ÜST REKLAM

logo

reklam

ÇÖZ BENİ ARAPSAÇI!

Kıyı kenar, yine yeniden gündemde!

İlçemizde deniz sahilinde gayrimenkulü olan çok sayıda kişinin kıyı kenar çizgisi nedeni ile gerçekleşen tapu iptali, sonrasında devletin Kıyıda ve Sahil Şeritlerinde Yapılmış Olan Yapıların İmar Barışından Yararlandırılmasına rağmen yıkım kararının icra edilmeye çalışılması ortalığı karıştırdı. Vatandaşın yıkım kararına veryansın ettiği toplantı hafta sonunda Samandağ Belediye Başkanı Avukat Refik Eryılmaz’ın katılımıyla gerçekleşti. Başkan Eryılmaz, önceden olduğu gibi bugün aynı noktada olduğunu beyan ederek, ‘daima vatandaşın yanında olacağız’ dedi.

Toplantı sırasında Kıyı Kenar Çizgisi nedeni ile tapusu iptal edilen vatandaşlar adına konuşan Sevsem Günay, ‘bedelini ödemek suretiyle tapu sahibi olduğumuz taşınmaz malların (arsa ev işyerlerimiz) bizlere komik komik paralar verilmek suretiyle mülkiyetimiz iptal edildi ve bizi sanki orayı işgal etmiş kişiler gibi görüp işgalciler ve fuzuli şağiller kabul edip bizden kullanım parası tahsilatı yaptı. Sonra da Devlet malını ele geçirdiniz şeklinde bir algı yapıldı.

Bu aşamadan sonra Türkiye’de İmar Barışı Yasası çıktı. Bizler de Antalya’da, İzmir’de Muğla’da oturanlar gibi İmar barışına başvurduk ve tayin edilen paralardı ödedik. Bizlere Çevre Bakanlığı tarafından Yapı Kayıt Belgesi verildi.

Çevre Bakanlığı bu kayıt belgesi, kıyıdaki yapıların kapsam dışında olduğunu yazan hiçbir mevzuat yoktur. Kıyıdaki binaların İmar Barışından istifade etmesini engelleyen mevzuatta hiçbir kayıt yoktur. Tersine o zamanın Çevre Bakanı bize, ‘biz kıyı için bir kısıtlama mahsus koymadık istifade edersiniz’ diye söyledi ve Türkiye’de herkes bundan istifade etti. Hatta bundan sonra ilçe vatandaşlarımızdan kimisi evine yeniden tadilat ve tamirat masrafları yaptı.

Tüm bu gelişmelerden sonra Samandağ Kaymakamı, sanki İmar Barışı bizim için değil sırt Antalya’da, İzmir’de, Muğla’da oturan 5 yıldızlı oteller için bir yasa olduğunu bizlerin aldıkları yapı kullanım belgesini yok sayarak, derhal 15 gün zarfında ev ve işyerlerimizi boşaltarak tahliye etmemizi yoksa elindeki yasal imkanlarla bizleri evimizden boşaltacağını resmi yazı ile bildirdi.

Kime bildirdi?

Türbenin sol tarafında oturan çoğu Antakyalı vatandaşlarımıza Türbenin sağ tarafında oturan vatandaşlarımıza ise herhangi bir tahliye yazısı göndermedi. Böylece eşitlik ilkesini çiğnediği gibi kendi kafasındaki projesini uygulama kabiliyetini de imkansız hale getirdi! Evi yıkıldı diye türbenin solundaki ağlarken türbenin sağındaki kendisine henüz sıra gelmediğini ancak ileride günlerden bir gün geleceğini düşünür oldu!

Kaldı ki yargısal süreçlerin tamamı ne türbenin solunda ne de türbenin sağında tamamlanamadı.  Neden bu acele?

İmar Barışını yüce Devletimiz çıkardı. Bizde yapı kullanma belgesi aldık. Sayın Kaymakam Türkiye’de bir ilk olarak bizlerden başlamaktadır. Hâlbuki bizler İmar Barışından istifade ettirildik. Kaymakamlık neden Çevre Bakanlığının İmar Barışına ve yapı kullanım belgesine itibar etmek istemiyor ve derhal evlerimizi işyerlerimizi boşaltmak istiyor? Türkiye’de İmar Barışı sağlanmış iken neden bu barışımız bozulmaktadır? Bu barış illa bozulacak ise neden birkaç fakirhanelerimizden başlanıyor da 5 yıldızlı otellerden başlanmıyor? Böyle olmaz.

Sonuç: Sayın Kaymakam’a icrai faaliyet yapmasın diye İçişleri Bakanlığı ve Ankara’dan başka bir bakanlık (Çevre Bakanlığı = diyebilir ki Samandağ İmar Barışından istifade etti. Biz yapı kullanma belgesi verdik. Bunları tahliye etmeyiniz!) Bizim verdiğimiz yapı kullanma belgesi doğrudur diyebilir. Veya idareden iç işleri, tahliye işlerini öteleyebilir.

Talebimiz:

İmar barışımız bozulmasın. Devletin Yapı Kullanım Belgesine İtibar edilsin ve Kaymakam tahliye et dediği bu yazıyı iptal etsin. Bizi mahkeme kapılarına sürmesin. Olmadığı takdirde

Tapularımız yerine bizlere eşdeğer bir yer gösterilsin trampa yapmış olsun.

İlla boşaltım yapılacak ise bizden başlanmasın. 5 yıldızlı otellerden başlansın.

Kaymakam eşit ve adil olsun. Önce türbenin solundaki ev ve işyerlerini boşaltacağım. Son yıllarda ise türbenin sağ tarafındakileri boşaltacağım demesin. Bu idarecilik değil hukuksuzluk ve adaletsizliktir, tecrübesizlik demektir” dedi.

Kıyı Kenar Çizgisinde yıkımla karşılaşan vatandaşların İmar barışından yararlandıklarını

imar barışı kanunu gereği alınmış yıkım karalarının ve cezaların kalkacağını ifade eden Mevlüd Oruç, “bizim sorunumuz, İlçe Kaymakamlığı’nın imar barışına aykırı olan tebligatlarıdır. Hazine ve belediyenin tasarrufunda olupta 31.12.2107 tarihinden önce yapılmış yapılarında İmar barışı kanunundan faydalanma hakları vardır. İmar barışı Kanununun bütün emirlerini usulüne uygun bir şekilde yerine getirdik. Samandağ Kaymakamlığı’nın Yapılarımız için gönderdiği yazılar için İdare mahkemesine başvurduk” dedi.

Belediye Başkanı Avukat Refik Eryılmaz, “Bu karar kesinleşirken belediye taraf değildir, bu paralar ödenirken belediye taraf değildir, vatandaş parasını alırken belediye taraf değildir. Burada ısrarla birileri belediyeyi taraf göstermeye çalışıyor. Biz taraf değiliz arkadaşlar. Bizim herhangi bir hukuki burada müdahil olma şansımız yok. Biz kendi parsellerimizle ilgili avukat aracılığıyla bu süreçte haklarımızı korumak amaçlı sizin gibi mahkemelerde mücadele verdik. Ama mahkeme kararını verdi, karar kesinleşti. Şimdi arkadaşlar Vali bey de Kaymakam bey de şunu söylüyor; burada mahkeme karar vermiş, mahkeme kararı kesinleşmiş vatandaşa paraları ödenenler ve dolayısıyla mülkiyet maliyenin adına intikal etmiş. Şimdi siz bir hukukçu olarak kardeşim mahkemenin kararını tanımıyoruz, vatandaşın bir kısmının parasını almış olması bizim için önemli değil diyemeyiz. Ben burada ne yapabilirim. Ben sizinleyim arkadaşlar. Ben bu kıyı kenar çizgisinin değiştirilmesi için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Ben sizlerden daha faza mağdurum. Sizin bir tapunuz belediyenin birçok tapusu iptal edildi. Dolayısıyla bu çizgi iptal edilir ve yeniden çizilirse belediye daha çok kazanacak. Dolayısıyla benim bu uygulamayı kabul etmem abesle iştigaldir. Bu sorunun tek çözümü çizginin yeniden çizilmesindedir. Bu mahkeme kararları geçerliliğini koruduğu sürece bizim bu alanlarda herhangi bir tasarrufta bulunmamız mümkün olmaz. Yani mağduriyet devem edecek. Ha bu konuda bize düşen ne varsa ben sizinle hareket etmeye hazırım. Daima halkla birlikte tutum sergileyeceğim” dedi.

Haber-Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

Share
70 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?