“BİR SİVRİSİNEK KADAR OLMAYI BECEREMEYENLER İSE MECLİS ÜYESİ OLMAMALI?” « Samandağ Ayna Haber

Kardeşim 1 tane 5 tane eklesen neyse sitenin anasını sikmeyin bu kadar aç gözlü olmayın 5 tane koy 4 tane koy kaldıran namerttir.

Şişlide Gece Hayatı

SON DAKİKA

“BİR SİVRİSİNEK KADAR OLMAYI BECEREMEYENLER İSE MECLİS ÜYESİ OLMAMALI?”

Bu haber 28 Ocak 2022 - 10:20 'de eklendi ve 478 kez görüntülendi.

Mühendis Abdullah Cabaroğulları, meclis üyelerine sordu: “her gelen belediye başkanı meclis üyelerinin hem kalbine hem beynine nasıl hükmediyor?”

Mühendis Abdullah Cabaroğulları, yayınladığı yazısında, “Demokrasiyle yönetilen ülkelerde meclis en basit anlamıyla; bir konuyu görüşmek, konuşmak, tartışıp karara bağlamak ve ya itiraz etmek üzere bir araya gelmiş kimseler topluluğun verilen isimdir.

Bu tanımı dikkate alıp bir meclis değerlendirmesi yapılacak olursam; belediye başkanının her dediğine onay veren bir meclis hiç bir şeyini yitirmezse demokrat meclis olma özelliğini yitirir.

Bir şeylere itiraz etmek, bir şeyleri tartışabilmek, değerlendirmek, yapılanlardan kuşkulanmak, mevcut olandan farklı şeyler önerebilmek demokrasinin en önemli göstergeleridir. Çünkü demokrasi iktidarla değil muhalefetle var olan bir rejim yönetim biçimidir.

Bütün yönetim biçimlerinde meclis ve ya meclisler bulunur. Diktatörlüklerde bile!

Ancak bir alanda demokrasiden söz edeceksek o alanda muhalefet görevini yapan birilerinin bulunması şarttır.

Her belediye gibi Samandağ Belediyesi’nin de bir meclisi vardır. Ama bu mecliste muhalafet olmadığı için demokrasi yoktur.

Samandağ Belediyesi’nin de bir meclisi var ve bu mecliste mühendis, avukat, esnaf, dernek başkanı vb şahıslar bulunmaktadır.

Bu şahıslar sırf bu dönem değil her dönmede mecliste yer almıştır; ama ilgili oldukları alanlarda yapılan usulsüzlüklere hep seyirci kalmışlardır.

Meclis üyesi Atatürkçü, Atatürk parkı yağmalanır, Atatürk büstü ilçenin merkezinden kaldırır sesini çıkarmaz.

Meclis üyesi avukat, insanaların belini büken en ciddi hukuksuzluklara seyirci kalır.

Meclis üyesi mühendis, mimar ilçenin imar durumu ortada!

Meclis üyesi kadın, ilçede yapılan hizmetlerin hiç bir yerinde kadına ait bir şey yok.

Meclis üyesi çevreci,

Meclis üyesi hayvansever,

Meclis üyesi Samandağa sevdalı; ama ne hayvanlara, ne çevreye ne de o çok “sevidikleri” Samandağa ait bir tek önerileri, bir tek hizmet talepleri yok.

Bu şahıslar kendilerini ve ilçeyi ilgilendiren kararlar alınırken kendi menfaatleri yoksa nedense yapılan tüm usulsüzlüklere sesiz ve ilgisiz kalıyorlar?

Mecliste bulunup Atatürkçülük yapan Atatürkçülükle alakalı değilse, çevrecilik yapan çevrecilikle ilgili değilse, mesleki uzmanlığı olan mesleğini ilgilendiren konularla ilgili değilse, demokrasiyi ağzından düşürmeyenler demokrasile ilgili değilse o ilçede kalkınma veya ilerlerme olur mu?

İnsanın kendi mesleki bilgilerini toplumun çıkarına kullanmadığı bir toplumda bilgi ne işe yarar ki?

Bunca okumuş adam Mecliste  Belediye Başkanının aldığı her karara evet diyeceklerse belediyenin meclisi olmuş – olmamış neye yarar?

Bir meclis üyesi, bir dahaki seçimlerde yeniden meclis üyesi seçilebilmek için her olumsuzluğa evet diyor olabilir mi?  Sırf bunun için belediye başkanına ve partisinin dediği her şeye gözü kapalı evet diyor mu? Eğer öyle ise o meclis üyesi bırakın demokrat olmayı dürüst insan dahi olmaz.

Böyle meclis üyeleri dürüst insan olamaz; ama onların bu özellikleri neticesinde ne olacaksa ilçe halkına olur.

Her dönemde itiraz edilmeyen usulsüzlükler, adam kayırmalar, imtiyazlar, yolsuzluklar birikir ve çığ gibi halkın üstüne yığılmaz mı?

“Ben meclis üyesiyim benim itiraz etmem bir şeyi değiştirmez, itiraz  benim siyasi geleceğimi olumsuz etkilemek dışında bir işe yaramaz”  diye düşünenler de var.

Böyle düşünenlerin hakları var! Bu sistemde doğruyu savumanın, usulsüzlüklere karşı çıkmanın bir bedeli var. Bu bedeli ödemek her babayiğidin harcı değildir.

Bu diyeti ödeyebilmek, insanın halkına, ilçesine, çocuğuna, doğasına, vatanına, onuruna değer vermekle ilişkisi var. Bu ilişkiyi menfaat ilişkilerinin yerine koyamayanların bu cesareti gösterebilmeleri mümkün değil.

Kimsenin yanlışlara itiraz etmediği bir mecliste, bir ilçede, bir şeyleri değiştirmek mümkün değildir.

Böyle bir dünyada itiraz deli cesareti gerketirebilir.

Bir sinek bir meyveyi ısırdığında o mevyede anında önemli bir değişiklik görülmese de o elma kısa bir süre içinde o ısırık yerinden çürümeye başlar.

İnsan “ben tek başıma ne yapabilirim” dememeli. En azından bir sivrisineğin yapabildiğini yapabilmeli.

Bir sivrisinek kadar olmayı beceremeyenler ise meclis üyesi olmamalı?

İçinde yaşanmaz bir ilçede yaşıyoruz. Böyle bir ilçede herşey usülüne uygun bir şekilde yapılmış olamaz. Bu ilçenin bu halde olmasından birileri sorumlu olmalıdır. Bu sorumluluk sadece yanlış yapanların sorumluluğu değil yanlışlara seyirci kalanların da sorumluluğudur.

Ya bu ilçeyi bu hale getirenlere karşı itiraz edin ya da o meclis koltuklarını terk etmelisiniz” dedi.

Haber – foto: Rizan Sağaltıcı