ÜST REKLAM

logo

reklam
23 Ağustos 2016

DEMOKRASİ MAVALI


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

Suriye…

Pamuk üretiminde dünyanın ikinci ülkesi.

Zeytin üretiminde dünyanın üçüncü ülkesi.

Arap ülkelerinde buğday üretimi sıralamasında birinci ülke.

Dünyanın dördüncü, Arap ülkeleri arasında güvenlik anlamında en güvenilir ülkesi idi.

Suriye…

Gıda sağlığında Arap ülkeleri arasında birinci ülke.

Bilim ve teknoloji araştırmaları alanında Arap ülkeleri arasında birinci ülke.

Sanayisi en çok gelişmiş Arap ülkesi.

Ortadoğu’nun en büyük ticaret ve sanayi şehirleri Suriye’de.

Suriye…

“kadınsız uygarlık olmaz” diyerek, Arap ülkeleri arasında kadını yücelten ve kadına değer veren tek ülke.

Ortadoğu’da ekmeğin, suyun, petrolün, sağlık hizmetlerinin, ulaşımın, eğitimin ucuz hatta bedava olduğu ülke.

Bu ülke, beş yıl beş aydır emperyalizmin ve Ortadoğu sahasında emperyalizme hizmet eden barbar, karanlık, gerici, kadını insan bile saymayan ülkelerin hedefinde.

Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi karanlık, barbar, gerici ülkeler, emperyalizmin demokrasi getireceğiz bahanesiyle Suriye’nin bütün zenginliklerini IŞİD gibi paramiliter çeteler aracılığıyla yağmalayan, yakıp yıkan, kadınlara tecavüz eden politikalarına hizmet ediyorlar.

Suudi Arabistan; ekonomik anlamda yüzde yüz dışa bağımlı, hiçbir şey üretemeyen, Arap-İslam-Sünni sentezli faşist olan bir ülke;, kadının tek başına sokağa çıkması, araba kullanması yasak olan, seçme ve seçilme hakkını bırakın fikir susmasının dahi yasak olduğu bir ülke.

Bu ülke, Suriye’ye demokrasi getirmek için Suriye’ye müdahale edilmesi gerektiğini söylerken aylardır bir tek kadının dahi katılamadığı “İslamda kadın hakları” konulu konferanslar düzenliyordu.

Konferansların ana konusu ise “Kadın insan mıdır yoksa hayvan mıdır?”

Aylarca devam eden konferanslar sona erdi nihayet. Sona erdi ve demokrasi(!) abidesi olan bu ülke olayı karara bağladı; KADIN MEMELİ BİR HAYVANDIR! mış!

Kadını bu çerçeveye hapseden bu çağ dışı ülkenin Suriye’ye ABD destekli getireceği demokrasi(!) uzak olsun!

Kendi demokrasilerini tesis edememiş, kadını insan bile saymayan; Libya’da, Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de milyonlarca kadına tecavüz eden bu ülkelerin getirecekleri demokrasi kan, gözyaşı ve zulüm demokrasisinden başka bir şey değildir. Demokrasinizle uzak durun başka ihsan istemez!

 

 

 

 

 

 

 

Share
653 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...
  • HUBRİS (KİBİR) SENDROMU HASTALIĞI

    24 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler

    Genelde siyasetçilerde görülen bu hastalık “tanrısal ego” olarak da biliniyor. İlk kez, Psikiyatrist David Owen ve Jonathan Davidson tarafından dile getirilen bu sendrom, 2010 yılında tıp dünyasının önemli dergilerinden biri olan Brain’ de yayınlanmış. David Owen ve Jonathan Davidson’a göre  sendrom bir “güç zehirlenmesi”dir.  Diktatörler, “hubris Sendromu”na özel bir eğilim taşırlar.  Demokratik ülkelerde, tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu hastalığına yakalanma olasılığını arttırıyor. Bu has...
  • KAPİTALİST UYGARLIĞIN FELAKETLERİ

    17 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Eğitimci - Sami ASLAN Karl Marks,19.yy’da kapitalizmin insanlığın başına getireceği felaketlerin farkındaydı. Marks, toplum yaşamının ekoloji merkezli olması gerektiğini düşünmüş, doğanın özgürleşmesini savunmuş ve insanın doğadaki güzellik yasalarını gereğince üretmesi gerektiğini savunmuştur. O günlerden doymak bilmeyen kapitalist üretimin, insan ile doğa arasındaki yabancılaşma ve çatışmayı had safhaya çıkaracağını görmüş, bu durumu tersine çevirmek için öncelikle insanlar arasındaki ilişkilerin doğru bir yöne dönüştürülmesi gerektiğini ...