ÜST REKLAM

logo

reklam
19 Haziran 2017

“BU TARİHİ FIRSAT KAÇIRILMAMALIDIR”

 

  1. Hükümet döneminde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yapmış ilçemiz Avukatlarında Fuat Çay ile sohbet ettik. Geçmiş dönemlerde ilçemizde verdikleri mücadele ile bir park kazandırdıklarını bildiğimiz Çay, ‘Eğer toplum kendi malına sahip çıkmazsa yağmalanır’ dedi. Çay, ‘ilçemizde eski vergi dairesi yeri olarak bilinen parselde ilçe Kaymakamlığının rızası, Hatay büyükşehir’inde yapım sözü verdiği bir süreçte Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir’in ilçeye kazanım sağlamayı gözardı etmemesi temennisindeyim’ dedi.

Toplum kendi sorunlarını göz ardı ederse sadece ve sadece yağmalanır

Ülke genelinden örnekler vererek sürdürdüğü konuşmasında Eski Bakan Çay,  “ilçemizde ne yazık ki kamu malını, toplum çıkarlarını gözeten insan sayısı çok sınırlı. Dolayısıyla toplum kendi kamusal yararına, kendi geleceğine ne kadar sahip çıkarsa; kendi çıkarları için dayatma yapan insanların etkisi o kadar geriye itilir. Etki tepki meselesidir bu. Eğer toplum kendi sorunlarını, göz ardı ederse bunlara sahip çıkmazsa sadece ve sadece yağmalanır. Türkiye’de yaşadığımız sorun da tamami ile budur” dedi.

Çay, “Samandağ’ında yeni binalar çok. Samandağ bayağı inşaatlarla dolmaya başladı. Şimdi orada bir park vardı.  Başka yerlerden gelen insanların dinlenebilecekleri, gönlünü hoş edebilecekleri, rahatlayacakları parklar yok. Sadece merkezde büyük park dediğimiz 2-3 dönümlük bir park, yani park demeye bin şahit gereken bir park var. En azından biz ona öyle diyoruz. O parkta bizim eserimiz. Yani Mithat Abacıyla başlayıp ve biten bir süreç ve Mithat Abacı’dan sonra onun park olarak kalmasını sağlayan süreçte benim etkili olduğum süreç. Çünkü sağ olsun Mithat Abacı o dönemde bütün engellenmelere rağmen parka sahip çıktı. Biz hakla birlikte hareket ettik. O zaman ben daha partideydim, milletvekili değildim, sonra milletvekili oldum. Zamanında bana o parkla ilgili çokça teklifler geldi. İş yargıda çözülecekti. Mecliste, meclis üyelerinde ya da Başkan Mithat Abacı’da  da değil. Yargıda. Benden tek istenen yapılanlara karışmamam ve hiç kimsenin bu meseleyi duymaması idi. Peki, benim vicdanım duymayacak mıydı? Ben toplumun temsilcisiyim. Bu toplum bana bir görev vermiş, bu görevi suiistimal edemezdim. O park bu şekilde kurtuldu. Şimdi o parkın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Düşünün ki eğer vatandaşlarla beraber bu direnişi yürütmeseydik, o kararlılığı, dürüstlüğü göstermeseydik eğer bize dayatılanları ve pasif olmayı kabul etseydik o park şuan orda olmazdı. Parkın yerine sadece beton yığını olurdu. Belki bu durumdan mağdur olan insanlar olabilir ama biz onları mağdur etmedik. Devlette devamlılık esastır. Belediye Başkanları mağdur olan insanların mağduriyetlerini bir şekilde giderebilmelidir.

Samandağ sürekli büyüyor. Nüfus olağan artışı olsa da Samandağ’ın coğrafik yapısı değişmiyor.İlçe iki dağ arasına şıkışmış küçücük bir ova. Tarım alanları yok olmakla karşı karşıya. Çünkü çarpık bir kentleşme anlayışı vardır. Bunun yanı sıra verimli araziler betonlaştırılıyor, verimsiz araziler ise halen yerinde duruyor. Şimdi bu durumda 15-20 yıl sonra Samandağ’ında yeşil alanın olduğu bir yer kalmayacak; kaldı ki, tarım alanları yeşil alan değil. Kamunun yararlanabileceği bir alan yok. Dolayısıyla şunu sormak lazım; Vergi Dairesinin eski yerinin park olarak yapılmasında kamu çıkarı, faydası var mı, yok mu? Bunu açıklığa kavuşturmak lazım.

Kamuoyu araştırması yapılırsa Samandağ’ın %95’i ‘bu park projesinin kamuoyuna yararı vardır’ der ve ‘park olsun’ der. Biz ikinci defa seçimi kazansaydık, orası için Mithat Abacı ile birlikte bir projemiz vardı. Oraya 3 katlı yer altı 2 katı otoparkı, 1 katı iş yeri ve aynı zamanda üstü park yapmayı düşünüyorduk. Projesini de çizmiştik. Ama kazanamayınca o proje de askıda kaldı. Orası az bir alan değil yer altı otoparkını da sayarsak Samandağ’ın en az 20-30 yıl bütün ihtiyaçlarını karşılar. Bu durumun tersini düşündüğümüzde yani orada bir bina olduğunu düşündüğümüzde, Samandağ’ın orada ki ara sokaklarını hesaba katarsak, bu sokakların en büyük caddesinin 10 metre olduğunu hesaba katarsak, o alana girip çıkmak zor olur. Ve orada tahminen 100 iş yeri olsa, her bir iş yerine gelen en az iki araba olsa 200-300 araba olur. dolayısıyla o bölgede trafik içinden çıkılmaz bir hal alır.  Samandağ yolunun tek yön olmasından yanayım ama bizim imar planımız bu kadar trafiğe elverişli değil. Her şey bir yana burada belediye tahmin ediyorum ki kamu yararını görüp, orayı betonlaştırmaktan vazgeçer. Çünkü akıl, mantık, kamu yönetim anlayışı da bunu gerektiriyor. Onların hakkının korunması illaki orada bina dikilmesi demek değildir. Belediye bu alanda mağdur olacağını düşündüğü vatandaşlarının mağduriyetini birçok şekilde giderebilir. Bu alanda kamu yararı vardır ve bu alan diğer büyük parka katılmalıdır. Ciddi anlamda çocuklarımızın geleceği açısından 1000 yıllık bir ufuk açılmalıdır.

Burada bir kamu ihtiyacı olduğu ortada. Birileri tereddüt edebilir, öngörmeyebilir ama şuanda bu parka ihtiyaç vardır. Yani biz bir 20 yıl sonra boş, yeşil bir alan bulamayız. Hatay 20 yıl sonra çok katlı bir duruma gelince ki şöyle bir durum var Hatay ciddi bir deprem bölgesidir. Deprem anlarında yeşil alanlar insanların toplanma alanlarıdır. Toplumun vazgeçilmez ihtiyacıdır. Çocuklarımızın geleceğidir. Yaşlılarımızın dinlenme merkezleridir.

Yani şuana kadar herhangi bir mahallede park denebilecek bir park göremedim. Eğer öyle bir şey varsa demek ki bilmiyorum. Park dediğiniz insanların gelip oturabileceği, çocukların oynadığı, çiçeklerin olduğu en azından 2000 metrekare ve üzeri alanlardır. Mahallelerdeki oyun alanları park olarak görülmemelidir.

Bu konu üzerine bir refaramdum yapılabilir. Her mahalleye sandık koyulup insanların neyi isteyip neyi istemediği seçim yoluyla sorulabilir.

Bu projeyle büyük bir park ve büyük bir yer altı otoparkı hayata geçebilir. Bu anlamda Belediye Başkanı Mithat Nehir’in bu fırsatı elinin tersiyle iteceğini düşünmüyorum. Bu projenin yapılması durumunda takdirle karşılanacaktır. Bu anlamda bu fırsat kaçırılmaz. Bu proje beraberinde eski park mağdurları ile beraber şuanki gerçek mağdurlarında mağduriyeti giderilebilir. Öyle bir proje hayata geçebilir ki Bel Bir mağduryeti bile çözülür o bina yıkılabilir. Eski mağdurların yeri verilmiş olur. 20 yıl sonra da olsa ! Bu anlamda Samandağ’ın önünde 1000 yıllık bir fırsat var. Buna sahip çıkmak her bir vatandaşımızın da görevidir. Bari buna sahip çıkalım”dedi.

Haber-Foto:Ümit Sağaltıcı

Share
615 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?