ÜST REKLAM

logo

reklam

“DAHA SONRA” İFADESİ, HİÇ CEVAP VERMEMEKLE AYNI

Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, gazetemiz aracılığıyla ebeveynleri uyardı!

Çocuk Ergen ve Aile Danışmanı Oyun ve Aile Terapisti Pedagog Onur CAN ÖNCÜL, Çocuk Ve Ergenlerde Cinsel Eğitim konularını işleyerek ebeveynlere seslendi.

Çocuğun cinsel eğitimi ülkemizde yeterince ele alınmamış ve aydınlığa kavuşturulmamış bir konudur’ diyen Pedagog ÖNCÜL, konuşmasının devamında, “bunun en önemli nedeni kültürümüzde bu konunun tabu (yasak) olarak algılanmasıdır. Cinsel bilgilerin sır olarak saklandığı bir ortamda yetişen gençler çoğunluktadır. Anne-babalar büyümekte olan çocuklarının sorularına cevap vermeye çalışırlar ama iş cinsiyet ve üreme gibi konulara gelince şaşırıp kalırlar.     

Toplumumuzda annelerin kızlarına verdikleri tek cinsel bilgi, adet görme (regl) dönemi ile ilgilidir ve bu çok yüzeysel bir bilgidir. Ancak erkek çocuklarının, kız çocukları kadar bile şansı yoktur çünkü babalar çocukları ile konuşmaktan çekinir. Biz nasıl öğrendiysek, onlarda öğrenir düşüncesi hakimdir ya da bu görev yine anneye yüklenir. Bundan dolayıdır ki, cinsellikle ilgili bilgilerin annenin kız çocuğuna, babanın da erkek çocuğuna vermesi daha yerinde olacaktır.

Çocukların ilk cinsellikle ilgili soru sorma dönemlerinde eksik ve kaçamak cevaplar vermek geleneğimizde yaygın bir yoldur. Çocuğa cinsellikle ilgili bilgi verme yasağı kimi zaman susarak gösterilir ya da büyüyünce öğrenirsin cümlesi ile konu kapatılır. Anne-babanın bu tavrı, konuşma biçimi, ses tonundan; çocuk “bu konularla ilgilenmek yasak, ayıp, günah!” mesajını alır. Böylece ilgilendiği konunun yasak, ayıp ya da günah olduğu inancı çocuğa yerleşir.

Sonuçta çocuk susar, soru sormaktan cayar ve görünüşte bu konuyla hiç ilgilenmez olur. Ancak içten gelen dürtüyle merakını giderecek başka yollar arar ki, bunun en sakıncalısı sorularının cevaplarını ‘bilgili’ bir arkadaşından öğrenme eğilimidir.

Anne-babalar çocuklarının yalan, yanlış cinsel bilgilerle doldurularak büyümelerini engellemek ve ileride sağlıklı cinsel yaşantıları olmasını sağlamak zorundadırlar. Bunun için anne-babalar çocuklarının küçük yaşlarda başlayan ve onlarca aslında cinsellik içermeyen, dürtüsel bir meraktan öteye gitmeyen sorularını ertelemeden cevaplamalıdırlar. Özellikle küçük çocuklarda zaman kavramı yok gibidir. “Daha sonra” demek soruya hiç cevap vermemekle aynı anlamı taşır. Verilecek cevaplar basit, kısa ve sorulan soru kadar olmalıdır. Çocuğun sormadığı detayların anlatılması, açıklamaların yapılması gereksizdir.

Bu konu hakkındaki düşüncelerimi örneklerle zenginleştirecek olursam: 1 – 2 yaşlarındaki çocuklar ortalıkta çıplak dolaştıklarında örtünmek ve gizlenmek ihtiyacını hissetmezler. Erkek çocuk hiç sıkılmadan pipisini eline alır, inceler, oynar, “bu nedir?” diye sorar. Anne ya da babanın tepkilerinden ayıp olduğunu öğrenir, hatta bazen bu tepkiler öylesine sert olur ki çocuk suçunu birden kavrayamaz ve şaşırıp kalır. Oysa “bu senin pipin, bütün erkek çocuklarda ve erkeklerde vardır” şeklinde bir cevap çocuğun cinsellikle ilgili doğallığını bozmayacak ve merakını gidermiş olacaktır. Ayrıca 3 yaşına doğru kız-erkek farkı çocuklar için inceleme konusu olmaya başlar. Kız çocuk, erkek kardeşini yıkanırken izler ve kendisi ile karşılaştırır. Neden onun gibi ayakta  “işeyemediğini” anlamaya çalışır. Kendinde bir eksiklik hissedip, “büyüyünce benimde pipim olacak değil mi?” diye sorular yöneltebilir.  Bu durumda yapılacak en büyük yanlış çocuğun ayıplanıp, susturulması olacaktır. Bunun yerine “sen kız olarak doğdun ve hiç eksiğin yok” demek yeterli olacaktır.

Daha ileriki yaşlarda çocukların ve gençlerin cinsel bilgilendirme ihtiyaçlarını gidermek için anne baba bu konuda yetersiz kalıyorsa uzman birinden destek almaları gerekmektedir. Böyle bir durumda danışmanlık ofisimizde anne baba ve çocuğa cinsel eğitim danışmanlık hizmeti verdiğimizi hatırlatmak isteriz.  Bol iletişimli günler dileriz” dedi.

Haber – Foto: Hasan Dadük

Share
437 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?