ÜST REKLAM

logo

reklam

DELİLİK KARADENİZDEN BULAŞTI


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

 

Eski adının küçük Atina olduğunu öğrendiğim Rize’nin Pazar ilçesine indiğimizde çoluk çocuk ile beraber açık bir alanda oturduk, beton binaların denize olan tarafı kapatmasına karşın, bina aralarından görünen dev otoban karayolu, kapatmış deniz sahilini ve deniz çok uzağa gitmiş olduğunu gördük. Şaşkın şaşkın sağı solu keşfederken yanımıza düzgün kıyafetli orta yaşlarda bir erkek yaklaştı.

‘’ Bir bidon suyla Ankara’yı temizledim. Lamğoaltı gidip geldim’’ dedi.

Biranda kimdir? Ne diyor diye anlamaya çalışırken, ‘’Abla 1 liran var mi?’’ deyiverdi, şaşkınlığım bir kat daha arttı.

İçimden dedim ki ‘her şehrin her kentin bir delisi var’ sözü hakikaten doğruymuş.

Pazarlı bir bidon suyla Ankara’yı temizlemeye kalkışırda ben bir Ayna ile Samandağ’ı niye temizlemeyim?

Ama öncelikle kirliliği tespitle işe koyulalım nedir Samandağ da kir?

Kim kirli?

Niçin kirli bunlara cevap arayacağız!

Tabii buraya kadar yazılanlardan gardıroplarda birikmiş ve temizleri de kirleten kirli çamaşırlar değil, konumuz kirli beyinlerdir.

İnsanın kirliliği, insanlığın kirletilmesine giden yollardan bahsedeceğiz.

Şu kadarını söyleyin, kirli sularda yıkanan beyinler temiz olur mu?

Bu yazı da buna da cevap arayacağım.

Çünkü, insan içini yıkayamıyor !

“Tenin temizlenmesiyle kirlilik kökünden temizlenmiyor. Savaşların, hastalığın, haksızlığın, zulmün, adaletsizliğin, yoksulluğun, sebebi kirli insandır. Kirlenmiş insanı topluma kazandırmak, onun kirlenmiş içini temizlemek zordur.’’

Kirlilik nedir?

Kirliliğin çeşitleri:

1-Hava kirliliği

2- Su kirliliği

3- Toprak kirliliği

4- Ses kirliliği

5- Radyasyon’nun yarattığı Kirlilik

6- İnsanın kirlenmesi veya (Ruh Kirlenmesi)

Gündemimiz Samandağ Belediye’sinin marifetleri olunca üstelik günlerdir ‘Eski Vergi Dairesi’ yerinin, yıkılıp, yerine yeni inşaatın yapılacağı ve Samandağ Belediye yönetiminin tam olarak halka açıklanmayan kamuoyundan gizlenen ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ‘haksız ve yersiz’ inşaat yapılacağı olunca bizde Kirliliğin en sonundan ‘İnsan kirlenmesi’, insan ruhunun kirlenmesi açıklayarak, sözü geçen konuya açıklık getirip uyarı ve itirazımız yapacağız.

Şöyle ki, her gün eve gelince nasıl elimizi yüzümüzü yıkıyor ya da duş alıp rahatlıyorsak, ruhumuzu da temizleyen bir eylem yaparak ona da gerekli özeni göstermemiz gerekir değil mi?

Gün içinde ruhumuza yapışan kirleri de arındırırsak çok daha yenilenmiş, mutlu ve sağlıklı bir hayat yaşamamız kolaylaşır diye düşünüyorum.

Evet, insan kirleniyor. İnsanın duyguları kirleniyor, düşünceleri kirleniyor, umutları kirleniyor, sevinçleri kirleniyor.

Ve giderek bütün bu kirlilikler insanı insana duyarsız, güvenilmez kılıyor… İnsan geleceğe güvenemiyor. İnsan umut duyamıyor. İnsan mutluluğu bulamıyor. İnsan insanı sevemiyor.

Samandağ tamı tamına çıkarcılıkla kirletilmiş en yetkili yerde oturan kişiler ısrarla, kendinin ve bir avuç sermaye sahibi egemeninin çıkarlarına koca bir kenti kirletiyor, en ufak bir rahatsızlık duymadan.

Ceza Hukukun da ise suç ve kirlilik: Suç, hukuk düzeni tarafından yapılması yasaklanmış, yapıldığında da devlet tarafından veya güvenlik tedbiri şeklinde bir yaptırımla karşılaşan fiilleri olarak ifade eder.

Samandağ Belediyesi Eski vergi dairesini yıkıp yerine yeni inşaat yapmasının veya otopark gibi doğrudan kenti etkileyebilecek bir çalışmanın Mevcut yasalarımız karşısında tam açıklığı, projesi, imar yasasına, Çevre kanununa, İl tabiat varlıklarını koruma yasasına muhalefeti var mı yok mu, Bölge Mimarlar mühendisler odasının bilgisi oluru, Sit kurulu kararı var mıdır?

Türk Ceza Kanunu’nun 6. Maddesinin 1. Fıkrasının (e) bendinde ‘’gece vaktinden’’ ne anlaşılması düzenlenmiştir. Buna göre, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresine gece vakti denir.

Yani gece yarısı işlenen hırsızlık suçları kapsamına giren cezalar artırılmasını gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Kim dinler?

Samandağ’da her şey zaman zaman ilçenin eğlence lüks restoranlarında gece yarılarında yapılsa da şimdilerde kent dışında gece yarıları kararlar alınıyor, satılıyor, ediliyor, veriliyor.

Kim takar hukuku, üstelik gece yarısı yapılan hırsızlık suçlarının artırılması…  Takarlar takmazlar bilemeyiz biz deriz ki:

Sözünü ettiğimiz bu insan kirlenmesinin kaynağı insanın öz değerlerine yabancılaşmasıdır.

Samandağ’da bu faturayı sadece Başkan Mithat Nehir’e kesmek aslında insafsızlık olur demekten de kendimi alamıyorum.

Çünkü yabancılaşmanın temelinde, insanın toplumsal yaşam içinde yürekten inandığı değerlerin geçerliliğini yitirip erimesi yatmaktadır. Yani sorun bireysel olmaktan çok toplumsal bir düzen kirliliği olarak ortaya çıkmaktadır.İşte bu düzen kirliliği, içindeki insanı da kirletmektedir.

Emeğin değil paranın para kazandığı, dürüstlüğün değil sahtekarlığın prim yaptığı bir düzende, insanında saf ve temiz kalması beklenemez. Çünkü her şeyden önce, karnını bile doyuramayan, emeğine yabancılaşan insana kirlenmekten başka yol kalmamaktadır.

Sözün burasında medyaya bir atıfta bulunmak gereği vardır. Çünkü medya bu kirlenmenin en büyük destekçisidir.

Sayın Mithat Nehir, eski vergi dairesinin yerine yaptırmayı düşündüğü, beton yığını ile ilgili, sözü geçen yerde, hak sahiplerine hakkaniyet ölçüleri esasa alınarak en üst kademeden karşılanmasını istemekte kirliliğin derinliği nüfus ettiği alanlarla ilgili, günü birlik menfaatler, çıkara dayalı faydacı, hatayı, yanlışı görmemezlik etmek.

Ancak kamuoyuna yansıdığı kadarıyla simetrik hatalarla hak sahiplerini,  değil korumak, mağdur edilmek üzere ölçümlerde mimarı ve mühendislik oyunu ve hilelikleri ile hak sahipleri mağdur edileceklerdir (!),  yukarıda belirttiğim gibi eğer bu uygulamada hak sahiplerine haksızlık ediliyorsa bu Başkanın temizlenmemek üzere kirlenmesi demektir. Burada sormak gerekiyor gibi; hak sahipleri gerçekten mağdur mu?

Başkan Mithat Nehir, “26 Ocak 2017 tarihli Atayurt Gazetesinin haberinde Başkan Nehir açıklamasında “Eski vergi dairesi yerinin yıkılıp yerine park yapılması fikrinin kulağa hoş geldiğini ancak binanın bir kısmının özel mülk olmasının bu düşünceyi hayata geçirmeye engel teşkil ettiğini açıklıyor. Nehir, Bu düşüncede olanlara ‘empati kurun, eğer sizin orada dükkanınız olsaydı güle oynaya bu dükkanı park olması için verir misiniz?’ diye de soruyor.

Bir başka haber de, ‘’Pay sahibi olan Mehmet Ali Miçoğulları’nın oğlu Ceyhan Miçoğulları, yıkılıp yeniden inşa edilecek binanın dükkanları metrekarelerde eşit bir şekilde dağıtılmadığını söyleyerek belediye ye çağrıda bulunuyor. Belediyenin yaptığının adil bir uygulama olmadığını, kimilerinin dükkanlarını 22 metre büyütürken kimilerine 50 ile 85 santim arasında büyüttü şeklinde simetrik ölçülerde dahil kaçırılan hak gaspları olduğu iddiaları şüpheleri vardır.

Evet, iddialar çok ağır. Bir tanesi bile doğru olsa ki, bize göre asıl cambazlık verilen sözlerden caymalar bundan sonra ki süreçte olacak, binalar hele bir yapılsın bakın neler olacak.

Adaletsizlik olduğu iddiaları fazla olan bu yerde atılacak temel ne kadar derin ve sağlam olur hiç bilemeyiz. Adam evinin içine kadar girecek siz hala adalet kanun hak mı bekleyeceksiniz; ey ahali?

Evet, Samandağ’ın değişmez kaderi mi diyeceksiniz? Yoksa Belediye Başkanı’nın hükmüne karşı mı çıkacaksınız?

Bu sis bir tek çözüm bir seanslık delilik terapisi çözer arkadaşlar…

Emin olun ki bizim Belediye ile sorunlarımızı çözmek kesinlikle akıllı adam işi değildir.

Bu işi delilere bırakın zaten ortalıkta pek akıllı kimselerde görünmüyor.

Ümit Sağaltıcı

 

 

Share
756 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...