ÜST REKLAM

logo

reklam
30 Ocak 2019

BUGÜN NE YAZALIM?


Harbiden bugün ne yazalım? Diye düşünüp durdum. Yazacak çok şey var. Ama neden yazayım, sorusunun cevabını kendime veremiyorum. Bir marketin et reyonunda fiyatlara bakan bir kadın, bir kilo tavuğun fiyatını 30 lira olduğunu görünce 2abovv tavuğun kilosu 30 lira olmuş’ diye öyle bir çığlık attı ki bu çığlı, Türk ekonomisinin ve Türk halkının artan fiyatlar karşısındaki feryadının da acı bir tezahürü olarak marketin duvarlarında çınladı. Bunlar iyi günler dedim, yerli ürünlere dönmezsek bu günleri daha çok ararız. Olay çok basit aslında tavuğun önüne koyduğumuz piliç yemi, ithal tavuğun önüne koyduğumuz yumurtalık yemi ithal, sığırın önüne koyduğumuz besi ve süt yemi ithal. Yem üreten fabrikalarımız bile ham maddesi soya, mısır, küspe, arpa dışarıdan alıyor. Hayvanlarımızın önüne yesinler diye dolar atıyoruz. Sonra da feryat ediyoruz. Fiyatları çok yüksek diye. Bu kadar güzel topraklarda ve imanlara sahip ülkemizin bu kadar yüksek bir tarımsal ithalata başvurması günahtır.

Market duvarlarında yankılanan feryadı bu ülkenin atıl bırakılan topraklarının acı feryadıdır. Aynı zamanda, köy nüfusunun yüzde 70’den yüzde 7’ye düşürmesinin acı feryadıdır. Bu yanlış tarım politikaları sonucu iğneden, sarımsağa, ay çiçeğinden, soğana her türlü ürünün ithal edilir hale gelmesinin reçetesidir. Binlerce yıldan beri üzerindeki insanları doyurmuş olan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan kadim Anadolu topraklarını böylesine öksüz, sahipsiz, tırpansız, oraksız bırakmanın acı faturasıdır. Toprağa sahip çıkmadan yerli olmak mümkün değildir. Yerliliğin birinci adresi topraktır. Türkiye’nin 24,5 milyon hektar büyüklüğünde tarım alanı var. Ve bu alan her geçen gün azalıyor. Bu alan AB üyesi Lüksemburg’un yüz ölçümünün 95 katı büyüklüğünde. İngiltere’nin ise yüzölçümüne eşit. Danimrka’nın 5- 6 kat, Hollanda’nın ve İsviçre’nin 5–9, Moldova’nın 7, Belçika’nın ise 8 kat büyüklüğünde. Ama buna rağmen dünyanın 100 ülkesinde tarım ürünü ithal ediyoruz. Bu manzara utanç verici bir manzaradır. Türkiye’nin bir tarım reformuna, tarım ürünleri reformuna hatta devrimine ihtiyacı vardır. Tarım seferberliğine ihtiyacı vardır. Soya, mercimek, mısır, arpa, buğday, soğan ve daha yüzlerce ürünü dışarıdan almaya gerek kalmayacak. Hatta bu toprakların bize verdiği tek ürünü bile ithalatına yasak koyulması gerekiyor. Yapılacaksa seferberlik burada başlamalı. Feryat eden vatandaşlarımızın yüzünü güldürmenin yolu buradan geçiyor.

Hazırlayan: Sabah Aslan

Share
36 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?