ÜST REKLAM

logo

reklam

BU MUAMMAYI KİM ÇÖZECEK?

İlçemiz Makine Mühendisi Asaf HİŞMİ, gazetemize konuştu. Mühendis HİŞMİ, ‘Samandağ kent merkezinde dava konusu inşaatların sözleşme feshi sonrası’ üzerine ilçe halkını bilgilendirirken kafasındaki sorularda cevap aradı. HİŞMİ, konuşmasında ‘Belediye meclis ya da belediye encümen kararları, mahkeme karalarına rağmen uygulanma kabiliyetine sahip mi?’ sorusunu yöneltti.

Yüklenici firma; Atatürk Mahallesinde kâin ve mülkiyeti Belediyeye ait 1042,1998 ve 4241 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde belediye İşhanı yaptırmak üzere kat karşılığı verilen inşaat ruhsatnamelerini 13.01.1997gün ve 45 sayılı kararla iptal etmişti. Yüklenici firma bu kararın iptaline ilişkin Adana 2. İdare Mahkemesinde Dava açar.

Mahkeme, dava konusu inşaatların yerinde incelenmesi ve sonucun bir raporla mahkemeye sunulması için; Prof. Dr. Çınar Atay, Doç. Dr. Sezai Göksu ve Mustafa Ekşi’den oluşan, bilirkişi heyetini resen oluşturur.

Oluşturulan Bilirkişi Heyeti, Naip Üye Mustafa Koçak Başkanlığındaki Mahkeme Heyeti refakatinde, 03.07.1997 tarihinde Samandağ’ına gelirler. Uyuşmazlık konusu işlemin imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olup olmadığı hususu incelemeye alırlar. Konuya ilişkin notlar tutulur. Lüzumlu belgelerin dosaya konması isteminde bulunurlar. Toplanan belge ve bilgiler ışığında BLİRKİŞİ RAPORU hazırlarlar.

Hazırladıkları Bilirkişi Raporunu 02.10.197 tarihinde mahkemeye sunarlar. Mahkeme; raporun bir suretini dosyasına ve birer suretini de davalı ve davacılara ya da vekillerine verir.

Samandağ Belediyesi 13.01.1997 tarihli ve 45 sayılı encümen kararı ile verilen inşaat ruhsatlarını iptal etmiştir. İptal kararına gerekçe olarak ihalenin usule uygun olmadığına ilişkin Adana 1. İdare Mahkemesinin 1993 / 1091 Esas ve 1994/353 K. Sayılı kararı gösterilmektedir.

Raporda:’’ …Adana 1. İdare Mahkemesinin kararından öte, bizzat kendi uzmanlık alanımız dâhilinde, davalı idarece verilen inşaat ruhsatlarının iptal edilmesini ZORUNLU KILAN nedenler vardır.

Öncelikle, İşhanı yapıları yapılmak istenen bölge kentin merkezinde yer aldığından ve bu bölgenin son derece yoğun yapılaşmalarla KUŞATILMIŞ olduğundan sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir kent yaşamı için gerekli olan açık alanlara en fazla ihtiyaç duyulan alan niteliğini arz etmektedir. Özellikle planın bu bölgede bitişik nizam beş katlı yapılarla dolu imar adaları önermiş olması bu bölgeyi oldukça rahatsız bir alan haline getirmiştir. Dolayısıyla bu gayri sıhhi yapılaşma sürecinde bizzat planın kendisinin dev büyük sorumluluğu vardır. Hal böyle iken, birde belediyeye ait olduğu için gerekli açık ve yeşil alan miktarını artırmak üzere tam da bir fırsat olarak değerlendirilebilecek söz konusu parseller (1042,1998 ve4241) üzerinde yine yoğun ve yüksek katlı İşhanı yapılarının yapılması sonucu kentin bu merkez kesimi ileride kent yaşamını ciddi boyutlarda tehlikeye sokacak bir görünüm arz edecektir.

İkinci olarak, imar planından da açıkça görüleceği gibi, bu bölge ulaşım alt yapısı bakımında son derece zayıf bir bölgedir. Yine bu da, planın ciddi bir zaafıdır.

Bu durumda, ulaşımın yoğunluğunu artıracağı kesin olan ve ilave trafik talebi doğuracağı gayet açık olan bir ticari fonksiyonun tam da bütün bunların olduğu bir alanda gerçekleştirilmek istenmesi, planlamanın en önemli boyutu olan ulaşım ilkeleri ile tam bir çelişki içerisindedir. Ulaşım alt yapısının bu denli zayıf olduğu bir bölgede, yapılacak işhanı altı otopark çözümleri bir çözüm olmaktanziyade giriş – çıkış ve seyir ilişkileri sebebiyle merkez ulaşımı tam anlamıyla kilitleyecektir

Bu nedenlerden ötürü hukuki meselelerin ötesinde söz konusu parseller üzerine bu tür ticari yapıların yapılmasının planlama disiplini açısından ciddi sakıncaları bulunduğu için RUHSAT İPTALİ YERİNDEDİR:

Yukardaki görüşlerimizin,13.02.1997 tarihli ve17 sayılı meclis kararı ile uygun görülen yeni imar planı tadilatı için de aynen geçerli olduğu belirtmeliyiz. Zira Bu tadilat da, önerdiği açık ve yeşil alan niteliğindeki park alanı dışında; yine yeni yapılaşmalar ve ulaşım düğüm noktaları önermektedir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 01. 01.2005 tarih ve 2005/985 esas,2005 / 6174 K. Sayılı Kararında: İmalat bedeline hüküm edilmesi için yapılan işin sözleşme, imar mevzuatı, fen ve sanat kurallarına uygun olması gerekir. Ruhsata aykırı yapılan veya yıkım kararı verilen bir imalatın bu haliyle işe yarayacağı ve bir değer ifade edeceği kabul edilemez’’ ifadesi yer almaktadır.

Olayımızda Samandağ Belediyesinin,13.01.1997 tarih ve45 sayılı encümen kararıyla dava konusu inşaatların ruhsatnameler iptal edilmiş ve iptal kararı Adana 2. İdare Mahkemesi tarafından yerinde görülmüştür. Ruhsata bağlanma olanağı olmayan yapılar yıktırılır ifadesi üzerine Soru şu: dillendirilen imalata ilişkin tazminat bedelleri nasıl ödenir?

Aynı Mahkeme, Samandağ belediyesinin imar değişikliğine ilişkin; 13.02.1997 tarih ve17 sayılı meclis kararının dava konusu alanda yapılması düşünülen yapılaşma bölümünü aynı gerekçelerle iptal etmiş, yeşil alan kısmını uygun görmüştür.

Bir soru daha: Buna rağmen dava konusu alanda altı otopark üstü açakalan projesinin uygulanma olanağı var mı?

Belediye meclis ya da belediye encümen kararları, mahkeme karalarına rağmen uygulanma kabiliyetine sahip mi?”

Haber- Foto: Ümit Sağaltıcı

 

 

 

 

 

Share
459 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?