“BİZİ EKMEĞİMİZLE TERBİYE EDEMEZLER” « Samandağ Ayna Haber

SON DAKİKA

KURGU DEĞİL, GERÇEKLER

Eğitim, Genel, Sağlık, Yerel

“BİZİ EKMEĞİMİZLE TERBİYE EDEMEZLER”

Bu haber 09 Ağustos 2022 - 14:14 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Samandağ Eğitim Sen’den keyfi ihraçlara sert çıkış

375 nolu KHK’nın geçici 35. Maddesi ile birlikte MEB’den 56 kişi, toplam 6000 kamu çalışanı ihraçlarına karar verildi. Geçerliliği 31 Temmuz’da sona eren 375 nolu KHK’nın geçici 35. Maddesi gerekçeyle görevlerinden ihraç edilen, Antakya ve Samandağ ilçelerinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda öğretmenlik yapan Pelin Akbaş Yeşil ve Çağdaş Can “Haksız ve Hukuksuz İhraçlar Son Bulsun!” şiarıyla Samandağ Eğitim Sen Şube binasında basın açıklaması düzenlediler. 

Eğitim-Sen Samandağ Şubesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasının ilk konuşmasını Samandağ Eğitim-Sen Başkanı Cüneyt Kayıkçı yaptı.

Samandağ Eğitim Sen Şube Başkanı Cüneyt Kayıkçı konuşmasında; “Öncelikle basın açıklamamıza hepiniz hoş geldiniz. Ülkenin gündemi aslında bildik bir durum. Öyle bir noktaya geldik ki halkımız zaten birebir yaşıyor her şeyi. Halkımız şunu bekliyor.. Ne yapacağız. Önümüzde duran en büyük soru bu. Sorunlar hiçbir şekilde bitmiyor. Belirli bir sınıf bir yaşam dizayn etmiş ve bu yaşamda bizi öteki olarak görüyorlar. Yani sefa onların cefa bizim. Şunu kavramak zorundayız bu asalak sınıfa karşı bu ülkedeki sömürüye karşı olan bütün güçlerin topyekün bir savaşı gerekiyor. Kültürümüzle, duruşumuzla, değerlerimizle kendi kurumlarımızı korumakla bir savaş hissetmek zorundayız. Aslında bu savaş var ama bizim dezavantajımız tek tek yakalanmamız. Biz gücüz arkadaşlar. Onlar bir avuç biz milyonlarız. Bu dünyayı yeniden kurabileceğimizi bilmek zorundayız. Kendi değerlerimize sahip çıkmak zorundayız. İki öğretmen arkadaşımız çok keyfi bir şekilde ihraç edildi. Milyonları da ihraç etmelerinin ardından pişkince karşımıza çıkıp şunu dediler ağaç kökü yesinler. Yani üretene, bu ülkenin bütün kaynaklarını işleyene diyor ki sen bütün bunların hepsini yapacaksın ama ağaç kökü yiyeceksin. Öyle yağma yok. Türkiye’de sömürülmenin bütün etkisini iliklerinde hissedenler varolan bu düzeni değiştirebilmek için topyekün bir savaş halinde hareket etmeleri gerekiyor.

Şuan ki iktidarı eleştirme zamanı değil artık. Eleştirmeyeceğiz çünkü her yeri batmış durumda.

Biz ne yapacağız. Biz iki öğretmen arkadaşımızın özelinde dayanışmayı en üst noktaya çıkaracağız. Bu arkadaşlar temel insan hak ve özgürlükler çerçevesinde bir yaşam nasıl olurun mücadelesini veriyorlar. Bu saldırıda arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. Biz biliyoruz ki eninde sonunda biz kazanacağız” dedi.

İhraç edilen eğitimcilerden Pelin Akbaş Yeşil; “14 yıllık Okul öncesi öğretmeniyken görevden ihraç edildim. 15 Temmuz 2016’dan bu yana çıkarılan KHK’larla yaklaşık 140 bin kamu emekçisi ihraç edilerek açlığa terk edildi. OHAL bahanesiyle birlikte keyfi işten atmalar yaşanırken kumu emekçilerinin iş güvencesi tamamen ortadan kalktı. 2016 yılında Hatay’da yaklaşık 1000 kişi ile birlikte KHK hukuksuzluğunu yaşayanlarda bende vardım. O dönemde Eğitim- Sen Hatay Şubesinin yönetme kurulundayım. Hatay Şube o dönemde bir direniş sergiledi. Görevlerimize geri döndük. Eylül 2019’da Eğitim- Sen Genel Merkezinin Hatay Şubesinin yöneticilerini tamamıyla keyfi ve asılsız suçlamalarla görevden aldığı ve yerine kayyum atadığı yöneticilerden bir de bendim. Ak Parti iktidarı işimize, aşımıza, ekmeğimize göz dikmiş pervasızca saldırılarını sürdürürken ilk ihracıma yıllarca iş güvencemiz, geleceğimiz, ekonomik ve demokratik haklarımı, bilimsel parasız eğitim ve sağlık hakkımız için mücadele ettiğim sendikam tarafından yaşadım. Bu ihraç daha sonra 2020’de yaşadığın hukuksuz gözaltı, ev hapsi, mesleğimde ikinci defa ihraç edilme yargılama sürecinde iddianameme delil olarak eklendi. 14 yıllık görevimden keyfi bir şekilde ihraç edildim. İhracımda bahsi geçen 375 nolu KHK’nın geçici 35. Maddesi Bakanlıklara keyfilik tanıyan istediğini istediği gibi atabilirsin rahatlığı veren bir maddeydi. Geçerliliği 31 Temmuz’da sona erdi. Bu maddenin geçerliliği sona ermeden önce 6000 kişi aynı gerekçeyle kamuda hukuksuz ve keyfi bir şekilde ihraç edildi. Bizlere KPSS sınavlarında hiç kimse soruların cevaplarını vermedi. Hiç kimse atanmamız için torpil yapmadı. Kendi emeğimizle elde ettik mesleğimizi. Bu ihraç kararını kabullenmek mümkün değildir. Bu saldırılar püskürtülmezse ihraçlar son bulmayacaktır. Bugün beni mesleğimden, öğrencilerimden mesleğimden uzaklaştıranlar halkımıza da gözdağı vermiştir. Haksız, hukuksuz, keyfi ihraçlar son bulana kadar emeğimiz, geleceğimiz, haklarımız için bir arada olmalıyız” dedi.

İhraç edilen diğer eğitimci Çağdaş Can; “Öncelikle ihraç edilmemiz meselesinde sendikamız Eğitim Sen’e, Devrimci demokrat kurumlara, basın emekçilerine burada olan ve olmayan herkese teşekkür ederim. Bildiğiniz gibi 31 Temmuz’da süresi biten geçici maddenin kapsamında soruşturmamız sürüyordu. Ne hikmetse bu maddenin bitmesine iki gün kala soruşturmanın yapılmasına gerek kalmadığına ve ceza verilmesi gerektiğine karar verildi. Ben ihraç edilmem noktasında önüme koyulan gerekçelerden bahsetmek istiyorum. Sosyal medya paylaşımları, katıldığımız müzik etkinlikleri, 1 Mayıs yürüyüşleri bunların hepsi gerekçeler arasındaydı. Ve istisnasız hepsi terör örgütü propagandasına delil olarak gösterildi.  2012’de hepimiz N.Ç’yiz diye bir paylaşım yaptım. Bu paylaşımda terör örgütü propagandasına delil olarak sayıldı. N.Ç. 14 yaşında 28 kişinin tecavüzüne uğramış hayatı çalınmış bir çocuk. Bu çocuğu sahiplenmekte suç olarak sayıldı. Eğer bu suçsa, bu suçu her gün işlemekten gurur duyacağız. Ama biliyoruz ki asıl suçlular bunları suç olarak görüp fezlekelerimize işleyenlerdir.

Hiç kimsenin şüphesi olmasın biz bu süreçleri atlatacağız. Mücadelemizde de eğilip bükülmeyeceğiz. Bütün ezilenlerin haklarını savunmaya devam edeceğiz. Tabi ki bu mücadelemiz onlar tarafından meşru görünmeyecek ama biz mücadelemizi Koç’lardan, Sabancılar’dan almıyoruz ki. Biz mücadelemizin meşruluğunu Soma’da katledilen işçilerden, Gezi şehitlerinden alıyoruz. O yüzden bizi hiçbir şekilde ekmeğimizle terbiye edemezler” dedi.

HDP Hatay İl Eş Başkanı Kerem Nalbant; “Değerli kurum temsilcileri, basın emekçileri hepinizi Halkların Demokratik Partisi İl Örgütü adına selamlıyorum. Hepinizin bildiği gibi bu iktidar kendisi gibi düşünmeyen her anlayışı düşmanlaştırarak yaşamın dışına bırakmaya çalışıyor. Bizde siyasalliteratürde buna faşizm diyoruz. Biz bu anlayışı 15 Temmuz Darbe girişiminden hemen sonra bir kararnameyle nasıl yüzbinlerin bir anda işsiz bırakıldığını nasıl yüz binin üstünde insanın açlıkla terbiye edileceğini zannettiklerini çok net gördük. Ama geldikleri aşama ile yanılıyorlar. Biz işimizden de olsak, zindanlara da atılsak şehitte düşsek hiçbir şekilde biat etmeyeceğiz.

Geldiğimiz aşama itibariyle artık düşüncemiz ne olursa olsun birbirimize sahiplenmenin tam zamanıdır. Eğer biz ortak bir anlayışla ortak hareket etmeyi başaramazsak üzülerek söylüyorum şuan 100. Yılını tamamlaya çalışan Cumhuriyet’in 2. Yüzyılını da kaybetmeyle karşı karşıyayız. Böyle bir lüksümüzün olmadığını ifade etmek istiyorum. Ya birleşeceğiz ya da yok olacağız. Bu vesileyle mağdur olan arkadaşlarımızın yanlarında olduğumuzu bir kez daha deklare ediyorum ve önümüzdeki, sürecin inşası noktasında herkesi göreve davet ediyorum” dedi.

Avukat Ali Habib; “Maalesef uzun zamandan beri Olağan üstü hal kanunlarına ve siyasal krizine dayanarak insanları mağdur etmeye devam ediyorlar. Yapılan işlem baştan sona hukuksuz. Zaten mevcut olan bir sorgulamanın akıbetini beklemeksizin idari bir kararla gerekçe belirtmeksizin hocalarımızı ihraç ettiler. Ancak bu durum şunu gösteriyor. Hem hukuki, toplumu yönetme krizi derinleşiyor. Üzerimize düşen şey birlikte olmak. Bu mücadeleyi devam ettirmek. Bunlardan daha ağır bedeller ödendi. Eninde sonunda bu hukuksuzluğun sona ereceğini düşünüyorum” dedi.

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal; “Dünyanın hangi ülkesinde birdenbire bir devlet memuru yada bir vatandaş içeri atılıyor ya da ihraç ediliyor. Var,iktidarlığın olduğu yerde krallığın olduğu yerde. Maalesef bugün geldiğimiz bu nokta özetle bu. Değerli öğretmen arkadaşlarım bugünde olduğu gibi her zaman yanınızda olacağız. Buradan iktidara sesleniyoruz. Gideceksiniz. Utanmazsınız. Neden biliyor musunuz? Daha dün milyonlarca insanın atanma bekleyen, emek harcayan çocuklarımızın, vatandaşlarımızın günahına girdiniz. Bir tek kişi gözaltına girmeden ama gelin görün ki demokratik anlamda hakkını arayan bir devlet memurumuz yada herhangi bir insanımız açığa alınıyor. Bunun adı emek hırsızlığıdır. Bunun adı gasptır.  Bu diktatörlüğe son vereceğiz. Sizlere sözümüz olsun. Bu arkadaşlarımız iade edilinceye kadar ne gerekiyorsa onu yapacağız. Sayın Milletin Bakanı eğer sizin yüreğiniz varsa istifa edersiniz. Binerce on binlerce insanın günahı boynunuzdadır. Onun da günü geldiğinde hesabını soracağız. Yeniden adaleti, hakkı hukuku yeniden tesis edeceğiz. Buradan da sözümüz olsun” dedi.

CHP Samandağ İlçe Başkanı Avukat Turgay Abacı; “Böyle bir olaydan dolayı burada bulunmaktan gerçekten çok büyük bir hicap duyuyorum. İki tane öğretmen kardeşi olan bir insanım. Daha önce bu süreci kardeşlerimden biri yönünden de yaşadık. Şuan ihraç edilen arkadaşı ve ailelerini gerçekten ateş düştüğü yeri yakar mantığıyla çok iyi anlayabiliyorum. Ülkede hukukun olmadığını çok uzun bir süredir dile getiren bunun  için ciddi şekilde somut bir tavır koyan bir partinin İlçe başkanıyım. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu adaletin, hakkın hukukun olmadığını tespit ettiği gün bir an bile duraksamadan Ankara’dan İstanbul’a kadar yürümüştü. Bunu bütün Türkiye biliyordu. Ancak buna rağmen ülke bir hukuk devleti olmaktan çok bir hukuk devleti ve diktatörlük şeklinde yürütülüyor. Mutlaka hukuk herkese bir gün lazım olacak. Çok az kaldı.  Mevcut kamuoyu yoklamaları artık bu iktidarın ülkeyi yönetemediğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu süreçte ciddi şekilde beraber olmak lazım. Dayanışmayı en üst seviyeye çıkartmak lazım. Biz Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Örgütü olarak bu süreçte her türlü desteği vereceğimizi ifade etmek istiyorum. Son olarak son KPSS skandalında eğer bu ülkede Milli Eğitim Bakanı hala o koltukta oturabiliyorsa bu Ak Parti hükümetinin ayıbıdır diyor, herkese katılımından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

Düzenlenen Basın Açıklamasında Samandağ Eğitim Sen Şube Başkanı Cüneyt Kayıkçı, görevinden ihraç edilen ve 2 dönem Antakya Eğitim Sen Şube yönetiminde görev yapan Eğitimci Pelin Akbaş Yeşil, Yayladağı ilçesi Sebenoba Hacı Fuat Yılmaz Ortaokulu’nda görev yapan Eğitimci Çağdaş Can, HDP Hatay İl Eş Başkanı Kerem Nalbant, davanın avukatlarından Ali Habip, CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, CHP İlçe Başkanı Turgay Abacı konuyla ilgili birer konuşma yaptı.

Haber- Foto:Ümit Dadük Sağaltıcı

AyakkabıBot ve çizmeGünlük ayakkabıBot ayakkabı modelleriÇizme ayakkabıTerlik ayakkabıSandaletBabetSpor ayakkabıTopuklu ayakkabıİç giyimMayoÇorapFantezi giyimİç çamaşır takımlarıSütyenGecelikPijama takımıGece elbisesiPlaj giyimGiyimBüyük bedenTesettürEtekTrenckottarz eşofman takımları bayanMontGömlekPantolonT-shirtSweatshirtKırmızı elbiselerCeket