar ile yurdumuzu hoyratça tahrip etmelerine müsaade etmeyeceğiz.

Kapasite artırımı adı altında Samandağ ve Defne ilçelerimizin sınırında kurulu bulunan ZİYARET RES şirketinin “ÇED OLUMLU” raporu iptal edilmelidir. Bu bölgeye Rüzgâr Enerji santralleri (RES) yapımı için Lisansı vermek en baştan çok büyük bir yanlış olmuştur. Ziyaret RES Şirketi Kurulduğunda 12 Türbin ile başladı. Daha önce 3. defa kapasite artırarak Türbin sayısını 32 âdete çıkardı. Yine kapasite artışına giderek doğa ve tarih tahribatını artırmak istiyor. Gözünü daha çok kar, Rant ve sömürü bürümüş olan enerji sermayesinin yarattığı tahribatlara son diyoruz. Bölgemiz türbin kapasitesini fazlası ile doldurmuştur. Temiz enerji eğer kurallara, kanun ve yönetmeliklere, standartlara uygun kurulursa temiz kalır değilse kirlenir.

Samandağ- Defne ve Hatay Büyük Şehir Belediyelerini, Samandağ ve Defne Kaymakamlıklarını ve Hatay Valiliğini, Kültür ve Turizm Müdürlüklerini, Doğal Hayatı Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünü, Çevre ve Şehircilik müdürlüğünü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık müdürlüklerini ve sorumlu olan herkesi göreve davet ediyoruz” dedi.

Haber-Foto:Ümit Sağaltıcı

 

Share
572 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?