ÜST REKLAM

logo

reklam

“DIŞ BÜKEY AYNALARINIZI BIRAKIN, İÇ BÜKEY AYNANIZA DÖNÜN”

 

Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir’in Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Ümit Sağaltıcı’nın köşe yazısına istinaden suç duyurusunda bulunmasına karşı tepkiler büyümeye devam ediyor. İlçemizde önceki gün haber merkezimize gelerek Samandağ Ayna Gazetesine destek sunan Sağaltıcı’nın ailesi, siyasi parti yöneticileri, eski meclis üyeleri ve vatandaşlar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenerek “Samandağ Belediye Başkanın yaptıklarından ötürü bir müfettiş gönderilmesini” talep ettiler. Ziyaret sırasında konuşan katılımcılar, Mithat Nehir’in geçmişten beri kendisine karşı muhalefet eden insanları baskı yapıldığı, hatta kaba kuvvet kullanıldığı iddia edildi.

Belediye başkanını baskılardan ötürü eleştirerek, baskıya karşı direnen gazeteye destek açıklamalarında bulunan Samandağ Belediyesi eski Meclis Üyesi Mustafa Yatkın, “Samandağ Belediye Başkanının davalık olduğu konulara bakın ben iddia ediyorum, kendisi şu ana kadar belediyeyi 70 – 80 – 100 yıldır yöneten diğer insanlardan daha fazla insanla davalık oldu. Toplum da şöyle bir nitelendirme vardır herkesin bildiği bir güç zehirlenmesi olayı vardır. Ben olayı şöyle nitelendiriyorum. Siyasette özellikle koltuk sevdasının ve koltuğun sarhoş edici özelliğinin ne olduğuna erişkin birimler vardır. Fıkralar vardır, hikayeler ve bir sürü şey vardır. Bu, nasıl bir olay biliyor musunuz? Siyasette bir mevkiye gelen arkadaşımız koltuğa oturduğu zaman koltuğunda bir dış bükey ayna koyulur. Bu dış bükey aynanın özelliği de şudur; nesne olarak şahsı canavarlaştırır, büyür çevresinde ki bütün yapılar, dokular, tabiat ve insanlar ufalır.  Kendisi dış bükey aynasında kendi yapısı olağan üstü genişler, büyür.  İnsanların tabiatın diğer değerlerin her biri dış bükey aynasında gittikçe daha da ufalır.

Şimdi bize lazım olan ne arkadaşlar?

Bize lazım olan bu memlekette siyaset yapan herkesin iç bükey aynayla çalışması. İç bükey aynada siz kendinizi toplumla beraber görüyorsunuz, eşit bir zeminde görüyorsunuz. En az kendinizle ilgili, ‘ben acaba güç zehirlenmesi mi yaşıyorum’ diye oturup düşündüğünüzde birileri size uyarı yaptığında ki basının görevi budur; arkadaşlar. Türkiye’de Basının görevi nedir? Belirli bir  mevkiye gelmiş insanların siyaset yapıp, halkın desteği ve oyuyla bu yere gelmiş insanların denetimi değil midir basının görevi? Siz Mustafa Yatkın’la uğraşın arkadaşlar.  Selim beyle, Behzat beyle uğraşın veya diğer insanlarla uğraşın arkadaşlar. Ama Basın sizinle ilgili bir şey diyorsa orada oturup düşüneceksiniz. Çünkü bu güne kadar bizim geçmiş dönemde siyasi anlamda hiç takılmadığımız hiç beraber olmadığınız dünya görüşüne takılmadığınız insanların bile siyasette özellikle basına karşı hoş görülerini biliyorum. Adını anmak istemem kiminiz yanlış anlayabilir ama bir Süleyman Demirel dönemine gidin, bakın tarihine. Kaç  insana dava açmıştır, özellikle hakaret veya özellikle farklı konularda ki davalarında. Ben tarihini bir miktar bildiğim için söylüyorum.  Ama bu arkadaşımız sebep şu ki, o dış bükey aynada kendisini devleştiriyor. Özellikle kendi etrafı kendisine bir takım şeyleri pompalıyorlar. Kendisi ve etrafıyla beraber o canavar aynanın içerisinde, birlikte her türlü canavarlaşarak bir süreç yaratmaya çalışıyor. Burada kendisine bu imkanı sağlayan özellikle demeden geçemeyeceğim Cumhuriyet Halk Partisiyle bir yapılanma var. Bu işin çok kolay olacağını düşünüyor insanlar.  CHP’den aday olurum, nede olsa insanlar gelir hakkımda konuşur,yazar önemli değil.

Ben bir daha başkanım, yarın aile fertlerinden birini de milletvekilliği için düşünürüz. Evet, işin kolayı bu. Bence Sayın Mithat Nehir’in ÖDP’den belediye başkan adayı seçilmesi anlamlıydı orada bir anlam vardı evet. Bu alkışlanacak bir şeydi. Ama CHP’den aday olup, seçilmek bu toplumda kabul görmek anlamına gelmiyor. Çünkü insanların ve dünya gündeminin şuan bize dayattığı bu insanlar ister istemez gidiyor, CHP’ye oy veriyor. Bu süreçle ilgili yaşananların, başka bir açıklaması yok. Bu yüzden ben şunu söylüyorum Sayın Mithat Nehir arkadaşıma buradan sesleniyorum; Geçmiş dönemde özel bir takım ilişiklilerimiz de oldu.  Bir hukukumuz da vardı en azından . O dış bükey aynayı çıkarsın artık arkadaşlar. Bu toplumla barışık bir halde yaşamaya çalışsınlar.  Bu memlekette nice insanlar o koltuğu terk etmek zorunda kaldı. Ve Halka rağmen bir şey yapılmıyor. Siyasetle uğraşan herkese son olarak söylemek istediğim şey arkadaşlar, dış bükey aynalarınızı bırakın, iç bükey aynanıza dönerek toplumla kendinizi eşit bir şekilde görebileceğiniz ve her an değerlendirebileceğiniz bir yapıya gelin. Kim size hangi hakkı veriyorsa, oturun tekrar değerlendirin. Özelliklede de basınla uğraşmayın, Ayna Gazetesi gibi emektar bir arkadaşımızın bu işi nasıl götürdüğünü ben çok yakından takip ediyorum. Bu gazete ile uğraşarak bir sonuca varamazsın. Benimle uğraşın, ben hazırım buna. Ama  Basın uğraşılacak bir alan değil.. Hoş görünüzü basına arttırmak zorundasınız”dedi.

Destek amacı ile İnşaat Mühendizi Abdullah Cabaroğulları,  İlçemizde Yürüyüş Dergisi dağıttığı sırada gözaltına alınarak pasaportuna el konulan Sinan Okur, ilçemizde kısa bir süre önce gözaltına alınan ve serbest bırakılan Fehim Bolat, Vatan Partisi ilçe başkanı Gazi Karaali, ilçe yöneticisi Fuat Terzi, Adem Beyaz, Samandağ Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, eski meclis üyesi Mustafa Yatkın, eski meclis üyesi Behzat Can, eski meclis üyesi Nebil Şat, CHP Kurultay delegesi Mehmet Kamacı, Bağımsız Türkiye Partisi ilçe başkanı Seyran Miçoğulları, Gazete yazarı Avukat Ali Beyaz, Avukat Ali Ercan Özen, Eğitimci Bülent Can, Mehmet Vural, Esnaf İsmail Emir, İşadamı Metin Yılmaz, Esnaf Vesile Miççoğulları ve konuyu sosyal medyadan öğrenen vatandaşlar katıldı.

Haber-Foto:Ümit Sağaltıcı

 

Share
604 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?