ÜST REKLAM

logo

reklam

“ÇAĞLAR İÇİNDE SAMANDAĞ” DA NELER VAR?

Samandağ’ın tarihini gün yüzüne çıkarma noktasında önemli çalışmaları olan geçmiş dönem ilçemiz Kaymakamı Dr. Cahit Çelik, ilçemize kazandırdığı dev eser ‘ÇAĞLAR İÇİNDE SAMANDAĞ’ adlı kitabın lansmanı için ilçemizde. Lansman Perşembe günü Saat 17.00’da Kültür Merkezi’nde.

İlçemizde kısa süren hizmet döneminde bir Samandağ’lıdan daha Samandağlı olan Dr. Çelik, sevgisine doyamadığı genç yaşta kaybettiği Annesine ithafen yayınlattığı kitabında, dolu dolu Samandağ’ı anlatılmış.

Kitabın ilk sayfaları Samandağ şiiriyle taçlanmış Kitabın lansmanı 3,5 yıllık emek dolu günlerin sonunda Perşembe Günü 17.00’da, Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Eğitim gönüllüsü hayırsever Adem Nural’ın katkısıyla basımı gerçekleşen kitabın lansmanına ilçe halkımız davet edildi.

Mülkiye Teftiş Kurulu Baş Müfettişliği görevini icra eden Dr. Çelik, kitabını imzalayarak, Samandağ Ayna Gazetesi Adına Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Ümit Sağaltıcı’ya imzalayarak hediye etti.

Kitap tanıtımı ile birlikte Tahsin Ceylan’ın karma resim sergisinin gerçekleşeceği lansman ile ilgili Dr. Çelik, “Samandağla ilgili daha önce 2 çalışma yapmıştık. Bu 3. çalışmamızdır. Geniş ve kapsamlıdır. Eğitime verdiği desteğin yanında bu değerli kitabın çıkmasında sponsor olan ve katkı sunan iş adamı hayırsever, Sn. Adem Nural’a tesekkür ediyorum. Bu destek aynı zamanda Samandağ’ın tarihine, kültürüne ve tanıtımına verilmiş bir destektir. Perşembe günü gerçekleşecek olan tanıtım etkinliğimiz ve karma resim sergimize değerli tüm Samandağ halkını bekliyoruz” dedi.

‘Kitabın her bölümü, adeta tarihin tozlu raflarında unutulmuş Samandağ ile ilgili bilgileri gün yüzüne çıkarmaktadır’ diyen İş adamı hayırsever Adem Nural,  “ilçemizde görev yaptığı süre içerisinde kendisi ile beraber çalışmaktan haz aldığım Samandağ eski Kaymakamı Cahit Çelik’in Samandağ Tarihi ile ilgili ortaya koyduğu bu eser, tarihi olarak Samandağ’ın ne kadar zengin bir potansiyele sahip olduğunu, geçmişte adeta Orta Doğu’nun parlayan bir deniz kenti olduğunu apaçık ortaya koymaktadır. Samandağ’ın gizli kalmış bu zengin tarihinin benim katkılarımla okurla buluşmasından dolayı çok mutluyum. Bu çalışmayı yapan Samandağ eski Kaymakamı Dr. Cahit Çelik’e çok teşekkür ediyorum” dedi.

Kitabın içinden pasajlar; “Seleucus, tanrı Zeus’a kurban sunmak için Kel Dağı’nın tepesine (Maunt Casius) çıktı. Kurbanı kesip eti parçaladıktan sonra, tanrıya başkentini nereye kuracağını göstermesi için dua etti. Bu arada kurban etinden bir parça alan bir kartal havalanıp yerleşimin olduğu eski şehre doğru gitti. Kartalı takip eden Seleucus, Kartalın eti eski şehrin biraz aşağısında denize yakın ve Pieria’nın ticaret merkezi denen bir yere bıraktığını gördü. Seleucus, hemen surlar yaparak ‘Seleucia’ adını verdiği şehri kurdu.”

Arap Alevi Şeyhlerinin önderlerinden Şeyh Nasreddin Eskiocak, Antakya Samandağ civarlarının Müslümanların eline geçmesini ve Arapların bu bölgeye gelmesini şöyle açıklamaktadır: “ ikinci Halife (Hz. Ömer) zamanında, Şam civarında bir bölgeyi fethetmek için Ubeyde bin el Cerrah komutasında bir kuvvet gönderilmiştir. Gönderilen bu kuvvet oradaki güçler karşısında zayıf düştüğünden Medine’den 450 kişiden oluşan bir ek kuvvet daha gönderilir. Bu gönderilen grup, Hz. Muhammed’in Ensarlarından olup önceden giden kuvveti zafere kavuşturmuştur. Bu nedenle bunlara ‘nasarat’ yani zaferci adı verilir. Bu kişiler şam etrafındaki yerleri fethettiklerinde bol suyu, güzel havası ve meyveli ağaçları nedeniyle oralara yerleştikleri kaydedilir. Bazıları da Cebelu Nasara’ yani Hristiyan dağlarına yerleşirler. Böylece bunlara ‘Ensar’ yerine küçük düşürme ve alay etme amacıyla ‘nusayri’ diye hitap edilmeye başlanır. Nusayri kelimesinin kökeni budur. Bizler Hatay, Adana ve Mersin’de yaşayan Aleviler bu sözünü ettiğimiz Hz. Muhammed’in Ensarlarından oluşan dört yüz elli kişilik Müslüman grubun soyundanız.” (Dolapçıoğlu,2017,s.82)     

1745’te batılı seyyah Richard Pococke’nin kaleminden dökülenler; “Kepse’deyaşayan bayanların özel bir giyinme şekli olduğunu gördüm. Başlarını örttükleri ve boğaz kısmında düğümledikleri başörtüsünün dış kenarlarında içleri delikli ve birbirine bağlı gümüş halkalar var. Bu halkaların arasında, burada her yerde sıkça bulunabilen Antik dönemdeki Suriye Krallarının madalyaları bulunmaktadır. Bundan dolayı Kepse’deki bir bayanın başı sanki antik dönemin antikalarını değerli süslerini taşıyor.

Buradan ovayı geçerek, güneye doğru yaklaşıp 4 mil gittikten sonra Asi Nehri’ne vardım. Dağlardan baktığımda sanki Antakya’ya kadar her yer düzdü. Ama buradan bakınca küçük tepelerin olduğunu gördüm. Buradan doğu tarafında bulunan bir tepenin üzerinde güzel bir köy var. Köyün ismi Lysias, muhtemelen ismini Antik Yunan döneminden alıyor.

Asi’nin denize döküldüğü yere acaba Antik Dönem’de kullanılan bir liman kalıntısı var mı diye gittim. Daha nehrin denize döküldüğü noktaya varmadan denize yaklaşık 2 mil uzaklıkta bir liman kalıntısı gördüm. (Al – Mina, Ç.N) büyük bir liman kalıntısı vardı ve şeklinin yuvarlak olduğunu tahmin ediyorum. Limanı Asi’ye bağlayan bir kanal var ve bu kanaldan muhtemelen gemiler limana giriş yapıyorlardı. Ancak zamanla nehirden gelen rüsubat, limanı doldurmuş ve şuan kullanılmıyor. Limanın Kuzey tarafında, aynı zamanda birbirine geçen yuvarlak şekilde iki kanal var. Bu kanalları muhtemelen gemilerin çekek yeri olarak kullanıyorlardı. Bu limanın yaklaşık 1 mil batısında ve nehrin kenarında, tarihi değeri çok olmayan ve tacirler tarafından depo olarak kullanıldığını düşündüğüm birkaç evin kalıntısı var. Antakya’nın çok meşhur olduğu ve geliştiği yıllarda, burası St.Simon Limanı olarak adlandırılmıştı. Muhtemelen bu ismi ya Kel Dağı’nın kuzeyinde bulunan St. Simon Manastırı’ndan almaktadır ya da ismini manastırın üzerinde bulunduğu ve Beneclsy (Binklise) tepesi diye bilinen yerden almıştır. Bu limanın biraz batısında küçük bir kilise kalıntısı var. Etrafındaki duvarlar 12 feet kalınlığındadır. İçindeki alan yaklaşık 8 metre karedir. Burası muhtemelen, depo ve kayıkların güvenliğini sağlamak için yapılmış bir yerdir.” (Pococke 1745 s.186).     

Haber-Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

Share
42 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?