ÜST REKLAM

logo

reklam

DOÇ. DR. SABAH: HİÇBİR ŞEY İNSAN SAĞLIĞINDAN ÖNEMLİ OLAMAZ

 

Bilim adamları son 20 yılda sayısı hızla artan telsiz telefonların, cep telefonlarının, mikrodalga fırınların, telefon baz istasyonlarının ve kablosuz internet bağlantılarının yaydığı elektromanyetik dalgalarının insanlar üzerindeki etkisini “Ne olacağını hiç kimse bilmiyor. Hepimiz tarihin en büyük biyolojik deneyinin bir parçasıyız” diyerek anlatıyor. Bugün sıradan bir yetişkin, dedesinin gençliğine göre 100 milyon kat daha fazla radyasyona maruz kalıyor. Yani bir şeylerin ters gitmesi kaçınılmaz. Cep telefonlarının, baz istasyonlarının zararları artık bilim dünyasında kabul ediliyor. Şimdi kablosuz internet bağlantıları ve telsiz telefonların da en az bunlar kadar tehlikeli olduğundan şüpheleniliyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi – Kuzey Kıbrıs Kampüsü (ODTU-KKK) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cumali Sabah ile son günlerde sıkça bahsedilen Elektromanyetik Dalgalar ve zararları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte Elektromanyetik Dalgaların etkileri.

Ayna: Merhaba; sizi tanımayanlar için öncelikle bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Cumali Sabah (CS): Öncelikle teşekkür ederim. İskenderun-Hatay’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimini İskenderun’da tamamladım. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Elektomanyetik (EM) Ana Bilim Dalında yaptım. 2008 yılında, doktora çalışmaları sırasında Uluslararası Radyo Bilimleri Birliği tarafından Genç Bilim Adamı Ödülü’nü kazandım. Yurt içi ve yurt dışı çeşitli kongrelerde sunulan bildiriler dâhil olmak üzere dünyanın en saygın dergilerinde yüzden fazla bilimsel makalem mevcut. Ayrıca, sosyal ve toplumsal konularda yazılar da yazmakta ve köşe yazarlığı da yapmaktayım.

Ayna: Birazda çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

CS: Çalışmalarım, EM Ana Bilim Dalında çeşitli alanlardan oluşuyor. Daha çok EM meta malzemeler üzerine çalışıyorum. Metamalzeme, malzeme ötesi anlamına geliyor. Sinyal Emiciler, Sensörler, Güneş Pilleri, ve Görünmezlik üzerine çalışmalar yapıyorum. Hepsi de EM Dalga tabanlı çalışmalar.

Ayna: EM Dalgalar son günlerde sürekli gündemi meşgul ediyor. Bize EM Dalgalar hakkında bilinmesi gerkenlerden bahsedebilir misiniz?

CS: Canlılara etkilerine göre iyonlaştırıcı olanlar ve iyonlaştırıcı olmayanlar diye ikiye ayırmak mümküm. Farklı şekillerde (örneğin enerjilerine göre) sınıflandırmak da mümkündür. Fakat, direk insan sağlığını etkileyen ve uluslararası kabul görmüş olan şekliyle sınıflandırmak konumuz ile direk bağlantılı olduğu için daha doğru olur. Daha açık bir dille anlatmak gerekirse, atomları bir arada tutan bağları koparabilen enerjiye sahip olan EM dalgalarına iyonlaştıcı olanlar denilebilir. Bu dalgalara maruz kalmak, canlıya ait hücrelerin ve DNA zincirinin bozulmasına sebep olduğu için çok tehlikelidir. İyonlaştırıcı olmayanlar ise bu atomik bağları kırmak için gerekli enerjiye sahip olmayan EM dalgalardır. İyonlaştırıcı olmayan dalgaların ısıl ve ısıl olmayan şeklinde iki tür etkisi vardır. Isıl etki, vücut tarafından emilen EM enerjinin ısıya dönüşmesi ve vücut ısısının artması şeklinde ortaya çıkar. Isıl olmayan etki ise farklı görüşler bulunmakla beraber canlılara olan zararlı etkileri bir takım sebeplerden dolayı kanıtlanmış değildir. Fakat, bu zararsız oldukları anlamına gelmez.

Ayna:Peki, ne yapmalıyız? Nasıl bir önlem almalıyız?

CS: Şu anda içinde bulunduğumuz dönem itibariyle, teknoloji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak yaşamımızda yer alıyor. Günlük işlerimizi kolaylaştırdığını düşündüğümüz birçok ürün aslında bir yandan insan sağlığı için olumsuz etkiler yaratabiliyor. Şu anda hayatımız EM dalga ile çalışan birçok cihaz ile bütünleşmiş durumda. “Ne yapmalıyız” diye soruyorsanız bütün bunlardan kurtulup eskiye dönelim derim. Fakat bunun mümkün olmadığı günümüz şartlarında, etkiyi en aza indirecek çözümleri düşünmemiz gerek.

Örneğin, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Çalışma Örgütü (ILO) tarafından resmen tanınan bağımsız bir araştırma kuruluşu olan ICNIRP (International Commission on Non-Ionizing Radiation Protection – Uluslararası İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyondan Korunma Komitesi), iyonlaştırıcı olmayan radyasyon sınır değerleri ve EM dalgaları ile çalışan cihazlar için bir takım standartlar tanımlıyor. Bunların bölgemizde uygulanıp uygulanmadığının takibi ile başlanabilir. Yine, bulunduğumuz bölge için EM kirlilik haritaları çıkarılabilir. İlgili kuruluşlar ile birlikte EM kirlilik haritalarının sağlayacağı verilere göre bir takım EM kalkanlıma yapılabilir. Bu da başta baz istasyonları ve yüksek frekanslar ile çalışan cihazların etkilerini azaltabilir. Bunula ilgili asistanlarımla birlikte bir takım belediyelerle işbirliği yapmıştık. Talep gelirse yeniden yapabiliriz. Ayrıca, EM dalgaları ile çalışan cihazları kullanmadığımız zamanlarda kapatabilir ve bulunduğumuz yerden uzaklaştırabilinsek biraz da olsa etkilerini azaltabiliriz.

Ayna:: Bu tip cihazların etkilerini tamamen yok etmek mümkün mü?

CS: Üzülerek ifade etmeliyim ki, maalesef mümkün değil. Çünkü EM dalgalar her yerde. Kaçışınız mümkün değil. Fakat bunların etkilerini azaltacak teknolojiyi geliştirmek bir nebze rahat nefes aldırabilir. Örneğin, X-Işınları insan sağlığı için zararlı etkiler içeriyor. Bunu yerine, TeraHertz (THz) dalgaları kullanılabilir. X-ışınları iyonlaştırıcı olan bölgede yer alıyor. Fakat THz dalgarı ve iyonlaştırıcı olmayan bölgede yer almaktadır ve etkisinin X-Işınlarına göre çok az olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıktı. Bizde, THz dalgaları ile çalışan cihazlar için gerekli çalışmaları yapıyoruz. Yakın zamanda, THz dalgaları ile çalışan cihazlar ile yeniden gündeme gelebiliriz.

R:Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

CS: Hiçbir şey insan sağlığından önemli olamaz. Her konuda olduğu gibi, insanlık bilinçlenmeli ve bilinçlendirilmeli. Bu vesile ile üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız.

 Haber-foto:Ümit sağaltıcı

Share
766 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?