ÜST REKLAM

logo

reklam
11 Ocak 2017

“ÇOK DİLLİ, ÇOK KÜLTÜRLÜ VE ŞANSLIYIZ”

mevlud-oruc

Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği Üyesi MEVLÜD ORUÇ, dün basın büromuza yazılı açıklamada bulundu. ORUÇ, açıklamasında ‘ Çocuklarımızın Anadili Arapçayı öğrenmesi mücadelesi başka ülke için değil, Türkiye için ve Türkiye içi demokrasi, özgürlük ve çoğulculuk mücadelesidir’vurgusu yaptı.

N’ormal koşullarda anadilimiz Arapça, çocuklarımızı doğumlarından itibaren her anını sarıp sarmalaması gerekir’ diyerek sözlerini sürdüren ORUÇ, “dil veya lehçe sadece iletişim, konuşma, yazma, okuma aracı vb indirgenemeyecek kadar hayati önemdedir. Her dil ve her lehçe binyıllar süren kültürel birikim sürecidir. Her dil, her lehçe sesleri, vurguları, gazelleri, masalları, şarkıları, ninnileri, fıkraları, nükteleri, kendine has kelimeleri vb ile bir kültür havuzudur. Anadilimiz Arapça lehçemiz kültürümüzün nesilden nesile aktarımını sağlar. Çocuklarımızla Arapça konuşmamak inancımızı, kültürümüzü ve anadilimizi bitirecek. Her dil aynı zamanda bir tarihtir. Her kelime, hece, vurgu, sesin bir hikâyesi, tarihi vardır.  Çocuklarla anadilde konuşmamak dil- tarih-kültür katliamıdır. Çok dilli büyüdüğümüz için çok kültürlüyüz ve şanslıyız. Çok dilli ve çok kültürlü büyümek ve en az iki dili konuşmak çocuklarımızın da hakkıdır. Normal koşullarda anadilimiz Arapça lehçemizi ve resmi dilimiz Türkçemizi çocuklarımız iyi öğrenir. Maalesef toplumun çoğu artık bu güzelliği, bu şansı kendi çocuklarından esirgiyor. Kendi çocuklarını güzelliklerden mahrum bırakmak akıl işi değildir ve çok zalimce bir kötülüktür. Anne babalar olarak çocuklarımız ile anadilimiz ile konuşmayarak bilinçsizce çocuklarımıza ve ülkemize, Türkçemize ve Arapçamıza zarar verir olduk. Türkçe ve Arapça gibi iki zengin kültür hazinemiz var, fakat kıymetini bilmiyoruz ve bindiğimiz dalı kesiyoruz. Kendi çocuklarımız daha iyi koşsun diye iki ayaklarından birini kesiyoruz! Çocuklarımız (Türkçe ve Arapça) iki güzel dilin üzerine öğrenecekleri yabancı dil (İng, Alm, Rusça vb) ile rahatlıkla en az üç dil öğrenmiş olur. Gelişmiş ülkelerin gelişmiş çocuk eğitim ve yetiştirme standartlarına yaklaşmış oluruz en azından. Çok dilli eğitim, çok kültürü tanımak ve anadilimiz Arapçanın önemini kavrayan anne, babaların yavaş olsa da arttığını görüyoruz. Arapçanın ve çok dil bilmenin çocuklarımızın ufkuna, zekâsına, ders, sınav ve hayat başarısına olan olumlu katkısının farkına varan bilinçli anne babalarımız var. Toplumun çoğu bilinçsizce ve alışkanlıkla çocuklarını tek dilli büyütüyor. Çünkü on yıllar boyunca Arapça anadilimiz ile ilgili toplumun dimağına boca edilen kirli bilginin gerici etkisi hala sürüyor. Toplum yıllarca yaşaya geldiği anadil yasaklarını olağan bir durummuş gibi yaşamaya başladı. Biz kültürümüzü, anadilimizi inkâr ederek daha çok nazik, daha modern, daha ince, naif, daha güzel, daha çekici,  daha yakışıklı, olduğumuzu hatta sınıf atladığımızı sanacak kadar aldatılmış, kandırılmış zavallı insanlar haline getirildik. On yılların aşağılanması sonucu Arapçamızı kaba, ağır, banal, eski ve üstelik ihtiyar işi olarak algılamaya başladık. Maalesef anadilimiz Arapça lehçemizi çocuklarımıza yakıştırmaz olduk. Anadilimiz geri oluyor ama biz çook moderen oluyoruz! Maşallah!  Böyle kafa dünyada yok!

ANADİLİMİZ ÇOCUKLARIMIZIN DUYGU VE ZEKÂ IQ SEVİYESİNİ YÜKSELTİR.

Arapça, Türkçe vb çok dil öğrenerek büyüyen çocukların duygu ve zekâ IQ seviyeleri, ders ve hayat başarılarının daha iyi olduğu kanıtlanmıştır. Yabancı diller hiçbir zaman Arapça ve Türkçenin yerini tutamaz. Çünkü Anadilimiz Arapça ve resmi dilimiz Türkçe bizi biz yapıyor. Önce biz olacağız ve yabancı dili de iyi öğreneceğiz. Batı ülkeleri çocuklarına doğruyu ( çok dilli) yaparken bizim çocuklarımız işçin yanlışta ( az dilli) ısrar etmemizin mantıklı bir açıklaması yoktur. Çocuklarımıza zarar vermek mantıklı mı? Bizim çocuklarımızın neyi eksik. Çocuklarımızı çok dilli yetiştirme olanağımız varken daha azına razı olmak gericiliktir. Kuranı Kerim kursları çocuklarımızın Arapça konuşması için yeterli değildir. Eğer çocuklarımızla Arapça konuşmazsak, maalesef Arapçayı öğrenemeyecekler ve konuşamayacaklar. Arapça dili veya herhangi bir dil bir günde öğrenilmez. Yıllar alır. Çocuklarla Israrla ve inatla Arapça konuşacağız. Başta alışkanlıkla bize Arapça cevap vermeyecekler. Zamanla kulak dolgunluğu olacak ve Arapça cevap verecekler. Eğer böyle yapabilsek çocuklarımız en az iki veya üç dil öğrenmiş olacaklar. Çocuk beyni sağlam ve esnek balon gibidir. İçine sadece bir dil konursa az büyür.  İki dil konursa daha büyür. Üç ve daha çok dil konursa en iyisi olur.  Çocukların dilsel gelişimine yatırım yapmak, ülkenin ve çocuğun geleceğine yapılabilecek en iyi yatırımlardır. Anne-babanın kendi çocuğu ile anadilinde konuşmaması, kendi anadilini aşağılaması, kendi kültürüne yabancılaşması düşülebilecek en geri seviyedir.

SEÇMELİ ARAPÇA DERSİ

Seçmeli Arapça dersimizin hayat bulması için ilk adım olarak Milli Eğitim Bakanlığının kendi genelgelerine- yazılarına sahip çıkarak okullarda hilesiz uygulanmasını sağlamalıdır. “Benim memurum- öğretmenim işini bilir” yâda “Bana benim memurum- öğretmenim yanlış yapıyor dedirtemezsiniz” anlayışı bitmelidir. Okullarda Açık ve zımni yönlendirmeler yapılmamalıdır. Yakın bir zamanda ( Geçen yıl Şubat ayında yapılmıştı) Seçmeli Ders tercihleri yapılacak. Milli Eğitim Bakanlığı, Mülki Amirler, Milli eğitim Müdürlükleri, Eğitim Sendikaları ve Belediyeler yine Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum oyununu oynamasın artık. Eğitim camiasını şikâyet etmekten özellikle kaçındık.  Tek tek şahıs, öğretmen okul, müdür adı vererek şikâyet yoluna başvurmadan, öğretmen ve müdürleri mağdur etmeden sorunu çözmek istiyoruz. Ama birkaç kuruş ders ücreti için hileye tenezzül edecek öğretmen ve müdüre artık tahammül kalmadı. On yıllarca verdiğimiz zorlu demokrasi mücadelesi sonucu kazanılan bir hak olan Seçmeli Arapça Dersimizi birkaç kuruş ders ücreti için sıfırlayan anlayış özürlülere bundan sonra anlayış yok,  şimdiden uyarıyoruz. Bu yıl bu sorunun çözümü için herkes elini taşın altına koymalıdır. Anadilimiz Arapça bizim, İnancımız bizim, Türkçe bizim, Türkiye bizim, bu memleket, bu vatan, yurt, ülke, bayrak bizimdir. Hiç birinden vazgeçmiyoruz.

ARAPÇA LEHÇEMİZ MADDE İN TÜRKİYEDİR. İTHAL VE TAKLİT DEĞİLDİR.

Uygarlıklar beşiği Anadolu’nun zengin kültürel mirasının önemli bir sesi, bir rengi olan Türkiyeli Arapça lehçemizi tahrip eder olduk. Anadillerimizin her biri ülkemizin kültürel, ekonomik, siyasi zenginlikleri, yerli malı, milli servetidir. Anadillimiz Arapçanın asimilasyon ve oto asimilasyona uğraması Türkiyeliliğin erozyonudur, tahribatıdır. Asimilasyon Türkiye’ye, güvensizlik, sevgisizlik, saygısızlık ve hakarettir. Anadilimiz Arapça, adımız Türkiye, resmi ve ortak dilimiz Türkçedir. Anadilinden dolayı hiç kimse diğerinden daha fazla veya daha az Türkiyeli, vatansever veya yurtsever değildir. Çocuklarımızın Anadili Arapçayı öğrenmesi mücadelesi başka ülke için değil, Türkiye için ve Türkiye içi demokrasi, özgürlük ve çoğulculuk mücadelesidir. Severek öğrendiğimiz ve severek konuştuğumuz ortak dilimiz Türkçemizin asimilasyon aracı haline getirilmesine hep birlikte karşı duralım. Anadillerimiz ve ortak dilimiz Türkçe bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır”dedi.

 

 

Share
747 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?