ÜST REKLAM

logo

reklam
04 Mayıs 2017

BİR MAYIS


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

 

Emek; bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücüdür. İnsanoğlu bu emek gücünü kullanarak kazanç sağlamaya çalışmaktadır. Emeğin ürettikleriyle ülke ekonomisine katkıda bulunarak elde ettiği kazanca ücret diyoruz. Sağladığı artı değerin çok küçük bir bölümünü ücret olarak verilmekte idi. Çalışma saatleri 15 -16 saat/ gün olarak uygulanıyordu Günümüzde, Saatlik ücret, günlük ücret ve aylık ücret biçiminde ödemelerde bulunulduğunu söylenebilir. Artık işçiler taşeronun insafına bırakılmış durumda. Emeğin maliyetini araç gereç türünde bir alış veriş şeklinde düşünülüyor.  İnsan merkezli yönetimler tarihe karıştıkça,  demokrasi, hukuk ve sosyal devlet ilkelerini es geçtikçe emekçilerin sıkıntıları artacaktır.

İşçiler, ortak çıkarları emeğin bağlayıcılığıyla yan yana gelerek dayanışma içinde olmaları, işçi sınıfını meydana getirir. Emek, işçi sınıfının ortak bağıdır. Sınıfın çimentosudur. Emek gücünü yaratmak için, insanca yaşanacak bir ortam gereklidir. Beslenme, barınma, kişilerin hak ve özgürlükleri sağlanmış olmalıdır. Başka bir anlatımla; emek mücadelesi aynı zamanda demokrat,  laik ve sosyal hukuk devletinin ( varsa ayakta tutulması ya da kurulması ) tüm kurum ve kuruluşlarıyla yaşama geçirilmesi mücadelesi olmalıdır. Buda yeterli olmaz. İşçi sağlı, iş güvenliği sağlanmalı. Bu güvenceleri işçilerine sağlayan ülkelerde, Bir Mayıs, hak arama günü değil bayram günü olarak kutlamaktadır. Yüzyıllardır demokrasiye ulaşmak için, tek yolun demokratik platformlarda örgütlü bir dayanışma içinde talepler dile getirilmeli ve yılmada, yorulmadan demokratik mücadelenin içinde olmak gerekir. Günümüzde emekçiler, harcadıkları emeğin karşılığını alamamıştır. Çocuklar, gençler ve orta yaşlılar emek mücadelesi içine girmek zorundalar. Gerek beden gücü gerekse kafa gücünü uzun bir zaman dilimi karşılığında, az ücretle kullanmak isteyen kapital sahipleri ile emekçiler arasında bir hak mücadelesi başlatma zorunluluğu doğurmuştur. Çocuk denecek yaşta olanları 15 – 16 saat/gün çalıştırılarak karşılığında gülünç düzeyde ve uzun zaman dilimi içerisinde ödeme yapılmıştır. Böyle bir ücret, işçinin üretime katkısı karşısında basit kalmaktadır.

Emekçiler, çalışma sakatlarını 8 saate indirmek için, ilk kez ABD’nin Şİkago kentinde 40.000 tekstil işçisinin gerçekleştirdiği eylem kanla bastırılmıştır Çıkan çatışmada 4 işçi can vermiştir. Baskılar işçi sınıfını yıldırmadı. 1Mayıs 1986’da ABD ve Kanada’da; sendikalar, demokratik kitle örgütleri katılımıyla 350.000 işçi greve gitmişti.

Osmanlı Devletinde 1911 yılında Selanik kentinde liman işçileri, tütün işçileri ile pamuk işçileri bir araya gelerek tarihi bir eylem ortaya koymuşlardı. 1912 yılında da İstanbul’da da emekçiler organize olarak benzer bir eylemi yaptılar. Türkiye Cumhuriyetinde 1 Mayıs 1923 yılında işçi eylemi gerçekleştirildi Talepleri arasında; 1 Mayıs’ın resmen işçi bayramı olarak tanınması, sekiz saatlik işgünü, hafta tatili, serbest sendika ve grev hakkı vardı. Eylem sonrasında birçok işçi tutuklandı. 4 Mart 1925 tarihinde Şeyh Sait isyanını bastırmak ve gereken tedbirleri almak amacıyla Takrir – i Sükûn kanunu çıkartılır.  Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle işçi hareketleri yasaklanır. 1935 yılında bir kanun çıkartılan ‘’ Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’’ adıyla çıkartılan düzenleme ile’’ Bahar ve Çiçek Bayramı’’ olarak genel tatil günlerine dahil edildi.

27 Mayıs 1960’dan sonra da yasaklar yaşandı. Toplu sözleşme, Grev ve lokavt Kanunu’nun kabul tarihi 24 Temmuz, işçi sınıfına 1Mayıs’ın yerine bayram olarak dayatıldı.  Bu girişimlerin hepsi, kararlı mücadeleler sonucu geri döndü.

En kitlesel 1 Mayıs eylemi 1976 yılında, DİSK liderliğinde taksimde kutlandı. Taksim meydanını 400bin emekçi Taksim Meydanını doldurdu.

1977 –  1 Mayısında Emekçilerle beraber Demokrattık kitle örgütleri, kimi siyasi partiler bir araya gelerek 500 bin emekçi Taksim alanını doldurdular. Bayram 14.30’da başladı. DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler konuşmasını bitirdiği sırada çevredeki binalardan ateş edildi 37 insanımız yaşamını yıktırdı. 200’e yakın vatandaşımız yaralandı.  Böylece emekçiler katliamla karşı karşıya kaldılar. Türkiye Cumhuriyetinde her bir Mayısta hatırlandığında nefretle anılacaktır.

Asaf HİŞMİ

 

 

 

 

Share
588 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...
  • İKİ GÜNÜ EŞİTLEMEK BİLE ARTIK HAYAL OLDU

    10 Ocak 2020 Köşe Yazıları, Yerel

    Gönül ister ki hep olumlu şeyler yazalım. Kimsenin moralini bozmayalım ama bu günümüz yarınımız hakkında ciddi endişeler taşıyor ve hiçbir düzelme emaresi görmüyorsak, elbette ki gerçekleri dile getirmek, rayından çıkmış olan treni yeniden rayına sokmak için tavsiyelerimizi ifade etmek boynumuzun borcudur. Birilerinin yaptığı gibi yanlışları görmezden gelip yanlış yapanların şakşakçılığını yapıp hızla yaklaştığımız kötü sonun oluşturacağı deprem ve tusunamileri gizlemeye çalışabiliriz ama bunun kime ne faydası olacak ? Son mesajın t...