ÜST REKLAM

logo

reklam
14 Ağustos 2016

BÜKEMEDİĞİN ELİ ÖPMEK!


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

BÜKEMEDİĞİN ELİ ÖPMEK!

EVGINDAGSuriye…

Mezopotamyanın en kadim uygarlıklarından biri. Kindalı Lidya’nın Zennubya’nın Şeyh Salih el-Ali’nin Brahim Hananu’nun Sultan El-Atraş’ın Yahya Adnan Eş-Şeğri’nin Hamza Alyan’ın ve vatanı Suriye’nin bekası için canını feda etmiş milyonlarca Ehl-i Suriyelinin anası.

Suriye…

Alnındaki her kırışık çizgi yorgunluğu, yaşlılığı değil, kültürü, vatana sadakati, dinlerin ve dillerin ahengini, kardeşliğin mozaiğini anlatan, Mezopotamyanın koca çınarı.

Suriye…

Tarihi boyunca hiçbir zulme karşı diz çökmeyen, emperyalizmi tarihin her safhasında tarihin karanlık dehlizlerine gömen, direnişin beşiği kadim savaşçı.

Beş yıl beş ay oldu. Emperyalizmin Suriye’ye yönelik son saldırısı tam beş yıl beş aydır en yıkıcı boyutu ile devam ediyor. Devam ediyor ama bu savaşta yeni bir raddeye gelindi. Kuzey Suriye’nin kritik noktalarında ordu ve müttefiklerinin ilerleyişi, Rusya’nın terör örgütlerini yeniden bombalamaya başlaması ve Hizbullah’ın Kuzey Halep’teki cepheye yeni ve daha güçlü yığınakları yapması, Suriye savaşına yeni ama olumlu bir boyut kazandırdı.

Ordu ve müttefiklerinin son zamanlarda elde ettiği kazanımlar, başını ABD’nin çektiği emperyalizmi pes etme noktasına getirdi. Küresel terör şebekelerinin finansörlüğünü yaparak Suriye’yi parçalamaya ve büyük İsrail’i kurmaya çalışan Amerikan emperyalizminin politikaları Obama’nın Rusya’ya “teröre karşı ortak mücadele” teklifi ile iflas etti ve bu iflas bize şu Atasözünü hatırlattı; Bükemediğin eli öpeceksin!

Evet, Suriye savaşı yeni bir boyut kazandı. ABD’nin bu geri vitesinin, Rusya ile birlikte teröre karşı mücadele teklifinin altında neler var şu an bilemiyorum ama ABD’nin pes ettiğini ve elini bükemediği Suriye’nin önünde diz çöküp ordusunun botlarını öpmek istediğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Bütün dinamikleri ile tek vücut ordu haline gelmiş, savaşı artık hayatının bir parçası olarak kabul etmiş, zaferden başka hiçbir ihtimali kabul etmeyen bir ülkenin önünde yapacakları başka alternatifleri yoktu zaten.

ABD’nin bu adımından sonra duyduğumuz zaferin ayak seslerinden sonra bize de KASAK YA WATAN demek düşer!

 

Share
693 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...
  • HUBRİS (KİBİR) SENDROMU HASTALIĞI

    24 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler

    Genelde siyasetçilerde görülen bu hastalık “tanrısal ego” olarak da biliniyor. İlk kez, Psikiyatrist David Owen ve Jonathan Davidson tarafından dile getirilen bu sendrom, 2010 yılında tıp dünyasının önemli dergilerinden biri olan Brain’ de yayınlanmış. David Owen ve Jonathan Davidson’a göre  sendrom bir “güç zehirlenmesi”dir.  Diktatörler, “hubris Sendromu”na özel bir eğilim taşırlar.  Demokratik ülkelerde, tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu hastalığına yakalanma olasılığını arttırıyor. Bu has...
  • KAPİTALİST UYGARLIĞIN FELAKETLERİ

    17 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Eğitimci - Sami ASLAN Karl Marks,19.yy’da kapitalizmin insanlığın başına getireceği felaketlerin farkındaydı. Marks, toplum yaşamının ekoloji merkezli olması gerektiğini düşünmüş, doğanın özgürleşmesini savunmuş ve insanın doğadaki güzellik yasalarını gereğince üretmesi gerektiğini savunmuştur. O günlerden doymak bilmeyen kapitalist üretimin, insan ile doğa arasındaki yabancılaşma ve çatışmayı had safhaya çıkaracağını görmüş, bu durumu tersine çevirmek için öncelikle insanlar arasındaki ilişkilerin doğru bir yöne dönüştürülmesi gerektiğini ...