ÇİFTÇİLER’DEN, “BATIYORUZ” İSYANI - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Bahçeşehir escortBaşakşehir escortKayaşehir escortHaramidere escortKüçükçekmece escortMersin escortAkdeniz escortAnamur escortAydıncık escortBozyazı escortErdemli escortGülnar escortKızkalesi escortMut escortSilifki escortTarsus escortToroslar escortYenişehir escortb2b massage dubaiprivat sex berlinensest pornoerotik hikayeUrl shortenerzenci pornoseks izle

ankara escortTekirdağ mutlu sonAdana mutlu sonMersin mutlu sonBursa mutlu sonMuğla mutlu sonBalıkesir mutlu sonKocaeli mutlu sonİstanbul mutlu sonAnkara mutlu sonAntalya mutlu sonİzmir mutlu sonDenizli mutlu sonÇanakkale mutlu sonSakarya mutlu sonManisa mutlu sonMalatya mutlu sonYalova mutlu sonSivas mutlu sonTokat mutlu sonKayseri mutlu sonTrabzon mutlu sonAydın mutlu sonElazığ mutlu sonAfyon mutlu sonKütahya mutlu sonOrdu mutlu sonEskişehir mutlu sonGaziantep mutlu sonistanbul mutlu sonankara mutlu sonizmir mutlu sonbursa mutlu sonantalya mutlu sonadana mutlu sonkonya mutlu sonşanlıurfa mutlu songaziantep mutlu sonkocaeli mutlu sonmersin mutlu sondiyarbakır mutlu sonhatay mutlu sonmanisa mutlu sonkayseri mutlu sonsamsun mutlu sonbalıkesir mutlu sonmaraş mutlu sonvan mutlu sonaydın mutlu sontekirdağ mutlu sonsakarya mutlu sondenizli mutlu sonmuğla mutlu sonbağcılar mutlu sonbahçelievler mutlu sonesenler mutlu sonesenyurt mutlu sonkadıköy mutlu sonkağıthane mutlu sonkartal mutlu sonküçükçekmece mutlu sonmaltepe mutlu sonpendik mutlu sonsultangazi mutlu sonümraniye mutlu sonüsküdar mutlu sonaliağa mutlu sonalsancak mutlu sonbayraklı mutlu sonbornova mutlu sonbuca mutlu sonçeşme mutlu sonçiğli mutlu songaziemir mutlu sonkarşıyaka mutlu sonkonak mutlu sonmenemen mutlu sonödemiş mutlu sontorbalı mutlu sonçankaya mutlu sonkeçiören mutlu sonmamak mutlu sonpolatlı mutlu sonsincan mutlu sonalanya mutlu sonbelek mutlu sonkaş mutlu sonkemer mutlu sonkorkuteli mutlu sonlara mutlu sonmanavgat mutlu sonserik mutlu sonside mutlu sondidim mutlu sonefeler mutlu sonkuşadası mutlu sonnazilli mutlu sonaltıeylül mutlu sonbandırma mutlu sonedremit mutlu sonkaresi mutlu sonsusurluk mutlu songemlik mutlu songürsu mutlu soninegöl mutlu sonmudanya mutlu sonnilüfer mutlu sonosmangazi mutlu sonyıldırım mutlu sonbiga mutlu sonçan mutlu songelibolu mutlu sonadıyaman mutlu sonafyon mutlu sonağrı mutlu sonaksaray mutlu sonamasya mutlu sonardahan mutlu sonartvin mutlu sonbartın mutlu sonbatman mutlu sonbayburt mutlu sonbilecik mutlu sonbingöl mutlu sonbitlis mutlu sonbolu mutlu sonburdur mutlu sonçanakkale mutlu sonçankırı mutlu sonçorum mutlu sondüzce mutlu sonedirne mutlu sonelazığ mutlu sonerzincan mutlu sonerzurum mutlu soneskişehir mutlu songiresun mutlu songümüşhane mutlu sonığdır mutlu sonısparta mutlu sonkarabük mutlu sonkaraman mutlu sonkastamonu mutlu sonkilis mutlu sonkırıkkale mutlu sonkırklareli mutlu sonkırşehir mutlu sonuşak mutlu sonkütahya mutlu sonmalatya mutlu sonmardin mutlu sonnevşehir mutlu sonniğde mutlu sonordu mutlu sontrabzon mutlu sonosmaniye mutlu sonrize mutlu sonsiirt mutlu sonsinop mutlu sonsivas mutlu sontokat mutlu sonkarahayıt mutlu sonpamukkale mutlu sonnizip mutlu sonşahinbey mutlu sonşehitkamil mutlu sonantakya mutlu sondefne mutlu soniskenderun mutlu sondarıca mutlu songebze mutlu songölcük mutlu sonizmit mutlu sonkörfez mutlu sonakşehir mutlu sonbeyşehir mutlu sonereğli mutlu sonkaratay mutlu sonmeram mutlu sonselçuklu mutlu sonakhisar mutlu sonalaşehir mutlu sonsoma mutlu sonturgutlu mutlu sonakdeniz mutlu sonanamur mutlu sonerdemli mutlu sonmezitli mutlu sonsilifke mutlu sontarsus mutlu sontoroslar mutlu sonyenişehir mutlu sonbodrum mutlu sondalaman mutlu sonfethiye mutlu sonköyceğiz mutlu sonmarmaris mutlu sonmenteşe mutlu sonmilas mutlu sonadapazarı mutlu sonserdivan mutlu sonatakum mutlu sonçarşamba mutlu sonilkadım mutlu soneyyübiye mutlu sonsiverek mutlu sonviranşehir mutlu sonçerkezköy mutlu sonçorlu mutlu sonerbaa mutlu son

sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort epornersakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort eporner

SON DAKİKA
sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort epornersakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort eporner

ÇİFTÇİLER’DEN, “BATIYORUZ” İSYANI

Bu haber 17 Mayıs 2022 - 14:04 'de eklendi ve 248 kez görüntülendi.

Samandağ Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı ve İlçemizde faaliyet gösteren çiftçiler 14 Mayıs Dünya Çiftçiler günü dolayısıyla Cumhuriyet Alanı Atatürk Heykeli önünde  bir araya geldiler.

Oda Başkanı Kamacı gerçekleştirdikleri bu toplantının çiftçilerin Ulusal anlamda sorunlarını dile getirmek ve  yerel anlamda Yarseli Sulama Birliğinin baskıcı ve dayatmacı üslubu ile yüksek fiyatlarla tahsil etmekte olduğu, her yıl zam yaptığı sulama suyu ile ilgili yetkililere dikkat çekmek olduğunu ifade etti.

Konu üzerine yaptığı açıklamada Oda Başkanı Kamacı; “Bu toplanmamızın amacı siyasi değildir. Birileri ile kavga etme amaçlı değildir. Bu toplantımızın amacı 14 Mayıs Dünya Çiftçiler günü münasebetiyle Ulusal anlamda sorunlarımızı dile getirmek ve en önemlisi yerel anlamda Yarseli Sulama Birliğinin baskıcı ve dayatmacı üslubu ile yüksek fiyatlarla bizden tahsil etmekte olduğu ve her yıl zam yaptığı sulama suyumuz ile ilgili yetkililere dikkat çekmek amacı taşımaktadır.

Uluslararası tarım üreticileri federasyonu (İFAP)’ın kurulduğu gün olan 14 Mayıs günü 1984 yılında Dünya Çiftçiler günü olarak ilan edilmiştir günden bugüne kadar her yıl ürettiğinin karşılığını, emeklerinin karşılığını alabilen, çiftçi olmaktan dolayı mutlu olan Ülkelerde coşku ile kutlanır.

Ülkemizde (İFAP)kuruluşuna üye olan Ülkelerden birisi olmasına rağmen 14 Mayıs çiftçiler günü kutlamalarına yönelik ilgili kurum, kuruluşların basın açıklamaları haricinde çiftçilerimizin çoğu bir günlerinin olduğunu anlayabilmiş kavrayabilmiş değillerdir. Belki de kabullenmiş değillerdir.

Bir insanın en özel gününü dahi kutlayabilmesi için bir nebze mutlu ve umutlu olmasına veya yaşadığımız kapital düzende en azından cebinde harçlığının olmasına bağlıdır.

Kadın ve erkek olmak üzere Çiftçimiz gerek vatandaş, gerek çiftçi, gerek kadın olarak, anne olarak, baba olarakta mutsuz, umutsuz bir halde yaşadığı günler ile yarınından endişe eder durumdan kurtulamadı.

Ayrıca; borç batağından bir türlü kurtulamamakla birlikte, ailesine karşı, çocuklarına karşı olan görevlerini yerine getiremez hale düşmüş, gururu incinmiş kolu kanadı kırılmış hale gelmiş bulunmaktadır.

Türkiye bu günlere ve bu hallere nasıl getirildi?

Atatürk ve silah arkadaşlarının kanları ve canları pahasına kurdukları, bağımsız, üreten, kendine yetebilen, borcu olmayan, saygın, sözü dinlenen, gelişmiş güçlü içte ve dışta barışı benimsemiş bir T.C DEVLETİ’ni kurup Türk Ulusuna emanet etmişlerdir.

Ülkemiz 1950’lerden sonra İktidara gelen siyasi oluşumların Atatürk’ün çizdiği yoldan uzak, serbest piyasa ekonomisi adı altında üretmekten mani hazır sıcak para borçlanmaları özelleştirme ve ithalata dayalı politikalar izlemeleri neticesinde Türkiye’miz maalesef Atatürk’ün planladığı gibi gelişmiş ve kalkınmış seviyelere gelememiştir.

Zira borç demek boyun eğmek demektir. Geldiğimiz bu noktaya kadar borçlanma politikaları neticesinde kalkınmaya harcanması gereken vergi tahsilatlarımızın çoğu faiz ödemelerine ve israfa akmış ve halen akmaktadır.

Dolayısı ile tarım, sanayi, teknoloji, eğitim ve diğer üretim dışa bağımlı hale geldi.

Bu şekilde işlemeye devam eden süreç içerisinde yardımlar ile borç batağı girdaplarına giren Ülkemiz borçlu ve yardımına muhtaç olduğu ülkeler tarafından tarım üretimi dahil olmak üzere her konuda müdahalelere ve yönlendirmelere maruz kalmış, ayrıca önüne engeller konarak, ilerlemesi ve gelişmesinin önü kesilmiştir.

Ülkemizi yöneten siyasi erkler ilerleyen zaman içerisinde Tarım sektörünün önemini kavrayamamakla bu sektörümüzün daha fazla hırpalanmasına sebep oldular.

Siyasiler gelişen dünya ve ilerleyen zamanı değerlendirmek sureti ile TARIM da bilimsel çalışmalar, teknolojik gelişmeler, planlamalar, sürdürülebilirliğin sağlanması, çiftçi eğitimleri ve diğer kalıcı önlemleri sağlama cihetine gitmediler.

Üretici ve çiftçi siyasi oluşumlar tarafından her daim oy deposu olarak görülerek günü kurtarmaya yönelik politikalar ile geçiştirildi.

Sosyal, ekonomik ve stratejik öneme sahip olan tarım Ülkemize yetebilen bir halden zaman içerisinde kademe, kademe dışa bağımlı hale getirilmiş bulunmaktadır.

Üretimi ilgilendiren girdi ve diğer masraflar her yıl yükselmesine karşılık üreticinin karı düşmektedir.

Tarım ilaçları ve gübrelerin çoğu ithal edilmektedir.

En önemli olan tarımsal üretimimize yönelik olarak, herhangi bir stratejimiz ile planlamamızın olmayışıdır. Çiftçimizin bu yıl daha iyi olur düşüncesi ve umudu ile deneme yanılma yöntemine başvurarak işi şansa bırakmak sureti ile üretimine devam ettiğinden istikrarı yakalayamamaktadır.

Tarım ürünlerimizin en fazla ihracatını yaptığımız Ortadoğu’ya açılan kapıların kapanmasına sebep olan ve 11 yıldır süren savaş ve gerginlikleri ekleyecek olursak hem Ülkemiz ekonomisine hem de tarım ürünleri üreten üreticilerimiz ile buna paralel nakliye, ihracat ve diğer gurupların olumsuz etkilenmesine ve Ülkemizin 75 milyar dolar sığınmacılara 225 milyar dolar ticaretten kayıplar ve askeri harcamalar olmak üzere toplam 300 milyar dolar kaybetmesine sebebiyet vermiş bulunmaktadır.

İlerleyen zaman ve gelişmeler neticesinde vatandaşlarımızın hususen çiftçi ve üreticilerimizin gelir kaynakları sabit kalmasına hatta gerilemesine karşılık olarak harcama kalemleri çoğalmış ve çoğalmaya devam etmektedir.

Dolayısı ile Çiftçi ve fakir halk sürekli borçlanmak zorunda kalarak bankaların kıskacı altında tarlasını satmak zorunda kalmaktadır. Bu da çiftçinin güvenini yitirmesine, umutsuzluğa kapılmasına gelecek kaygıları ile boğuşmasına sebebiyet vermektedir. Bu noktada çiftçi üretmekten vazgeçmektedir.

Bu durum Ülkemize stratejik, ekonomik, sosyal anlamda olumsuz yansımaktadır. İşsizliği arttırmakta, gıda fiyatlarının yükselmesine yaşam kalitesinin düşmesine sebebiyet vermektedir.

Geldiğimiz bu günler itibarı ile Dünya Soğuk ve sıcak savaşlar dönemine tekrar girmiş bulunmaktadır. İleriki zamanlarda Ülkemizin güvenliği sadece askeri anlamda güçlenmek ile sağlanamayacağını Dolayısı ile GIDA temin güvenliğini kendi toprağı ve çiftçisi vasıtası ile sağlayabilmenin en gelişmiş silahlardan daha fazla ehemmiyet içerdiğini kavramak Elzem içermektedir. Zira ilerleyen zamanda ayrıca Gıda ve suyun ehemmiyeti; uğruna savaşlar çıkarılacak kadar olacağı kaçınılmaz bir gerçektir.

Bu olumsuz gelişmeler karşısında; Sürekli bakan değiştirmekle sorunların çözülemeyeceği; yetkililerin çiftçiyi, üreticiyi hor gören bir üslupla deliler gibi ekin biçin demek sureti ile kim, biçim gerçekleşmeyeceğini. Bu üslubun yerine devlet aklı ve desteği ile daha fazla şefkatli yaklaşılması üretmeye teşvik edilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu minvalde;

1-Tarımsal üretimimizin planlı hale getirilmesi

2-Gayri safi milli hasılanın %1 tekabül eden kaynağı anayasada belirtildiği gibi esas sahibi olan çiftçiye ve tarıma verilmesi

3-Tarım Bakanlığının hantal ve kalabalık yapısından işlevsel hale getirilmesi

4- Tarımda sivil örgütlerin güçlendirilmiş ve yetkilendirilmiş vaziyette üreticisine girdi ve kredi sağlayabilen tek bir örgüt çatısı altında birleştirilmesi.

5- İl ve ilçe bazında üretilen tarımsal ürünlere göre katma değer sağlayacak yatırımların yapılması yönünde planlar yapılması

6- Suriye ile diyaloğa girmek sureti ile Ortadoğu’ya açılan sınır kapılarının tekrar işlevsel hale dönüştürülmesi

7- Yeni pazarlar bulunmasına yönelik devlet tüccar işbirliğine gidilmesi bu konuda elçilik ve konsolosluklarına görev verilmesi

8- Civar ve komşu ülkeler ile barış ve diyalog yollarının kalıcı tesis edilmesi ve ticari ilişkilerin pekiştirilmesi

9- Temel gıda ihtiyaçlarımızın milli üretim ile karşılanması ve ulusal güvenlik kapsamına almak sureti sübvanse edilerek sürdürülebilir hale getirilmesi

10-Geçmişten ders almak sureti ile artan nüfus,  gelişen teknoloji ve konjüktüre ayak uydurmak sureti ile rekabet gücü yüksek, kaliteli, güvenilir ürün ve markalar elde edebilmek ve dünya piyasalarına ihraç etmek ve Dünya pazarında daha fazla yer edinmek üzere ileriye dönük plan yapılması gibi önemler ve planlamalar yapılması gerektiğine inanlardanız.

11- Türkiye’nin gündeminden düşmeyen sığınmacıların Suriye devletinin çıkarmış olduğu genel AFile yurtdışında sığınmacı olarak bulunan vatandaşlarına geri dönün çağrısı yapması münasebetiyle Ülkemizde 11 yıldır misafir edilen sığınmacıların Ülkelerine geri gönderilmesi hususu, Ulusal güvenliğimiz, toplumsal barışımız ve kültürel yapımızın korunması ile ekonomik kayıplarımızın önüne geçilmesi açısından fevkalade önem arz ettiğine inanlardanız.

Ülkemiz ve halkımız ekonomik sıkıntılar içindeyken halkın bin bir sıkıntı ve zorluklarla ödediği vergilerle oluşturulan genel bütçemizin, bundan sonra SIĞINMACILARA harcanmasını, itibar adı altında şatafatlarla israf edilmesini yol, köprü, hastane, liman gibi yatırımlar yapılırken, yolcu, hasta, geçiş ve kazanç garantili adı altında aklın ve mantığın kabul edemeyeceği şekilde harcanmasının israf edilmesinin önüne geçilmesi ve önlenmesi gerektiğine Türkiye’mizin enerjisi ve parasını eskimiş planlamalar ve yatırımlar yerine yeni Dünya düzenine uyumlu kalkınma hamlelerine girişmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bütün bu olumsuzların üstüne Samandağ özelinde yıllardır gündemini koruyan, bütün serzenişlerimize rağmen çözülemeyen aklın ve mantığın kabul edemeyeceği bir şekilde yarseli sulama birliğinin bizlere yaşattığı sorunlar ayrı yer tutuyor.

Üreticilerimiz halihazırda yarseli sulama birliği adı altında bulunan kuruma en pahalı sulama suyu ücreti ödemeye mecbur edilirken üstüne her yıl olmak üzere fiyat artışlarına gidilmesi bu artışta dayatmacı üslup kullanılması zulümün ta kendisidir.

Ürettiği ürünlerini maliyetinin altında satmak zorunda kalan çiftçiye destekleme adı altında dekar başına 20 TL verip, akabinde çiftçiden dekar başına 40 katı olan 800 TL sulama ücreti adı altında geri tahsil etme mantığı ile çiftçimize dayatılan tek taraflı anlaşmanızdan vazgeçmenizin umudu içerisindeyiz.

Elektrik fiyatları arttı dolayısı ile sulama suyu ücretlerini arttırmak zorundayız gibi zayıflık, çaresizlik içeren bahanelerle çiftçinin üzerine yüklenmek sureti ile elektrik dağıtım firmalarını çiftçinin emeğinden zengin etme anlayışı yerine maliyetleri azaltacak çözümler üretmek sureti ile ekonomiye katkı sunmanızı ve çiftçimizin işini kolaylaştırmanızı önermekteyiz.

Ayrıca; bazı üreticilerimizin sulama suyu şebekesini kullanmasa da kendi imkanları ile arazilerine yapmış oldukları kuyulardan, akarsulardan ,kanallardan, yakıt bedelini kendilerinin ödedikleri moto pompalarla sağladıkları sulama sularına yönelik DSİ’ye bağlı Yarseli Sulama Birliği yöneticilerinin yer altı ve yerüstü sular devlete aittir. Parasını bizim belirleyeceğimiz oranda ödemek zorundasınız aksi takdirde icra uygularız tehditleri yapmak, baskı uygulamak  sureti ile çiftçiyi mağdur ve rencide eden üslubu esefle karşılıyor ve reddediyoruz.

Hükümetler mi çiftçiyi destekliyor.

Çiftçi mi hükümetleri destekliyor. Diye soracak olursak maalesef Türkiye’de çok uzun bir zamandır,

Çiftçinin; elektrik, mazot, gübre, ilaç, ekipman alımlarından ödediği vergiler ,sulama ve diğer ödemeler ile birlikte anayasal hakkı olan GSMH dan payına düşen meblağın %60 ile birlikte hesapladığımızda çiftçinin  her yıl 60 milyar TL ve üstü parası ile hükümetleri  desteklediği bir gerçektir.

Bu noktada şu soruyu ortaya koyalım. Devlet vatandaş için mi? Vatandaş Devlet İçin Mi Var?

Bence iki tarafta birbirleri için varlar ve birbirlerini anlamalı kollayıp, korumalılar. Birbirlerine karşı fedakar olmalı ve birbirlerine karşı sevgi ve saygıyı arttırmak sureti ile birbirlerini sevmeye saymaya devam etmelidirler düşüncesindeyim.

Bu iki güç bir arada olmadan ikisi de yok hükmüne girerler. Bu minvalde D.S.İ. ve Yarseli Sulama Birliğine hatırlatırız; D.S.İ ve Yarseli Sulama Birliği Devlete ait kurumlardır.

Bu tür üslup ve uygulamalar sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Bu tür üslup ve uygulama yöntemi Devletin büyüklüğü ve saygınlığını zedeler. Bu tür uygulamalar vatandaşın Devletine olan güveni sarsar.

Devletin vatandaşına yüklediği ödev ve sorumluluklar her ne kadar hak ise vatandaşın devletinden haklı ve masum taleplerde bulunması haktır, esastır.

Sayın Tarım, Orman, Hayvancılık ve Su İşleri Bakanımıza ,D.S.İ yetkililerine iyi niyet ile sesleniyoruz. Bu tür baskıcı, yıldıran, küstüren tavır ve icraatlarınızdan vazgeçin, aldığınız zam kararınızdan hatta sulama suyu ücreti adı altında yapmakta olduğunuz tahsilatlardan vazgeçmenizin beklentisi içerisinde olacağız.

Ayrıca Samandağ’ın da yapılan Karaçay barajı önemsediğimiz bir yatırım olup Ülkemize, ilimize hizmet etmekte, ekonomik katkı, içme ve sulama suyu, elektrik sağlanmakta olan fevkalade faydalı ve rantabıl bir yatırım ve hizmet olduğunu kabul ediyor ve bu yatırıma ilçemize kazandıranlara teşekkür ediyoruz.

Bu minvalde sulama suyu sorunu ile temiz suya ulaşabilme sorunumuzu temelden çözebilecek olan Samandağ İlçesi sınırları dahilinde bulunan Karaçay barajından İlçemizin sulama şebekesine cazibe ile akabilecek temiz sulama suyu hattı verilmesinin beklentisi içerisindeyiz.

Türkiye’mizin: Cumhuriyetin ilk kurulduğu tarihlerde Atatürk’ün çizdiği yol olan bağımsız, tarımda kendine yetebilen, sanayisi tershaneleri, fabrikaları, uçakları, teknolojisi, milli olan, halkının bütün renkleri ile birleşmiş bir vaziyette birbirlerine sevgi ve saygıyı eksik etmeyen ULUS bilincine ulaşmış hak, hukuk ve adalet ile yönetilen, gelir seviyesi yüksek gelişmiş ve kalkınmış bir vaziyette eşitlikçi, barışçıl bir Türkiye tesis etme yörüngesine oturtulmalı düşüncesi ve temennisi ile 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günümüzü kutlar, SEVGİ ve saygılarımı sunarım” dedi.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort epornersakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort epornersakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort epornersakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort eporner