logo

reklam

“DENKLEM”


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

İçinde en az bir “bilinmeyen” bulunan eşitliklere denklem denir. Bir denklemin içinde onlarca “bilinmeyen” olabilir. Denklem çözerken “bilinmeyen” yalnız bırakılarak tanımlanmaya çalışılır. “Bilinmeyen” yalnız bırakıldığı zaman; “bilinmeyen” sınırlanmış ve tanımlamış olur.

Yukarıdaki dört cümle matematikte, “problem çözmede” kullanılan bir yönetimdir. Matematikteki bu yöntemi sosyal bilimlerde de kullanabiliriz.

Olayları daha iyi anlamak için olabildiğince farklı bilimsel yöntemleri kullanmak gerekiyor.

Neden? Bulunduğumuz coğrafyadan özellikleri bunu gerektiriyor. Medeniyetlerin ve dinlerin doğduğu bu coğrafyanın köklü bir tarihi ve “yeraltı- yerüstü zenginlikleri” var. Bu zenginlikleri sömürmek isteyen güçler faaliyetlerini kesintisiz sürdürüyorlar. Bütün kavramları ve araçları kullanıyorlar. Hak –hukuk- insan hakları- demokrasi- din- vs.

Sadece bu nedenlere bakarak  “ince eleyip sık dokumak”  gerekiyor.

İlçemizden başlayarak, ilimiz, ülkemiz, orta doğu ve dünya olanların değerlendirirken ezberlerimizi bozmak, bilinmeyenleri hesaba katmak gerekiyor.

Samandağ da artık denklem çözer gibi olayları analiz etmeli. Ezberlerini bozmalı. Bilinmeyenleri hesaba katmalı.

Örneğin Kudüs denkleminde bir bilinmeyenin yeni farkına vardık.

“ABD’nin  “Kudüs’ün İsrail’in başkenti kabul etmesini, Hıristiyan dünyası kendisi için büyük tehlike olarak kabul etmektedir. Hıristiyan dünyasındaki misyonerlik faaliyetleri çok yoğundur. Ve Siyonist anlayış ile mutabık dini yorumları kabul eden Hıristiyanların oranının yüzde 70 civarında olduğu tahmin ediliyor. Hz. Mesih’in tekrar zuhuru için; “Kudüs’ün, İsrail’e verilmesini ilahi bir emir olarak kabul ediyorlar.’’

Bu durum bir bilinmeyendi.

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Françesko; ‘’Kudüs’ü İsrail’in başkenti olduğu kararına imza atanlar Hıristiyan değillerdir. Bunu söylemek zorundayım.’’ demiştir.

Bu durum da bilinmeyendi.

Benzer durumlar yöremiz de var. Son yıllarda hem İslam dininde hem de mezheplerin de misyonerlik faaliyetleri aldı başını gitti. Sanal dini tartışmalar ile gündemler üretilmektedir. Bu konuyu daha fazla irdelemeyeceğim. Çünkü bu konudaki bilinmeyenler çok fazla.

Diğer bir konu Suriye’nin kuzeyindeki ‘’kanton’’ denilen oluşumlar ile ilgili denklemler ve bilinmeyenler. Bu konuda birçok bilinmeyen, bilinmeye başlanmış.

Türkiye, sınırında “ABD’ye bağlı, etnik kökene dayalı bir devletin kurulmasını’’  ülke bütünlüğü için bir tehlike görmüştür. Ve harekete geçmiştir.

Suriye merkezi hükümeti, otoritesi kaybedince birinci tehlike olarak ‘’DAİŞ’’ olarak görmüştür. Merkezi hükümet bizi koruyamıyor diyen bu oluşumlar ABD destek alıp özerklikleri ilan etmişlerdir. Bu oluşumlar çok yönlü desteklendiklerinden dolayı kısa sürede organize olmuşlardır.

Şimdi ise ortada DAİŞ yok. ABD bırakıp, Suriye merkezi yönetimin hâkimiyetine girmek istemiyorlar.  Son haberlere göre ise Suriye merkez hükümetinin, Suriye’nin kuzeyindeki bu oluşlar ile anlaştığı yönünde. Suriye Merkezi hükümetinin Suriye’nin kuzeyindeki oluşum ile tam anlamıyla anlaşması için ABD’nin bölgedeki üslerini kapatması gerekiyor.

Acaba bu oluşumları destekleyenler, “kobene” için eylem yapanlar bu bilinmeyenlerin farkında mıydılar? Buda bir ‘’bilinmeyen’’ olarak ortada duruyor.

Bölge için ana bilinmeyen ABD bölgede varlığı ne olacaktır. ABD bölgede olduğu sürece yeni denklemlere herkesin hazır olması gerekmektedir.

Eğitimci Hüsamettin Kazan

Share
307 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • PROBİYOTİKLER VE SAĞLIKLI YAŞAM

    30 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    “Probiyotikler “ son dönemde sağlık alanında en çok konuşulan ve tartışılan bir konu olmuştur.” Probiyotik” ne anlama gelmektedir? Aşırı kazanç ve aşırı tüketime dayanan kapitalist üretim düzeninin dayattığı “hazır gıdalarla beslendiğimiz günümüzde, bağırsaklarımızdaki probiyotikler (dost bakteriler) azalarak hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Probiyotikler, sindirim sistemindeki dengeyle birlikte sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmamızı sağlayan dost bakterilerdir. Sağlıklı bir sindirim ve bağışıklık sistemi için vücuda mutla...
  • ABD EMPERYALİZMİNİN KATLİAMLARI

    23 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    ABD, büyük zulümlerle kendisini var etti. Daha kuruluş aşamasında milyonlarca Kızılderiliyi aileleriyle birlikte katletti. İlk aşamada “size huzur, barış ve medeniyet getireceğiz” vaadiyle işe koyulan ABD, sürgüne gönderdiği milyonlarca Kızılderiliye dağıttığı battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırdı. Afrika’dan getirdiği siyahileri köle olarak en ağır işlerde çalıştırıp,yüzbinlerce siyahi köleyi yok etti. Takvimler 6 Ağustos 1945’i gösterdiğinde ise ABD’nin demokrat başkanı Truman’ın emriyle Hiroşima’ya atom bombası atıldı. Bomba sabah sa...
  • ABD EMPERYALİZMİ’NİN SAVAŞ FATURALARI

    16 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Savaş Politikasının ABD'ye Faturası 6 Trilyon Dolar… Bir an durup bu Rakamın Türkiye gibi Kaç Ülkenin Milli Gelirinin Toplamından çok daha Fazla Olduğunu ve ne denli Korkunç Sonuçlar için HARCANDIĞINI kafanızda CANLANDIRMAYI deneyin… Habere göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) 11 Eylül saldırılarından bu yana "Teröre Karşı Savaş" kapsamında 1,5 Trilyon Dolar harcadığını iddia etse de George W. Bush'un başlattığı teröre karşı savaş politikasının Amerikan hükümetine 2019 itibariyle neredeyse 6 Trilyon Dolara Mal Olacağı belirtiliyor… P...
  • KUZU POSTUNA BÜRÜNMÜŞ KURT

    11 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    "Modern çağda İşçi Sınıfının benimsediği akım Sosyalizm’dir. İşveren Sınıfı Antika egemen sınıflar gibi, halkın benimsediği akımı, yani Sosyalizmi ele geçirmenin yollarını aradı ve buldu. İslam Tarihinde Tefeci-Bezirgânlar nasıl Hazreti Muhammed’in fakir fukara ile ve kölelerle kurmuş olduğu Müslümanlığı savunuyormuş gibi görünerek baltaladılarsa, tıpkı öyle, Modern Tarihin sömürücü İşveren Sınıfı ile Büyük Toprak ve Mülk Sahipleri Sınıfı, fakir fukaranın dört elle sarıldığı son umudu Sosyalizmi savunuyormuş gibi görünerek baltalamanın yoll...