ÜST REKLAM

logo

reklam

“BİZ YARADILIŞA UYGUN YAŞAMALIYIZ”

Samandağ Devlet HastanesiKardiyoloji Uzmanı Dr.Yetkin Korkmaz, “kalbine saygı göster, o senden 1 yaş büyük!” dedi.

Günümüzde birçok nedenden kaynaklanan ve ciddi sağlık sorunlarından birisi olan kalp ve damar hastalıkları maalesef genç-yaşlı demeden herkeste görülebilir ancak burada önemli olan, hastalığın erken tanı ve tedavisidir. İlçemizde de yapılan “Egzersiz Stres Ekokardiyografi” testi ile kalp – damar hastalıklarının teşhisi daha kolay bir şekilde yapılmaktadır.  

Ekokardiyografinin ne olduğunu merak ettik ve İlçemizde faaliyet gösteren Samandağ Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yetkin Korkmaz ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

 “Kalbimizi Korumanın En Güzel Yolu, Yaradılışımıza Uygun Yaşamak” olduğunu ifade eden Dr. Korkmaz öncelikle bize kendi yaşamı ve eğitim hayatından bahsetti.

*Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?
1988 Afyon – Dinar doğumluyum. Annem ve babam birer eğitimci.  Aslen Antakyalıyım. 7-8 yaşındayken tekrar Antakya’ya taşındık. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi Antakya’da okudum. Üniversite sınavında hayalim olan kardiyoloji bölümünde çalışmak için Tıp fakültesini okumam gerektiğini öğrendim.  2006 yılında 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandım. 2012 yılında hiçbir bütünleme sınavlarına geçmeden bölümü bitirdim. İlk mecburi hizmet tayinimi Iğdır Devlet Hastanesi Çocuk Acil Servisinde yaptım. İki ay boyunca orda çalıştım. Sonra uzmanlık sınavını kazandım ve çocukluk hayalim olan kardiyolojiye 2017 yılında başladım. İstanbul Maltepe Üniversitesinde kardiyoloji eğitimi aldım.  2014 yılında kardiyoloji asistanlığım bitti. Hatay’a dönmeyi çok istiyordum. Samandağ’ını da çok seviyordum. Çok şükür kısmet oldu. Mecburi hizmetle Samandağ kadro açtı. 2017 Kasım ayından beri burada hizmet veriyorum.

*Ekokardiyografi nedir?

Ekokardiyografi Bir Nevi Kalbin Ultrasonudur…

Her bölümün tanı koyabilmesi için makineler vardır, görüntüleme cihazları vardır. Bizim Kardiyolojide de en sık kullandığımız ve tanıda bize en çok yardımcı olan tedaviyi takip edebilmemize yardımcı olan alet. Ekokardiyografi kısaca EKG. Hastaların EKG dediği elektrokardiyografi ve Ekokardiyografidir. Ekokardiyografiye de hastalar kısaca EKO diyorlar. Elektrokardiyografi, kalbimiz elektriksel bir organdır yani kalbin içerisinde nasıl hepimiz kalp damarları diyoruz ama içerisinde elektriksel ileti yolları vardır. EKG dediğimiz şey kalbin elektriksel yollarını göğüs kafesinden o elektriksel dalgaları tespit edip bize görüntüye dönüştürüyor. Hastalarımız buna kalp şeridi diyor bizler ise EKG diyoruz. Kalbin elektriksel aktivitelerini görüntüye dönüştüren bir tahlil yöntemidir. Ekokardiyografi de aslında ultrason. Diğer karın ultrasonu gibi, jeologların yaptığı rahim ve ya çocuk görüntülemek için yaptıkları ultrasonlar gibi ekokardiyografide kalbin ultrasonudur. Diğerlerinden ufak tefek farklılıkları var. Bu makineler sadece kalbi özelleşmiş ultrasonlardır. Biz burada kalbin kasılma gücünü, kalp kapakçıklarını, kalp damarlarının çalışma durumunun ne durumda olduğunu, kalpte ki damarların büyüklüğünü kalbin içinde ki boşlukların büyüklüğünü, kanın akışını değerlendirmemizi sağlayan bir görüntüleme cihazıdır.

*Ekokardiyografiyi ne sıklıkla yapıyorsunuz?

Ekokardiyografi kalp ve damar hastalıklarında olmazsa olmazımız. Eskiden bunlar yokken stetoskop yardımıyla tanı koymaya çalışıyorduk ama şimdi Ekokardiyografi kalbi canlı yayında görmemizi sağlıyor. Sanki kameraya çekmişim ve üç boyutlu kalbin sağından, solundan bakıyorum evirip çeviriyorum. İki boyutlu görüntü alıyorum. Dolayısıyla, bana muayeneye gelen en ufak kalp hastalığından şüphe eden her hastaya mutlaka ekokardiyografi yapıyorum. Kalp hastası olabileceği düşündüğümüz tüm hastalara bu testi uyguluyoruz.

*Ekokardiyografi çeşitleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Birkaç çeşit ekokardiyografi var. En sık kullandığımız transtrositeko kardiyografidir. Göğüs kafesinden baktığımız ekokardiyografi yöntemidir. Birde transözofajiyal ekokardiyografi var. Bu yöntem yemek borusundan bir endoskopi türü gibi bir tüp boruyla aşağı doğru iniyoruz. Göğüs kafesinden baktığımızda araya kas dokusu kemik dokusu akciğer giriyor. Ama yemek borusundan geçip baktığımızda Kalbin yemen yanına kadar geliyor. Kalbe çok yakından bakabiliyoruz.

*Efor testini İlçemizde uyguladığınız hastalarınız oldu mu?

Evet var. Efor Testi, aslında bir provokasyon testidir. Şöyle ki istirahat halindeyken kalp hastalıkları kendini göstermez. Efor testinde de biz kalbi hızlandırıyoruz yani provoke ediyoruz. Koşturuyoruz kalbi zorluyoruz ve altta yatan bir kalp hastalığı varsa onu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Günde belki de 7-8 hastaya uyguluyoruz. Koşu bandına çıkıp aletlerle bakıyoruz.

*Uyguladığınız testlerde sizi hayrete düşüren bir sonuç oldu mu?

Beni hayrete düşüren şey şöyle, yaşla beraber kalpte ki kapaklarda kireçlenmeler olur. Kapakçıklar ekşimeye başlar. Bu kapakçıklar aslında biz ana rahmine düştükten 3 hafta sonra kalp çalışmaya başlıyor ve kapakçıklar yavaş yavaş oluşuyor. Ben hastalarıma her zaman derim. Kalbine saygı göster o senden 1 yaş büyük. Yani senin doğumun Nisan 98 ise, kalbin aslında 97 Ağustosta çalışmaya başlamış. Yaşla beraber bu kapakçıklar eskimeye başlıyor. Genelde 70-80 yaşından sonra gördüğümü bu kalp kapakçık kireçlenmesi Samandağ’ında çok ilginç bir şekilde ta 50’li yaşlarda çok erken yaşlarda gösteriyor. Ben bundan önce İstanbul’da çalıştım. İzmir’ de birçok yerde EKO yaptık. Bu sadece beni değil benden önce burada Dr. Mehmet Beşiroğlu’nun da dikkatini çekmiş. Maalesef kalp kapak hastalığı Samandağ’ında çok fazla.

*Kalp kapakçık hastalığının ilçemizde bu kadar fazla görünmesinin sebebini nedir sizce?

Suyundan mıdır, beslenme düzeninden midir, yoksa alkol tüketiminden midir bilemiyoruz. Ama maalesef Samandağ’ında kalp kapak hastalıkları çok erken yaşlarda başlıyor. Mesela Türkiye’de 60-70 yaşıdır ortalama ama Samandağ’ında 55-60. Onun dışında iyi huylu kalp tümörleri vardır. Miyom dediğimiz. Öyle tesadüfen gelip burada kalp ultrasonu yaptığımız tesadüfen karşıma çıkan, normalde bu kadar sık karşıma çıkmaması gerekirken yılda 3-4 hasta bu şekilde tanı koydum. Tesadüfen ortaya çıkan iyi huylu kalp tümörleri. Bunlar ameliyat olup tedavi edilebilir. Ama sonuçta açık kalp ameliyatı olmak zorunda.Kalp krizi gibi durumlarla da zaten çok sık karşılaşıyoruz.

*Hastalarınıza bu konuda ki tavsiyeleriniz nelerdir?

Kalp damar hastalıkları ülkemizde genel olarak fazla olduğu gibi Samandağ’ında da çok fazla. Kalp damar hastalığı, kalp krizi 40’lı yaşlarda kalp krizi geçiren hastalarımız var. En genç hastamız 38 yaşında. Bunda maalesef sağlıklı yaşam çok önemli. Bunda maalesef genetik faktör çok önemli. Sağlıklı yaşamda neyi kastediyoruz? Mutlaka düzenli yürüyüş ve egzersiz. Sigara tüketimini azaltmak mümkünse bırakmak. Alkol! Herkes diyor ki bir yudum kalbe sağlıklı yok öyle bir şey. Sedantal yaşam. Yani hareketsiz yaşam sürekli evde oturup bir komşuda oturmak ve kilo. Maalesef kalp damar hastalıkları için büyük risk. Şeker hastalığı, yüksek kolesterol, tansiyon hastalığı, horlama, horlamaya bağlı uyku apne problemi. Bunlar kalp damar hastalıkları için risk faktörüdür. Bunları ne kadar çok düzene getirebilirsek kalp krizi geçirmenizde o kadar düşük. Erkeklerde daha sık kalp damar hastalıkları görülmekte. Bunun sebebi ise kadınlarda östrojen hormonu adet dönemi ve menopoz evresinde vücutta salgılandığı için kalp hastası olmama durumu yüksek fakat biz erkeklerde bu hormon üst seviyede olmadığı için daha sık karşılaşabiliyoruz.

*Kilo kalbi nasıl etkiliyor?

Kilo bir risktir. Şöyle ki kilonun sadece kendi başına vücutta ünselin metabolizmasını bozduğu için buda kalp damar sağlığını etkiliyor.  Kalp damar sağlığı daha erken yaşlarda bozuyor. Ne kadar uzun süre riske maruz kalırsak o kadar erken bozuluyor.

*Stres kalbi nasıl etkiliyor?

Kalp çok duygusal bir organdır. Streste yine aynı şekilde damar sağlığını etkiliyor. Kalp krizi ve kalp yetmezliği nedenlerinden de biridir ve risktir.

*Çarpıntı nedir ve oluşmasında ki sebepler nelerdir?

Çarpıntınız olduğunda mutlaka bir doktora görünmeniz lazım. Çeşit çeşit çarpıntı var. Ama bizim en sık karşılaştığımız çarpıntı normal kalbin hızlı çarpmasıdır. Genç hastalarda gördüğümüz en sık çarpıntı budur. Her Çarpıntı bir kalp hastalığı demek değildir. Stres bir çarpıntı nedenidir, kansızlık, demir eksikliği, tiroit bezi hastalıkları, kolestrol, romatizma, iltihabi vb. durumlar neden olabilir. Kalp her şeyden etkilenir. Önemli olan masum bir çarpıntı mı, tehlikeli çarpıntımı ona bakmak lazım.

*Kalbimizi korumanın yolları nelerdir?

Kalbimizi korumanın en güzel yolu, yaradılışımıza uygun yaşamak. Ne demek, sağlıklı besleneceğiz. Sadece doğada olan şeylerden yiyeceğiz. Her gün yapılması gereken durmadan 45 dakikalık tempolu yürüyüştür. Egzersiz, kanı hemen temizliyor, zararlı maddelerin vücutta kalmamasını sağlıyor. Beslenmede en tehlikeli olanlar hazır gıdalardır, katı yağ ve kızartmalar, karbonhidrat. Ne yiyeceğiz meyve, sebze bizim açımızdan sıkıntı yok. Et, tavuk, balık yağsız olması şartıyla. Kızartma değil ızgara tercih edeceğiz.

*Son olarak Kalp ve Damar Hastalıklarından korunmanın altın kuralı var mı?

Sağlıklı ve dengeli beslenmek ve mutlaka egzersiz sigaradan diğer kötü alışkanlıklardan uzak durmak eşittir uzun sağlıklı kalp hayatı. Aslında bu kalp için değil tüm hastalıkların önüne geçebilmenin altın kuralıdır. Kısaca biz yaradılışa uygun yaşamalıyız.

Haber – Foto: Aslı Sağaltıcı

Share
287 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?