ÜST REKLAM

logo

reklam

DERS ALINMIŞ OLUNSAYDI…


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

 

Çok mu küçüktüm yoksa yetişkin mi idim hatırlamıyorum. İkinci Dünya Savaş’ın yaşandığı 1943-45 yıllarında Polonya’nın Auscwitz toplama kampında yaşananları konu alan bir film izlemiştim.

Filmin adını hatırlamıyorum ama toplama kamplarından kurtarıldıktan sonra esirler trenlerle oradan oraya aç susuz taşınırken in-bin canları çıkıyor.

Yaşanılanlar, ibret olsun diye günümüz insanlarına sunulmasına karşın gerekli dersin alındığı söylenemez.

Eğer insanlık yaşadıklarından gerekli dersi almış olsaydı, bugün yanı başımız Suriye başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşanan insanlık dışı dramlar yaşanır mıydı?

Kapitalizm yeryüzünü barbarlık cehennemine çevirdi. Kapitalizm, sömürünün sürmesi ile varlık bulduğuna göre bütün bu zalimlikler nasıl sona erecek?

Ve vatan toprağımız Anadolu bir yol ayrımında ha çıktı ha çıkacak bir savaş çığırtkanlığı işitiyorum, endişe ve kaygı içinde.

Dün Auschwitz kampı cehennemi yaşanmışsa onun suçlusu da kuşkusuz kapitalizmdir. İnsanlık dışı uygulamaları insanın doğasına yükleyemeyeceğimize göre suçlu bütün çıplaklığı ile ortadadır.

Suçlu kapitalizmdir.

Günümüzde de emperyalist tekeller yeryüzünü sömürülerini sürdürmek için cehenneme çevirmişlerdir. Dünyanın her tarafında savaş çığlıkları gelmekte halklar savaşa kurban edilmektedir.

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, hemen her gün Dünyanın dört bir yanında insanlar katlediliyor.

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, ülkeler emperyalist/kapitalist sistemin yaptırımları ile karşı karşıya. Afganistan’da Irak’ta, komşumuz can ve kan bağımız olan Suriye’de insanlık düşmanları kan döküyor. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, açlık, yoksulluk ve işsizlik kol geziyor.

İnsanlık bir avuç sermaye güçlerinin baskı ve boyunduruğu altında. Eğitim ve sağlık hizmetleri doğru dürüst verilmiyor. Eğitim hakkı neredeyse parası pulu olanların hakkı haline geldi. İnsanların sağlık hizmetleri almak için cebinde para olması gerekiyor.

Özetle söylemek gerekirse bize dayatılan tam anlamıyla bir barbarlık. İnsanlık neredeyse başka bir yaşam olabileceğinden umudunu kesmiş gözüküyor.

Evet, evet bütün bunlar görecelidir.

Dalga altan alta kabarmakta ve kıyıları basmak için uygun zamanı kollamaktadır. İnanıyorum ki, bizim ülkemizin işçileri, emekçileri, gençleri de en uygun zamanda, en kitlesel güçle ayağa kalkacak ve bize barbarlığı layık görenlerden mutlaka yaptıklarının hesabını soracaklardır.

Yazımıza son verirken diyoruz ki, olanları sinemize çekip oturamayız. Hukuku yerle bir edenlerden hukuk mukuk da talep edemeyiz. Ha bir de ’16 Nisan referandumu yapılacak, dişimizi sıkalım bu kez bunlar kesin kazanamazlar’ diye de kendimizi avutamayız.

Bize demokratik haklarımızı kullanmaktan başka bir yol bırakılmadığına göre; ya demokratik haklarımızı kullanır, faşizan uygulamalar içinde olanlara geri adım attırırız ya da ‘’faşizm gelse ne yazar, gelmese ne yazar…’’ der otururuz.

Unutmayalım ki, son kurtuluşun filminin çekilmesi de insanlık için uzakta değildir.

Sevgiyle umutla kalın.

Ümit Sağaltıcı

Share
739 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...