ÜST REKLAM

logo

reklam

DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLER KAMPANYASI BAŞLATILMALI


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

Hemen herkesin fikir birliği içinde olduğu gibi Türkiye derin bir bunalımdan geçiyor. Zor günlerde yaşıyoruz.

Dünya çapında kapitalist sistemin içinde yaşadığı kriz, emperyalizme bağımlı olan ülkemiz hâkim sınıflarını doğrudan etkiliyor. Ekonomik ve siyasal iktidarı Cumhuriyet tarihi boyunca bir türlü sağlayamayan burjuva iktidarları her zaman olduğu gibi çareyi yine ‘’Olağanüstü hal (OHAL) ilan etmekte buldular. Gerekçe ne olursa olsun konu tamamen hem iç ekonomik etmenler hem de dış – küresel çapta ekonomik bir krizdir.

Ve ülke pazarında başka sömürü alanı olmayan bizim hâkim sınıf (AKP iktidarı ve ona bağlı sermaye sınıfı) umudunu yine işçi sınıfı ve köylülüğün, daha geniş bir açıdan tüm çalışanların cebine el atmada, onların sırtından krizi atlatmada buldular ve

‘Varlık Fonu’ nasıl bir fotoğraf çekilir. Japonya da Azerbaycan da, Norveç’te bu ülkeler geleceğe, gelecek nesillere bir yatırım, çıkabilecek bir olumsuzluğa güvence olsun diye bu uygulamayı uygun bulmuşlardır.  Dünya da tablo bu. Türkiye de ise durum çok farklı. Kamu iktisadi teşebbüsleri 120 yıl önce kurulmuş diğer kurumlar böyle. AKP iktidarı döneminde kurulmuş bir tek kamu kuruluşu yok. Sıcak para akışını sağlamak için bir yol yolda çok iyi ekonomistler bu işin uzmanları bu uygulamayı doğru bulmuyor ve uyarıyor. Ve Hazine arazilerini mülklerini de eklersek çok tehlikeli bir uygulama. Eğer bunların başına da bir şey gelirse ülkenin elde edebileceği bir geliri de yok elinde. Ve projenin, uygulamanın başarısız olması halinde kaybedecek olan hepimiz olacağız. Varlık fonu nasıl çalıştırılacak. Neler yapacak. Hepsi muamma gibi. 100 yıllık bir sermaye birikimi olan bu kurumlar zarar edebilir. Çok iyi yönetmek lazım. Varlık Fonu’na devredilecek varlıklar kimlere ne karşılığında (referandum öncesi) alel acele devredildi? Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı ile birlikte beş kişinin elinde ve 11 dev şirketler grubu

Esasında kanunla kurulmuş bir aile şirketi.

CNN’de ‘Varlık Fonu’ konusunda dün sabah Maliye Bakanı Naci Ağbal, da yaptığı açıklamalar ise tam bir aldatmaca.

Bütün bunlar yalnız emekçilerin cebine el atmakla kalmayacaklar, onların çileli mücadeleler sonucu kazandıkları ekonomik demokratik haklarına da el uzatacaklardır.

Nitekim bunun en somut örneğini az önce yukarıda belirttik.

Ülkemizde OHAL durumu faşistler ve gericiler daima başından beri çare görmüşler ve sürekli önermişlerdir. MHP’nin AKP’yi desteklemesi en somut örnektir.

Özgürlüklerin yılmaz savunuculuğunu yapan Partimizin (TSİP) böylesi zor bir dönemde ‘’Demokratik Hak ve Özgürlükler Kampanyası önermesi hatta başlatması kadar doğal bir şey olamaz.

Çünkü, TSİP zor günlerin partisidir. Dikkat ederseniz Partimizin onurlu mücadele geçmişinin üçte ikisinden fazlası ya sıkıyönetim veya Olağanüstü hal  durumlar altında ya da MC iktidarları altında geçmiştir.

Ülkede ‘’Cenaze merasimlerden başka gösterinin’’ – Çok özür dilerim- yapılmadığı günlerde, partimiz daima demokrasinin yılmaz savunucusu olmuştur.

Sosyalizmin bayrağını yüksekte tutmuştur. Durum yine bugünde bundan ibarettir.

CHP’nin solunda geniş bir devrimci- ilerici güçler yelpazesinin bulunduğunu biliyoruz. Bu yelpazede yer alan siyasi güçler arasında sadece faşizme ve gericiliğe karşı değil, aynı zamanda emperyalizme ve tekellerin egemenliğine karşı da hedef beraberliği vardır.

 

 

Share
665 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...
  • YAŞAMIN TEMELİ TOHUM VE TARIM

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türkiye’de bir çok konuda olduğu gibi açlık konusunda da net, güvenilir veriler yok. Ancak yaşanan ekonomik sorunlar, halkın alım gücünün zayıflaması ile tahminen nüfusun yüzde 20’si yoksul kabul ediliyor. Yoksul nüfus oranı kırsal bölgelerde daha yoğun. Yaşamın temeli gıda,gıdanın temeli ise tohum ve tarımdır. Tarımdaki sorunları çözmeden gıda sorununu çözmek mümkün değil. Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli, biyoçeşitliliği ile, dünyada en son açlık ve yoksulluk sorunu yaşayacak ülke konumundadır. Yanlış tarım politikaları ile,...
  • “AİLE İÇİNDE YEMEK SEÇEN, ÇOCUK İÇİN OLUMSUZ MODELDİR”

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Sağlık, Üst Haberler, Yerel

    Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, çocuklarda yemek yeme sorununa değindi. ‘Beslenme bir canlının gelişimi için gerekli olan doğal ihtiyaçlardan bir tanesidir’ diyen ÖNCÜL, yemek yemeyle ilgili problemlerin genellikle ilk çocukluk döneminde başladığı hatırlatmasında bulundu. “Beslenme ortamı” sağlıksız olduğu zaman çocuğun bu durumdan olumsuz bir şekilde etkileceğine işaret eden Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, konuşmasının devamında, “bu doğal ihtiyaç...