ÜST REKLAM

logo

reklam

ÇAĞIN EN BÜYÜK OZANI, YANNİS RITSOS (1909-1990)


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

Hitler, Mussolini, Metaksas ve Franko gibi korkunç diktatörlere şahitlik eden 20. Yüzyıl Nazım, Aragon, Neruda ve Ritsos gibi devrimci ozanları da yaratmayı başarabilmiştir.

İnsan ile toplum arasındaki ilişkileri, analitik bir yöntem izleyerek çözmeye çalışan toplumcu- gerçekçi şair ve yazarlar; temelde rekabete dayalı piyasa ekonomisi üzerine kurulu, hukuk, etik, politik ve kültürel yoz –anamalcı düzenin yurttaşlar arasında yarattığı eşitsizlikleri- sömürüyü ona ayna tutmak, yansıtmak amacıyla değil, ancak buna neden olan düşünce sistematiğini ve onun savunma mekanızmalarını; yüzyıllardır süren ezilen halkların yazgısını değiştirmeyi amaçlayan ürünler vermişlerdir.

ümit sağaltıcı

‘’Sanatın kaynağı özgür,  organık bir toplumsal yaşamdadır. Baskı ve korku, kölelik ve zorbalık sanata düşmandır. Romantizmi keşfeden burjuvazi gerçeği ülküselleştirerek çarpıtmaktadır.’’ Diyen Marx bu sanat akımını salıklamıştır.

İnsan hayatının tarihsel değişiminin ve dönüşümünün başlamasıyla, o ana kadar birikmiş olan aktörenin çatışması kaçınılmazdır.

Kişisel çıkarlarını bir yana bırakarak toplumsal kaygılar gütmeye başlayan insanı ruhsal ve fiziksel olarak tüketen koşullara karşı başkaldırmayı, direnmeyi örgütleyen ve romantizmin sonunu getiren akımda gerçekliğin algılanışı ve ürünlerde yansıtılışı da çağa, uluslara ve toplumsal gelişmelere paralel olarak değişkenlik göstermiştir.

‘’Şairi, şiir yazmaya, kendi özgün şairlerin yapıtlarıdır’’ diyen Mikel Dufrenne gelince aklımıza, etkilendiğimiz şairleri sıralarız hemen.

Aragon’un ‘’şiirlerini ilk kez okuduğumda gözlerim doldu’’ ve o ‘’yaşadığımız çağın en büyük ozanıdır.’’ Dediği ünlü Yunan Şairi Yannis Ritsos’tur, kahramanımız.

XILOURIS1

Kitapları Atina’nın Zeus Tapınağı sütunları arasında Marx ve Gorki’ninkilerle birlikte yakılmıştır.

Nazım Hikmet, Angina Pektoris şiirindeki dizelerinde onun ülkesinin yazgısına göndermede bulunur.

‘’ … Sonra her şafak vaktı, doktor, kalbim

Yunanistan’da kurşuna diziliyor…’’

Ritsos,Nazım’a adağı Bir Ad Müzik ve Evrene Dönüşünce şiirinde seslenir:

‘’Kardeşim Nazım

Sen ki bir kadeh şarap

Ve güzel bir kadının diziyle

Üzerinde sevdanın halk bayrağı

Dalgalanan bir deniz köşesiyle

Ufukları ağartır

Bir pencere açarsın

Her şeyin yok olduğu yerde

Ve tepelerden taşlar yuvarlanırken

ritsos

Keyifle

Kayıklara kadar

Sokak fenerinin altında

Bir köpek düşlere dalar

Özgürlük ki adlarından biridir senin’’

Özgürlük sevdalısıdır Ritsos. Aynı adlı şiirinde Freud’yen bir yaklaşımla varlık olarak insanın üst- bensizliğine vurgu yapar:

‘’Burada çiftleşti o mağrur atlar,

Sevgiye ve babalığa bağlanmaksızın.

Sınırsız

Bir kişnemedir ufuk. Diz çökmek

Bağışlanma getirmez bu tepede.’’

Ailesi adeta lanetlenmiş gibidir. Maruz kaldığı acılara dayanamayıp kendini öldürmeyi düşünmüş, şiire ve devrimci ülküye tutunarak bunu aşabilmiştir.  Siyasal düşünceleri yüzünden 1948/1952 yılları arasında Ege’deki adalarda tutuklu kalmıştır. Doğru dürüst bir tahsili ve işi olmamıştır.

Onun şiirinin büyüklüğünü ortaya koymak için Yunan halkının yarım asırlık özgürlük savaşımının, umutlarının ve hayal kırıklıklarının sesini günümüze kadar taşımasındaki başarıda bulabiliriz.

1967 yılında yönetime el koyan Albaylar Cuntası tarafından tutuklanıp Yaros adasına gönderilen şairin bütün eserleri tekrar yasaklanmıştır.

Dünyanın ozana gösterdiğiilgi yüzünden cuntanın başkan yardımcısı Stelios Pattakos onu Atina’ya getirterek görüşmek istediğinde aralarındaki diyalog bir soru ve cevaptan ibarettir.

Pattakos: Siz bir ozansınız. Niçin politikaya karışıyorsunuz?

Ritsos: Bir ozan ülkesinin en büyük yurttaşıdır,işte bu yüzden de politikayla ilgilenmek onun görevidir.

Ozan halkın gözü kulağı, vicdanı ve dilidir; gerçekliği taşıyıcı, yansıtıcı ve bilinçlendiricidir. Manevi olarak önderidir onların. Çünkü sadece kendi adına değil, halkı ve bütün bir insanlık içinde konuşur.

İnsanlarıyla birlikte acı çeker ve onlarla birlikte katlanınca bütün zorluklara, güvenlerini kazanırsa bu görevi layıkıyla üstlenmiş olacaktır.

Cunta artan ününe ve yurtdışından gelen davetlere dayanamayarak ona pasaport vermiş ama o yurtiçinde kısıtlanan özgürlüğünü protesto etmek amacıyla bunu kullanmamıştır.

Şiirlerinde umutsuzluğa yer yoktur. Ona göre ozan karanlıkta görebilen insandır. Şiir ise ozanın serüvenidir, yakalanamayanı, dile gelmeyeni ele geçirmektir.

Onun şiiri fabrika bacalarında tütmelidir, sokaklarda savrulmalı, zalime meydan okumalı ve insan varlığına karşı olan ne varsa ona başkaldırmalıdır.

Alman işgalini, İngiliz müdahalesini, iç savaşı ve Albayla Cuntasını görmüş militan bir devrimci olan ozana dünyanın en prestijli ödülleri layık görülmüştür.

Ömrünün sonuna kadar resim yaparak ve şiir yazarak yaşamıştır.

Çünkü bu onun varoluş biçimidir.

Ümit Sağaltıcı

Share
660 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...